Deloitte "Türkiye Spor Ekonomisi ve Sektör Raporu"nun sonuçlarını yayımladı
Deloitte Türkiye, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) işbirliğiyle hazırladığı "Türkiye Spor Ekonomisi ve Sektör Raporu"nun sonuçlarını duyurdu.
Deloitte Türkiye, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) işbirliğiyle hazırladığı "Türkiye Spor Ekonomisi ve Sektör Raporu"nun sonuçlarını duyurdu.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, rapor, futbol, basketbol ve voleybol branşlarının yanı sıra amatör ve okul sporları, engelli ve paralimpik spor ekosistemi, spor turizmi, destek hizmetleri ve e-spor gibi alanları kapsıyor.
Rapora göre, profesyonel ve amatör sporların, ulusal kurumlar ve milli takımlar, okul ve üniversite sporları, paralimpik spor ile e-spor kapsamında yapılan yıllık harcamaları yaklaşık 81 milyar liraya ulaştı.
Merkezi ve yerel yönetimlerin yaklaşık 100 milyar liralık spor yatırımları da hesaba katıldığında, ekosistemin toplam yıllık harcama hacmi yaklaşık 181 milyar lira seviyesine çıktı.
Kamu yatırımları, Türkiye'nin spor altyapısının omurgasını oluştururken tesislerin ülke genelinde yaygınlaşmasını ve toplumun farklı kesimlerinin spora erişimini destekliyor.
Paralimpik sporun kapsayıcılık ve toplumsal etkisiyle golf turizmi gibi yüksek harcama potansiyeli taşıyan niş alanlar, Türkiye spor ekosisteminin çeşitlenen değer ve büyüme alanları arasında öne çıktı.
Geçen yıl için hesaplanan 54,2 milyar liralık profesyonel kulüp ve sporcu ekonomisinin yaklaşık yüzde 75'ini futbol oluşturuyor. Futbol, yayın hakları, sponsorluklar, transfer gelirleri, bilet satışları ve mağazacılık faaliyetleriyle profesyonel spor ekonomisinin en büyük parasal hacmini oluşturmayı sürdürüyor.
Bilet, kombine ve VIP gelirleri ile mağazacılıktan oluşan doğrudan taraftar harcamaları yaklaşık 18,5 milyar liraya ulaştı.
Sponsorluklar, ticari işbirlikleri, transfer gelirleri ve Avrupa kupalarından elde edilen gelirler de futbol ekonomisinin çok katmanlı yapısını destekliyor.
Kadın voleybolu güçlü bir ekosistem sunuyor
Voleybol da uluslararası başarı, marka değeri ve toplumsal etki bakımından önemli bir değer oluşturuyor.
Geçen yılın tahminleriyle profesyonel voleybol ekonomisi yaklaşık 4,6 milyar lira büyüklüğe ulaştı. Kadın ligleri bu ekonominin yaklaşık yüzde 60'ını, Sultanlar Ligi ise tek başına toplam profesyonel voleybol ekonomisinin yaklaşık yüzde 45'ini oluşturdu.
Kadın voleybolu, sponsorluk, medya görünürlüğü, taraftar ilgisi ve kulüp yapılanması bakımından da güçlü bir ekosistem sunuyor.
Yaklaşık 7,3 milyar lira büyüklüğe ulaşan basketbol ekonomisi de uluslararası kulüp başarıları sayesinde Türkiye sporunun güçlü marka alanlarından biri olmaya devam ediyor.
Amatör ve okul sporları ekosistemin geleceğini besliyor
Amatör spor ekosisteminin ekonomik büyüklüğü yaklaşık 10 milyar lira seviyesinde bulunuyor. Futbol yaklaşık 4,7 milyar lirayla en büyük alan olurken, basketbol, voleybol ve bireysel branşlar da spor kültürünün yaygınlaşmasına ve genç sporcuların yetişmesine katkı sunuyor.
Ayrıca 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde okul sporlarına katılan öğrenci sayısı da yaklaşık 1,3 milyona ulaştı.
Türkiye'de yaklaşık 45-55 milyar lira seviyesine çıkan spor turizmi de gelirin yaklaşık yüzde 50-60'ını uluslararası ziyaretçilerden elde ediyor.
Antalya-Belek hattında gelişen golf turizmiyle profesyonel takım kampları, Türkiye'nin ölçeklenebilir spor turizmi alanları arasında yer alıyor.
Engelli ve paralimpik spor ekosistemi de kapsayıcılık ve toplumsal etki bakımından stratejik önem taşıyor.
"Spor, ekonomik değer üreten stratejik bir etki alanı haline geldi"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Deloitte Türkiye Strateji ve İş Tasarımı Lideri Elif Düşmez Tek, sporun saha içindeki rekabetin çok ötesinde, ekonomik değer üreten, teknolojik dönüşümü hızlandıran ve toplumsal bağları güçlendiren stratejik bir etki alanı haline geldiğini belirtti.
Tek, gerçekleştirilen işbirliğini, Türk sporunun kurumsal kapasitesine, sürdürülebilir gelişimine ve ekonomik potansiyeline katkı sunan stratejik bir adım olarak değerlendirdiklerini vurguladı.
Çalışmayla sporun doğrudan ve dolaylı ekonomik etkilerini, değer zincirinin farklı bileşenlerini ve sektörün paydaş yapısını analiz ettiklerini aktaran Tek, bu sayede Türkiye'de spor ekonomisinin daha şeffaf, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir zeminde değerlendirilmesine katkı sunmayı hedeflediklerini kaydetti.
TMOK Başkanı Veli Ozan Çakır da sporun yalnızca bir rekabet alanı değil, toplumsal dönüşümün, ekonomik kalkınmanın ve uluslararası temsiliyetin en güçlü araçlarından biri olduğunu ifade etti.
Çakır, raporun, sporun bu çok boyutlu katma değerini ve sosyal etki potansiyelini daha görünür kılmayı hedeflediğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Spor ekosistemimiz, bugün ağırlıklı olarak futbol, basketbol ve voleybol odağında yoğunlaşmış durumda. Bu spor dallarının sahip olduğu geniş taraftar tabanı, yayın ekonomisi ve sponsorluk hacmi, mevcut durumun analiz edilmesini ve şeffaf veri üretilmesini görece daha kolay kılıyor. Öte yandan, sporcu sayısı bakımından oldukça geniş bir tabanı temsil eden amatör ve olimpik spor dallarında veri ölçümlemesi yapılması henüz aynı düzeyde mümkün olmuyor. Bu noktada çalışmamızın, Türk sporunun güncel durumuna ışık tutarken olimpik branşlarda veri altyapısının güçlendirilmesi ve spor politikalarının şeffaf veriler ışığında şekillenmesi adına temel bir referans oluşturmasını umuyoruz."












