TCMB Başkanı Karahan: Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor (2)

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

'PARA POLİTİKASI ARAÇLARINI ETKİN BİR BİÇİMDE KULLANIYORUZ'Merkez bankası Başkanı Fatih Karahan, yaptığı sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

'PARA POLİTİKASI ARAÇLARINI ETKİN BİR BİÇİMDE KULLANIYORUZ'

Merkez bankası Başkanı Fatih Karahan, yaptığı sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Karahan, enflasyon politikası ile ilgili sorular üzerine, "Öncelikle belirtmek isterim ki; Merkez Bankaları tüm dünyada teknik kurumlardır, Merkez Bankamız da bu doğrultuda hareket eden bir devlet kurumudur. Bu bağlamda, kararlarımızı her şeyden önce fiyat istikrarına ulaşacak şekilde alıyoruz. Bunun için de talep ve beklenti yönetimi yaparak dezenflasyonu patikamızda uyumlu bir şekilde tesis edecek sıkılığı sağlıyoruz. Bu sıkılığın da finansal sistem üzerinden dezenflasyona etkilerini, aktarım mekanizmasını yakından izliyoruz. Birkaç yıla yayılan bir süreçten bahsediyoruz çünkü bir süredir yüksek enflasyon ortamındayız. Dolayısıyla bu durum uzun sürüyor. Bu süre zarfında da yurt içi ve yurt dışı kaynaklı çeşitli şoklar gerçekleşmesi beklenirdi ve nitekim de gerçekleşti. Yaptığımız işin önemli bir parçası da aslında bu şoklarla baş etmek, bunlara doğru tepkiyi verebilmek. Merkez Bankası olarak bizim görevimiz de dolayısıyla bu şokların dezenflasyon sürecine etkilerini minimize etmek, en aza indirmek, bunu yaparken de elimizdeki tüm para politikası araçlarını en etkin biçimde kullanıyoruz. Enflasyon yılın ilk 4 ayında birikimli olarak yüzde 14'ü geçti. Bu, bizim sene başındaki tahminlerimizin oldukça üzerindedir" ifadelerini kullandı.

'2025 YILINDA RAPORLANAN ZARAR 1,65 TRİLYON'

Merkez Bankası'nın, Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat nedeniyle zarar edip etmediğine ilişkin soru üzerine Karahan, "2025 yılında raporlanan zararımız 1,65 trilyon. Temel olarak burada parasal sıkılaşma ve sterilizasyon giderlerindeki artış faiz giderlerini artırdı. KKM uygulaması sona erdiği için bu yıl KKM ve diğer döviz kazandırıcı işlem giderleri geçen yıla göre oldukça azaldı. Geçtiğimiz dönemde KKM ödemeleri ciddi miktardaydı ve bizim de rezerv biriktirme stratejimiz sonucunda sistemde likidite fazlası oluşmuştu, bunun sterilizasyonu kaynaklı faiz giderlerinde bir artış oldu; zararın temel kaynağı bu. Oluşan zararları politika setinin bütüncül etkileriyle birlikte düşünmek gerekiyor, öyle ele almak daha doğru. Merkez bankalarının zarar etmeleri, politikalarını etkili bir şekilde uygulamalarına engel değil. KKM giderleriyle alakalı şeffaflık konusunda bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum, her senenin faaliyet raporuna bakacak olursanız KKM giderlerini net bir şekilde orada raporluyoruz. 2023 yılında KKM gideri 833 milyar lira, 2024 yılında 240 milyar lira, 2025 yani geçen sene de 166 milyar lira" diye konuştu.

'REZERVLERİMİZ 171 MİLYAR DOLAR'

Karahan, Merkez Bankası'nın şoklara karşı döviz müdahalelerine ilişkin, "Merkez Bankası olarak olası şoklara karşı gerekli döviz likiditesini bulundurmak amacıyla rezerv tutuyoruz. Kur politikamızı da TL'deki yüksek oynaklıkları sınırlayacak şekilde yürütüyoruz. Dolayısıyla müdahalelerimiz de bunların etrafında şekilleniyor. Neden dönem dönem baskı yaşanabiliyor? Yurt içi ve yurt dışı çeşitli gelişmeler olması, jeopolitik gelişmeler, küresel sermaye hareketleri, dış ticaret dengesindeki mevsimsel etkiler, yurt içi gelişmeler ve altın fiyatlarındaki hareketler; bunlar rezervlerdeki dalgalanmaların temel sebepleri ama piyasalardaki oynaklığın normalleşmesini takiben de rezervlerin seyri olağan seyrine dönüyor. Nitekim, 2025 yılı başında 155 milyar dolar seviyesinde olan brüt rezervlerimiz 24 Nisan 2026 tarihi itibarıyla 171 milyar dolar seviyesinde. Son olarak, TCMB görev ve sorumluluğundaki veriler uluslararası standartlar dahilinde son derece şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmakta, rezerv seviyesinin gelişimine ilişkin veriler analitik bilançoda da günlük olarak yayınlanmaktadır" dedi.

'DEZENFLASYON SÜRECİNİN DEVAMI İÇİN SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞUMUZU SÜRDÜRÜYORUZ'

Enflasyon hedef ve tahminleriyle ilgili toplantıda dile getirilen değerlendirmeleri hatırlatan Karahan, "Dezenflasyon sürecinin devamı için sıkı para politikası duruşumuzu sürdürüyoruz. Burada temel önceliğimiz enflasyonda kalıcı bir düşüşü sağlamak. Jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatları kısa vadede risk oluşturabiliyor ancak bu gelişmenin enflasyon üzerinde kalıcı etki yaratmasına izin vermemek önemli. Özellikle beklentiler ve fiyatlama davranışları üzerinden oluşabilecek ikincil etkileri yakından izliyoruz ve gerekli politika tepkisini de zamanında veriyoruz. Hizmet enflasyonundaki katılık ise büyük ölçüde geçmişe endeksleme davranışından kaynaklanıyordu. Bu davranışı zayıflatmaya yönelik aldığımız önlemler, talepteki dengelenme ve beklentilerdeki iyileşmeyle birlikte bu alanda da bir miktar çözülme olduğunu görüyoruz, bunun devam ediyor olması önümüzdeki dönem için önemli" değerlendirmesinde bulundu. Karahan ayrıca enerji ve gıda fiyatlarında düzelme olmasına rağmen enflasyonist etkilerin devam edebileceğini ekledi.

Karahan, dezenflasyon sürecinin dar gelirli vatandaşa maliyet yüklemek için uygulanmadığını aksine vatandaşın alım gücünü koruyan tek kalıcı çözüm olduğu için sürdürüldüğünü ifade ederek, şöyle devam etti;

"Sıkı para politikası ve dezenflasyon süreci kısa vadede bazı zorlukları beraberinde getirebilir. Fiyat istikrarı kalıcı refah artışının tek çözümüdür. Bu nedenle temel amacımız, fiyat istikrarını sağlayarak dar gelirli vatandaşımızın refahının kalıcı olarak artırılması. Bununla birlikte 2026 yılı için halen pozitif büyüme öngörüyoruz. Zaten nisan ayı verisine baktığımızda da aslında bunun emarelerini görebilirsiniz. İhracatın güçlü gerçekleştiğini görüyoruz, bu gelişmede farklı coğrafyalardan kayan bir talep olduğunu da değerlendiriyoruz. Bunun etkili olmuş olabileceğini değerlendiriyoruz."

'FAİZİ SABİT TUTARAK DEVAM EDİYORUZ'

Bankanın faiz politikasıyla ilgili konuşan Karahan, "Burada para politikası kararlarını alırken tek bir veriye dayalı hareket etmiyoruz; enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla kararlarımızı alıyoruz. Son döneme bakacak olursak ocak ayında yani bu olaylar başlamadan çok daha önce aslında para politikası adımlarımızın indirim adımlarının büyüklüğünü azalttık ve bu adım aslında bir faiz indirimiydi ama para politikasında bir gevşeme değildi. Daha sonra, şubat ayı sonunda jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri de değerlendirerek zamanlı bir şekilde tedbirler aldık. Bir süredir de enflasyon üzerindeki hem belirsizlik ortamı, savaşın yarattığı belirsizlik ortamını da göz önünde bulundurarak, sabit tutarak devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

TOPLANTI SONA ERDİ

Karahan'ın soruları cevaplandırmasının ardından toplantı sona erdi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.