Kabahatler Kanunu Haberleri

Kabahatler Kanunu haber, Kabahatler Kanunu son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Kabahatler Kanunu - 22.04.2021
Ordu'da yakalanan 30 dilenciye idari para cezası verildi
Zabıta ekipleri, Kabahatler Kanunu'nun ilgili maddelerine göre işlem yaptıkları dilencileri, vatandaşları rahatsız etmemeleri için bulundukları bölgelerden uzaklaştırıyor.
Kabahatler Kanunu - 21.04.2021
Son dakika haberi: Kahramanmaraş'ta dilenci operasyonu
Bu kapsamda yakalanan kişilere "Kabahatler Kanunu"na göre yasal işlem yapıldı, üzerlerinde çıkan paralara da el konuldu.
Kabahatler Kanunu - 20.04.2021
Siirt'te gösteri ve yürüyüşlere 15 gün süreyle yasak getirildi
Açıklamada, "Cumhuriyetin temel nitelikleri, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, korona virüs salgınının yayılmasının önlenmesi, genel sağlığın korunması, meydana gelebilecek olası provokasyonların ve yaşanması muhtemel toplumsal olayların önlenmesi amacıyla ilimiz genelinde milli güvenliğin, kamu düzeni ve esenliğinin sağlanması, dünya genelinde salgın olarak yayılan virüsün toplum geneline yayılmasının önüne geçilebilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi, olası yağma ve infial yaratabilecek olayların önüne geçilebilmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin korunması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması kapsamında, mülki amirliklerin uygun göreceği etkinlikler hariç olmak üzere miting, kapalı ve açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, basın açıklaması, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni gibi eylem ve etkinlikler ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu Ek-1 maddesi kapsamındaki oyun, temsil ve çeşitli şekillerdeki gösteri ve etkinliklerin ticari kimliği bulunan özel hukuk tüzel kişiliklerinin ticari faaliyetleri hariç olmak üzere el ilanı dağıtılmasının, pankart/afiş asma etkinliğinin 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11' inci maddesi hükümleri ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17'nci-19'uncu maddeleri, gereğince ilimiz sınırları içerisinde 20 Nisan 2021-4 Mayıs 2021 tarihleri arasında 15 gün süre ile yasaklanmıştır. Yukarıda belirtilen emir ve yasaklara uymayanlar hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17'nci ile 28'inci maddeleri, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/C ile 66'ncı maddeleri, 5326 sayılı kabahatler kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince yasal işlem yapılacaktır.
Kabahatler Kanunu - 17.04.2021
Ankara'da asayiş uygulamalarında çeşitli suçlardan aranan 2 bin 167 kişi yakalandı
Ayrıca 37 motosiklet ve 21 modifiyeli araç için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılıktan, 5 bin 220 kişiye de Kabahatler Kanunu'na muhalefetten idari işlem yapıldı.
Kabahatler Kanunu - 16.04.2021
Gıdada taklit ve tağşiş yapan işletmelere, yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde 1'i kadar ceza verilecek
Tekerrür halinde Kabahatler Kanununu hükümleri geçerli olacak Ürünün izlenebilirliğini sağlamadan piyasaya arz eden perakende gıda veya yem işletmecileri tarafından bu suçun işlenmesi halinde 5 bin 455 liradan az olmamak ve 545 bin 550 lirayı aşmamak kaydıyla işletmenin yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde 1'i oranında idari para cezası uygulanacak.
Kabahatler Kanunu - 12.04.2021
Mersin'de dilencilik yaparken yakalanan kadının evi ve arabası olduğu belirlendi
"5326 Sayılı Kabahatler Kanunu" gereğince 3 kişiye 204'er lira ceza uygulandı.
Kabahatler Kanunu - 12.04.2021
Muş'ta fırınlar ve unlu mamul üreten işletmelerde ramazan denetimi
Eksikleri olan işletme sahiplerinin uyarılarak süre verildiğini belirten Asya, şunları kaydetti: "Verilen süre sonunda eksikliklerin giderilmemesi durumunda Zabıta Yönetmeliği ve Kabahatler Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince cezai işlem uygulanacak.
Kabahatler Kanunu - 07.04.2021
İstanbul Valiliği'nden hurda ve ikinci el eşya satışıyla ilgili açıklama
Valilikten yapılan açıklamada, hurda ve ikinci el eşya alıp satanlar için 'İkinci El Malzeme Alım Satım Belgesi' tanzim edileceği bildirilerek, "Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak? temel hak ve hürriyetlerini korumak devletimizin asli görev ve sorumluluklarındandır. Devletimiz başta kolluk kuvvetlerimiz olmak üzere görevli tüm kurumları vasıtasıyla toplumda huzur ve sükunu bozan her türlü suç ve suçluyla mücadele etmekte, vatandaşlarımızın günlük hayatlarının aksama ve sıkıntı olmaksızın idamesine ilişkin her türlü tedbiri almaktadır. Vatandaşlarımız için maddi ve manevi zararlara, kişilerin kendilerini güvende hissetmemesine ve suç kaygısının artmasına neden olarak, genel asayişi olumsuz etkileyen hırsızlık, kolluk birimlerimizce alınan önlemler ve olayların aydınlatılmasında gösterilen gayretler sayesinde son dönemlerde azalma eğiliminde olsa da ülkemizde en sık karşılaşılan asayiş olayları arasında yer almaktadır. Hırsızlık suçuna konu eşyanın ikinci el piyasasında alım-satımı, hırsızlığın neden olduğu maddi-manevi zararları artırmakta, adli birimlerce olayların aydınlatılmasını engelleyebilmektedir. Çalıntı eşyaların çabuk el ve yer değiştirmesi ile ikinci el piyasasında kayıt tutulmadan satılması çalıntı eşyalara ulaşılmasını ve şüphelilerin tespitini zorlaştırmaktadır "denildi.  Hırsızlık suçuna konu eşyanın ikinci el piyasasında satışının önlenmesi ve şüphelilerin tespiti edilerek yakalanmasının amaçlandığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi."Elektronik eşya ve beyaz eşya olarak tabir edilen (Cep telefonu, bilgisayar, tablet, fotoğraf makinası, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, akü, bakır malzeme vb.) eşyaları ikinci el olarak alım ve satım üzerine faaliyet gösteren işyerlerinde eşyayı satan ve satın alan kişi/kişilere ait kimlik ve adres bilgileri ile alışveriş işlemini gerçekleştirdiği tarih bilgilerinin, eşya miktar ve özelliklerini belirtir İkinci El Malzeme Alım Satım Belgesi'nin tanzim edilmesi veya eşya ile ilgili fatura alınması, kolluk kuvvetleri tarafından istenilmesi durumunda formun veya faturanın ibraz edilmesi, ikinci el eşyaların alım-satımı sırasında ilk fatura veya belgenin ibraz edilmesi, hurda ve ikinci el eşya alım satımlarının kayıt altına alınması, işletmeler tarafından envanter listesinin tutulması, hurda ve ikinci el eşya alım satımı yapan işyeri ve işletmelerin iç ve dış kısmına güvenlik kamera ve kayıt sisteminin kurulması, seyyar hurdacılık yapan şahısların Mahalli İdareler veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gerekli belgeleri alması ve istenildiği durumlarda yetkililere ibraz etmesi, 18 yaşından küçük kişilere, yanlarında vasileri bulunmadığı sürece eşya alımı ve satımı yapılmaması Tanzim edilen İkinci El Malzeme Alım Satım Belgesinin 1 yıl süre ile saklanması, hususlarına riayet edecektir. Başta kolluk-zabıta birimleri olmak üzere yetkili birimlerce denetim faaliyetlerine ağırlık verilecek, yapılan denetimler sırasında aksine hareket edenlerin tespit edilmesi halinde yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde adli ve idari işlemler yapılarak 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32'inci maddesinde öngörülen idari para cezası uygulanacaktır.
Kabahatler Kanunu - 06.04.2021
Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir, veri gizliliğinin önemini anlattı (3)
Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir'in açıklamaları Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir, veri gizliliğinin önemini anlattı: "Kişisel veriler sizindir. Size ait olan sizde kalsın. Elbette veri paylaşılabilir ya da aktarılabilir ama bizim altını çizdiğimiz husus gereksiz, ölçüsüz veri paylaşımından sakınmalarıdır" "Kişi herhangi bir ihlal olmaksızın kendisi hakkında veri işlenip işlenmediğini öğrenme hakkına sahip. Eğer işlenmişse bilgi talep etme hakkına sahip" "Bugüne kadar 8 bin 728 başvuru kurula intikal etti. Bunlardan 7 bin 25'i sonuçlandırıldı" "Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi'ne yaklaşık 88 bin civarında veri sorumlusu kayıt başvurusu yapmış, yaklaşık 45 bin veri sorumlusu, bildirimini tamamlamış durumdadır" Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir (KVKK), herhangi bir ihlal olmaksızın herkesin kendisi hakkında veri işlenip işlenmediğini öğrenme hakkına sahip olduğunu belirterek, bugüne kadar kuruma veri ihlali gerekçesiyle 8 bin 728 başvuru yapıldığını, bunlardan 7 bin 25'inin sonuçlandırıldığını açıkladı. Siber saldırılar nedeniyle, internet sitelerinin kullanıcılarının özel bilgilerinin sızdırılmasına ilişkin örnekler artıyor. Türkiye'de "Yemek Sepeti", dünya genelinde ise sosyal paylaşım sitesi "Facebook" bu ihlallerden etkilenen internet siteleri arasında yer aldı. Her iki siteyle ilgili ihlal bildirimlerinin ardından KVKK devreye girerek inceleme başlattı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir, gündemdeki ihlal iddiaları, kişisel verilerin gizliliğinin önemi ve kurumun çalışmaları konusunda, 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü öncesinde AA muhabirinin sorularını cevapladı. SORU: Özel hayatın gizliliği ile doğrudan bağlantılı olan kişisel verilerin korunması hakkının, temel bir insan hakkı olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, ülkemizin bu konudaki yaklaşımı nedir, Türkiye'de kişisel verilerin korunmasına yönelik düzenlemeler nelerdir, bununla ilgili temel çerçeveyi anlatır mısınız? CEVAP: Bilindiği gibi teknolojik gelişmeler, son yıllarda kişisel veriler üzerinde son derece etkili olmuş, kişisel veri işleme faaliyetleri büyük bir hız kazanmıştır. Bu ivmeyle birlikte tüm dünyada mahremiyet hakkının önemi de daha yakından anlaşılmıştır. Ülkemiz de bu gelişmelere kayıtsız kalmamış, kişisel verilerin korunması alanında da birtakım reformlar gerçekleştirmiştir. Bu reformlara, bu yeniliklere baktığımız zaman aslında kişisel verilerin korunması, genel mevzuat çerçevesinde 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ve diğer mevzuatlar kapsamında koruma altına alınmıştır. Ancak bu konudaki asıl dönüm noktası, 2010 Anayasa değişikliği olmuştur. Anayasa'nın 20'nci maddesine, "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir." ifadesi eklenmesiyle, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı bir anayasal hak olarak tanınmış ve anayasal güvence altına alınmıştır. Tabii anayasa değişikliğinin bir kazanımı olarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunla birlikte aslında ülkemizde kişisel verilerin korunması alanında yeni bir dönem başlamıştır diyebiliriz. SORU: İlgili kanundan bahsettiniz. Bu kanun hayatımızda neleri değiştirdi? Kanunun toplum ve bireye kazandırdıkları nelerdir? CAVAP: Aslında kanun, kişisel verileri işlemeyi yasaklamamış ancak hukuka uygun şekilde veri işlemenin çerçevesini çizmiştir. Kanunla birlikte, ülkemizde veri işleme faaliyetleri disiplin ve düzen altına alınmaya çalışılmıştır. Bu kanun, aslında günlük hayatımıza da dokunan, alışkanlıklarımızı değiştirmemize neden olan bir kanundur. Kişisel verilerin gelişigüzel işlenmesi veya paylaşılması yerine, hukuka uygun işlenmesini, bilinçli paylaşılmasını veya gerektiğinde paylaşılmamasını düzenleyen bir kanundur. Diğer taraftan kanunla, kişisel veriler üzerinde kontrol ve denetim hakkı getirilmiştir. Kişiler, kanunla sahip oldukları haklar vasıtasıyla bu denetimi yapabilmektedirler. SORU: Kişisel verilerin korunmasına Avrupa ülkelerine nazaran çok daha sonra başlandı ülkemizde. Buna rağmen Türkiye'de kısa bir zaman diliminde, konuya ilişkin birçok adım atıldı. Bu süreçte görev üstlenen birisi olarak bulunulan noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? CEVAP: Kişisel verilerin korunması Avrupa'da 70'li yıllardan itibaren hukuki düzenlemelerin konusu olmaya başlamıştır. Özellikle Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile birlikte Avrupa'da uygulama birliği sağlanmıştır. Biz de şu anda KVKK Genel Veri Koruma Tüzüğü uyum çalışmalarını hassasiyetle devam ettiriyoruz. Kanunun yürürlüğe girmesinden bu yana kurumumuz, kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde kişilerin temel hak ve hürriyetlerinin korunması ile toplumun tüm kesimlerinde kişisel verilerin korunması alanında farkındalık oluşturulmaya yönelik birtakım çalışmalar yürütmekte. Bu anlamda, toplumdaki bilincin her geçen gün daha da arttığı ve özellikle kişisel veri işlenen tüm sektörlerde kanuna uyum noktasında gayret gösterilmesini memnuniyet verici bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Sizin de söylediğiniz gibi her ne kadar ülkemizde kişisel verilerin korunması alanındaki çalışmalar Avrupa ülkelerine göre daha sonraki bir tarihte başlanmış olsa da kurumun yaptığı çalışmaların etkisiyle, günümüzde kişisel verilerin korunması konusunda ciddi bir ilerleme sağladığımızı da söyleyebilirim. Elbette kişisel verilerin korunması teknolojik gelişmelerden etkilenen, güncellik gerektiren, dinamik yapıya sahip olan bir alandır. Bu açıdan yolumuz uzun olsa da paydaşlarımızla birlikte atacağımız adımlarla hep birlikte daha iyi noktalara geleceğimizi düşünüyorum. SORU: 7 Nisan günü ülkemizde kişisel verilerin korunmasına dikkat çekmek amacıyla Kişisel Verileri Koruma Günü ilan edildi. Kişisel Verileri Koruma Günü bu yıl kaçıncı kez kutlanacak? Bu günün amacı nedir? CEVAP: 1 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinde 7 Nisan gününün "Kişisel Verileri Koruma Günü" olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. Bu tarihten itibaren 7 Nisan'da kurumumuz bu günün anlam ve önemini ifade eden etkinlikler düzenlemektedir. Kişisel Verileri Koruma Günü, bu yıl üçüncü kez kutlanacaktır. Bu günün amacını şöyle sıralayabiliriz kişisel verilerin korunması konusundaki farkındalığı artırmak, veri koruma bilincini zihinlere yerleştirmek, veri koruma kültürünün bireyler, kurum ve kuruluşlar arasında yaygınlaşmasını sağlamak, ülkemizin geleceği olan çocuklar ve gençlerin ilgisini bu yöne çekmek ve onların veri koruma kültürüyle yetişmelerini sağlamak da yine bu günün amaçları arasındadır. SORU: 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü'nün yanı sıra 28 Ocak Uluslararası Veri Koruma Günü var. İkisi arasındaki fark nedir? CEVAP: 108 sayılı Sözleşme, bizim de taraf olduğumuz ve bu ilk uluslararası bağlayıcı belge olma niteliğini taşıdığı için sözleşmenin imzaya açıldığı 28 Ocak 1981 tarihi baz alınarak bugün, yani 28 Ocak günü Uluslararası Veri Koruma Günü olarak kutlanmakta. 7 Nisan ise ülkemize özgü, kurumumuz ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliği içerisinde, konuya dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Kişisel Verileri Koruma Günü olarak ilan edilmiştir. Bu bize özgüdür. SORU: Kişisel Verileri Koruma Günü dolayısıyla bu yıl hangi etkinlikler düzenlenecek, hangi mesajları vereceksiniz? CEVAP: 7 Nisan etkinlikleri kapsamında makale, slogan ve karikatür yarışmaları düzenlendi. Bu sonuçları biz ilan ettik ve ödülleri de 7 Nisan günü yapacağımız programda vereceğiz, takdim edeceğiz. Kişisel Verileri Koruma Günü vesilesiyle 7 Nisan'da çevrim içi bir etkinlik düzenleyeceğiz. Bu etkinlikte genel olarak kişisel verilerin korunmasına ilişkin güncel gelişmeleri ele alacağız. Ayrıca sosyal medyada çocukların mahremiyetinin korunması gibi konular da etkinlikte yer alacak. Kurum olarak kişisel verilerin korunması konusunda güvenliğin ancak farkındalıkla mümkün olabileceğine inanıyoruz ve düşünüyoruz. Buradan hareketle sosyal medyada yeni bir farkındalık kampanyası başlatarak bir kez daha "Farkında ol, güvende kal" diyeceğiz. SORU: Kişisel Verileri Koruma Kurumu hangi amaçla, ne zaman kuruldu? Kurumun karar organı olan Kişisel Verileri Koruma Kurulu kaç üyeden oluşuyor? CEVAP: 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe giren kanunla birlikte ülkemizde insan haklarını koruma mekanizmalarından biri olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu kuruldu. Kurumun kurulma amaçları arasında kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlenmesini sağlamak, veri işlemede uyulması gereken usul ve esasları düzenlemek, kişisel verilere ilişkin ilgili kişilerin haklarının ihlal edilmesi durumunda gerek ihbar yoluyla gerek şikayet yoluyla bu ihbar ve şikayetleri karara bağlamak. Kurul 9 üyeden oluşmakta, kurul üyeleri 12 Ocak 2017 tarihinde yemin ederek görevine başladı. Kişiler herhangi bir ihlale gerek kalmadan hakkındaki verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme hakkına sahip SORU: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu vatandaşlara hangi hakları sağlıyor? Hangi durumlarda veri ihlali yapıldığına karar veriyorsunuz? İhlal durumlarında vatandaşlar nasıl başvuru yapabiliyor? CEVAP: Her şeyden önce bu kanunda gerçek kişilere getirilen haklar tek tek sayılmıştır. Kanunun 11'inci maddesinde şu şekilde belirtiyor; öncelikle veri işlenip işlenmediğini öğrenme. Kişi herhangi bir ihlal olmaksızın kendisi hakkında veri işlenip işlenmediğini öğrenme hakkına sahip. Eğer işlenmişse bilgi talep etme hakkına sahip, buna erişim de diyebiliriz. Bu veri işlemenin amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkına sahip. Bu veriler aktarılmışsa aktarıldığı kişileri öğrenme hakkına sahip. Eksik veya yanlış işlenmişse bunların düzeltilmesini isteme hakkına sahip. Bu veriler yine işlenmişse silinmesini veya yok edilmesini isteme hakkına sahip. Bu işlenen veriler yoluyla kendisi aleyhine bir sonuç doğurulmuşsa bu işleme, itiraz etme hakkına sahip. Kanunda aynen şöyle ifade ediliyor, işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme. Yani herhangi bir şekilde kişi hakkında bir profilleme yapılmışsa ve kişi hakkında olumsuz sonuç doğuruyor ise buna itiraz etme hakkına sahiptir. Kanuna, hukuka aykırı veri işlemeden dolayı bir zarar meydana gelmişse bu zararın giderilmesini talep etme hakkına sahip. Hakların kullanılması noktasında kanun, veri sorumlusuna başvuru ve kurula şikayet olmak üzere iki aşamalı bir başvuru usulü getirmişti. Veri sorumlusuna başvuru zorunlu, yani ilgili şirkete veya kamu kurumuna başvuru yapması gerekiyor. Kurula şikayet ise isteğe bağlı. Ama veri sorumlusuna başvuru yolu tüketilmeden kurula başvuru yapılamaz kural olarak. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, vatandaşlar herhangi bir şekilde veri ihlali veya veri güvenliği ihlali meydana gelmeden de kanunda belirtilen haklarını kullanmak için başvuruda bulunabilirler. SORU: Kişisel verilerle ilgili süreci düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında veri sorumlusuna vatandaşlar başvurarak kişisel verilerinin silinmesi talebinde bulunabiliyorlar. Diğer yandan unutulma hakkı var. Unutulma hakkı çerçevesinde kişiler, arama motorları üzerinden çıkan sonuçların indeksten kaldırılmasına yönelik taleplerde de bulunabiliyor. Bu iki işlem; yani verilerin silinmesi hakkı ile unutulma hakkı arasındaki fark nedir, bunu açıklayabilir misiniz? CEVAP: Unutulma hakkını biz şu şekilde tanımlıyoruz; bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerin hem işleme hukukuna uygun olacak hem bilgiler doğru olacak, doğru bilgilerin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep etme hakkı olarak nitelendirebiliriz. Kişisel verilerin silinmesi ise teknik bir tabir. Kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesidir. Bu ikisi hakkında şöyle bağlantı kurulabilir; unutulma hakkı üst bir kavramdır, istisnai bir haktır. Belirli kriterler çerçevesinde kullanılabilir. Silme hakkı ise unutulma hakkını sağlayan bir araçtır. Yani silme hakkı, yok edilmesini isteme hakkı, bu yöntemler unutulma hakkına hizmet eder. Dolayısıyla silme işlemi veri işlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalktıktan sonra resen veya şikayet üzerine, talep üzerine gerçekleştirilen bir uygulamadır. Kanunda silme hakkı düzenlenmiş ama unutulma hakkı doğrudan isim olarak yok fakat bu hem Anayasa'daki silme hakkı hem kanundaki silme hakkı çerçevesinde değerlendirilebilir. Nitekim bununla ilgili de kurulun bir kararı var. Kurula yapılan 8 bin 728 başvurudan 7 bin 25'i sonuçlandırıldı SORU: Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bugüne kadar kaç başvuru yapıldı, bu başvurulardan kaç tanesi sonuçlandırdı? Ayrıca çalışmalarınızla ilgili diğer istatistiksel bilgilerden söz edebilir misiniz? CEVAP: Bugüne kadar 8 bin 728 başvuru kurula intikal etti. Bunlardan 7 bin 25'i sonuçlandırıldı. Şikayet ve ihbar başvurusu, bunlara yurt içi ve yurt dışı dahil. Yine kuruma 457 veri ihlal bildirimi iletildi, bu bildirimlerden 81 tanesi kurumun internet sayfasında ilan edildi. Kurul bunu takdir ediyor. Kişi bakımından, etkilenen veriler bakımından, risk bakımından bunun duyurulması gerekiyorsa kurul bu konuda bir karar veriyor ve kurumun internet sayfasında ilan ediliyor. Yine birtakım görüş talepleri özellikle kanunla ilgili olarak hukuki görüş talepleri kurula intikal ediyor. Şu ana kadar da 521 hukuki görüş talebi karşılandı. Yine kanunda idari yaptırım, para cezası uygulamaya yetkisi var kurulun, bugüne kadar yaklaşık 41 milyon lira idari yaptırım uygulandı. 45 bin veri sorumlusu, sicil bilgi sistemine bildirimini tamamladı SORU: Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi'ne veri sorumlularının zorunlu kayıt yaptırması gerekiyor. Süre 2021 yılı sonuna kadar uzatıldı. Bugüne kadar kaç veri sorumlusu sisteme kayıt yaptırdı? CEVAP: Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini devam ettiren pandemi nedeniyle kısa adıyla VERBİS'e, Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi'ne kayıt yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmesi hususunda zorluklar yaşandığı gerekçesiyle, sizin de belirttiğiniz gibi kayıt süresi, yıl sonuna kadar, 2021 yılı sonuna kadar uzatıldı. Şu ana kadar VERBİS'e yaklaşık 88 bin civarında veri sorumlusu kayıt başvurusu yapmış, yaklaşık 45 bin veri sorumlusu, bildirimini tamamlamış durumdadır. Ayrıca bugüne kadar VERBİS üzerinden 850 bin civarında sorgulama yapılmıştır. VERBİS'e kayıt; çalışan sayısı, mali bilanço ve ana faaliyet konusu bakımından belirli kriterleri taşıyan veri sorumluları için, kanuna uyum ise bütün veri sorumluları için bir yükümlülüktür. Şöyle söylemek daha doğru olur, VERBİS'e kayıt yükümlülüğünü yerine getirmek, kanuna uyumun yalnızca bir parçasıdır. Dolayısıyla VERBİS'e kayıt yaptırmakla kanuna bütünüyle uyum sağlandığı söylenemez. Yine bir veri sorumlusu, VERBİS'e kayıt yükümlülüğü bulunmasa dahi kanunda belirtilen diğer yükümlülükleri eksiksiz bir biçimde yerine getirmesi gerekir. Bu açıdan kanuna uyum eşittir VERBİS gibi bir yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını belirtmek isterim. İnsan var oldukça kişisel verilerin korunmasına ihtiyaç duyulacak SORU: Kurumun, kişisel verilerin korunması konusunda veri sorumlusu konumundaki gerçek veya tüzel kişilerden beklentileri nelerdir? CEVAP: Net olarak şunu ifade edebilirim; kanun bir veri sorumlusundan ne bekliyor ise kurum da ne eksik ne fazla aynısını bekliyor. Veri sorumluları hukuka uygun veri işlemeyi ve veri güvenliğini temin etmeyi ön planda tutmalıdır. Bireyin mahremiyetine saygı, temel konulardan biri olmalıdır. Bu kapsamda kişisel veri güvenliğini sağlayabilmek için alınan teknik ve idari tedbirler yeterli düzeyde olmalı ve özenle uygulanmalıdır. Kişisel verilerin güvenliğinin ve siber güvenliğin 7 gün 24 saat esasına dayalı olduğunu unutmamak gerekir. Risk temelli bir yaklaşım benimseyerek sürdürülebilir veri koruma politikalarını uygulamak gerekir diye düşünüyorum. Kanuna uyum, yalnızca bireylerin kişisel verilerinin güvence altında olmasını değil, aynı zamanda şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve güven ilişkisini tesis edecek verimli ekonomik ilişkilerin kurulmasını da sağlamaktadır. Bu bağlamda, kişisel verilerin korunması alanında yeterli farkındalığa sahip, mal ve hizmet sunumlarını bu hususu dikkate alarak tasarlayan ve bireylere haklarını kullandırma noktasında gerekli kolaylığı sağlayan şirketlerin sadece itibarı değil, rekabet gücü de artacaktır. Ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artması için veri korumanın öneminin yeterince kavranması ve bunu sağlamaya yönelik adımların atılması gerekmektedir. Çünkü kişisel verilerin korunması anlık, günlük veya dönemsel değildir. Süreklidir. İnsan var oldukça kişisel verilerin yolculuğu devam edecek ve bu verilerin korunmasına ihtiyaç duyulacaktır. SORU: Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası veri sorumlularına yönelik bir düzenleme var mı, bu şirketlerin yükümlülükleri neye göre tanımlanıyor? CEVAP: Kanunun kapsam maddesi olarak yani hangi kişisel veriler ya da nerede işlenen kişisel veriler sorusunu sorduğumuz zaman Türkiye'de veri işlemede bu kanun uygulanacaktır. Bunun için veri sorumlusunun Türkiye'de yerleşik olmasıyla yurt dışında yerleşik olması arasında genel olarak bir fark yoktur. Dolayısıyla burada önemli olan kanunların uygulanmasıyla ilgili olarak mülkilik, Türk Ceza Kanunu'nda, Kabahatler Kanunu'nda belirtilmiş.
Kabahatler Kanunu - 05.04.2021
İl Jandarma Komutanlığının mart ayı faaliyetleri
Kayseri İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, mart ayında Kovid-19 denetimlerinde 66 kişiye maske takmamak, 5 kişiye sosyal mesafe kuralına uymamak, 103 kişiye sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal, 4 kişiye karantina kuralını ihlal, 2 kişiye toplu yemek vermekten ceza uyguladı.
Kabahatler Kanunu - 05.04.2021
Son dakika haber: Batman Valiliğince "Hurda ve ikinci el alım-satımı" ile ilgili yeni kararlar açıklandı
Hırsızlık suçuna konu eşyanın ikinci el piyasasında satışının önlenmesi, bir menfaat temini açısından cazip bir yol olarak görünmesinin önüne geçilmesi ve hırsızlık olayları sonrası elde edilen eşyanın tespiti üzerine olayın aydınlatılması ile şüphelilerin tespiti/yakalanması ve kamu düzeninin korunması amacıyla yeni kararlar alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Hurda alım ve satımı üzerinden faaliyet gösteren hurda satan ve satın alan kişi/kişilerin kimlik ve adres bilgilerini, eşya miktar ve özelliklerini belirtir ikinci el malzeme alım satım belgesinin tanzim edilmesi, elektronik eşya ve beyaz eşyaların ikinci el olarak alım ve satım üzerine faaliyet gösteren işyerlerinde eşyayı satan ve satın alan kişi/kişilere ait kimlik ve adres bilgileri ile alışveriş işlemini gerçekleştirdiği tarih bilgilerinin, eşya miktar ve özelliklerini belirtir belge tanzim edilmesi veya eşya ile ilgili fatura alınması, kolluk kuvvetleri tarafından istenilmesi durumunda formun veya faturanın ibraz edilmesi, hurda ve ikinci el eşya alım satımlarının kayıt altına alınması, işletmeler tarafından envanter listesinin tutulması, satış yapan iş yeri ve işletmelerin iç ve dış kısmına güvenlik kamera ve kayıt sistemi kurulması, seyyar hurdacılık yapan şahısların Mahalli İdareler veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden gerekli belgeleri alması ve istenildiği durumlarda yetkililere ibraz etmesi, 18 yaşından küçük kişilere, yanlarında vasileri bulunmadığı sürece eşya alımı ve satımı yapılmaması, tanzim edilen satım belgesinin bir yıl süre ile saklanması hususlarına riayet edecektir." Açıklamada, denetimlerin başta kolluk/zabıta birimleri olmak üzere yetkili birimlerce yapılacağı, denetimler sırasında aksine hareket edenlerin tespit edilmesi halinde belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde adli ve idari işlemlerin yapılacağı, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32.
Kabahatler Kanunu - 05.04.2021
Ankara'da 2 haftada çeşitli suçlardan aranan 2 bin 29 kişi yakalandı
Ayrıca 17 motosiklet ve 30 modifiyeli araç için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılıktan, 4 bin 668 kişiye de Kabahatler Kanunu'na muhalefetten idari işlem yapıldı.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Kabahatler Kanunu Haberleri | Kabahatler Kanunu Haber - Haberler - Sayfa 3 - Kabahatler Kanunu haberleri, son dakika kabahatler kanunu haber ve gelişmeleri burada. Gaziantep'te çeşitli suçlardan aranan 462 şahıs yakalandı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Gizlilik Politikası] - [Çerez Politikası] - [Kişisel Verilerin Korunması] - [Hata Bildir] 28.7.2021 10:35:29. #1.16#

title