Latin Amerika ülkeleri, Afrika'yı ekonomik ve jeopolitik açıdan stratejik ortak görüyor
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinden Doç. Dr. Mürsel Bayram, Latin Amerika ülkelerinin Afrika'ya yönelik artan ilgisinin tarihsel, jeopolitik ve ekonomik nedenlere dayandığını belirtti.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinden Doç. Dr. Mürsel Bayram, Latin Amerika ülkelerinin Afrika'ya yönelik artan ilgisinin tarihsel, jeopolitik ve ekonomik nedenlere dayandığını belirtti.
Bayram, Latin Amerika ülkelerinin Afrika kıtası ile ekonomik ilişkilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Brezilya başta olmak üzere bölge ülkelerinin Afrika'yı stratejik bir ortak olarak konumlandırdığını söyledi.
Latin Amerika ile Afrika arasındaki ilişkilerin dört temel motivasyon üzerinden şekillendiğini ifade eden Bayram bu motivasyonları "Latin Amerika ile Afrika arasındaki tarihi ve kültürel bağlar", "jeopolitik nüfuz çabaları", "ekonomik çeşitlendirme ve yeni pazar arayışları" ve "enerji güvenliği" olarak sıraladı.
Bayram, "Brezilya nüfusunun yaklaşık 110 milyonu Afrika kökenlidir. Afrika dışındaki en büyük siyahi nüfusun Brezilya'da bulunması, Afrika ile güçlü bir akrabalık ve tarihsel bağ hissi yaratmaktadır." dedi.
Portekizce konuşulan Angola, Mozambik, Cabo Verde, Gine Bissau ve Sao Tome ve Principe ile Brezilya arasındaki dil birliğinin önemli bir avantaj sunduğunu kaydeden Bayram, İspanyolca konuşulan Ekvator Ginesi ile de benzer bir bağın bulunduğunu ifade etti.
Bayram, jeopolitik motivasyonların da belirleyici olduğunu vurgulayarak "Brezilya, küresel bir aktör olma iddiasını desteklemek için Afrika'daki diplomatik varlığını genişletmiştir. Afrika ülkelerinin Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası örgütlerdeki oy sayıları, Brezilya'nın reform talepleri (özellikle BM Güvenlik Konseyi daimi üyeliği) için kritik destek sağlayabilir. Bu bakımdan Afrika ile ilişkiler, Latin Amerika'nın Batı-dışı bir diplomatik eksen inşa etme çabalarının merkezinde yer alır." değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomik çeşitlendirme arayışının da Afrika'ya yönelimi hızlandırdığını kaydeden Bayram, Latin Amerika ülkelerinin ABD, Avrupa ve Çin pazarlarına bağımlılığı azaltmak istediğini belirtti.
Bayram, "Hızla büyüyen orta sınıfı ve ciddi altyapı açığı bulunan Afrika, Latin Amerika için muazzam bir potansiyel pazar olarak görülmektedir." dedi.
Ticaret, enerji ve altyapı ilişkilerin omurgasını oluşturuyor
Latin Amerika-Afrika ekonomik ilişkilerinin tarihsel seyrine değinen Bayram, Soğuk Savaş döneminde ilişkilerin ideolojik temelde şekillendiğini, 1980'lerde borç krizleriyle zayıfladığını söyledi.
Bayram, "Brezilya'da Lula da Silva'nın 2003-2010 arasındaki iktidar dönemi, Latin Amerika-Afrika ilişkilerinin altın çağı olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde Güney-Güney işbirliği aktif bir dış politika söylemi haline geldi. Brezilya, Afrika'da 40'ın üzerinde büyükelçilik açtı." ifadelerini kullandı.
Ticaret hacmindeki artışa dikkati çeken Bayram, "Brezilya'nın Afrika ile ticareti 2002'de 4 milyar dolar seviyesindeyken, 2013'te 30 milyar doların üzerine çıktı." dedi.
Bayram, bu dönemde Brezilyalı firmaların altyapı, tarım teknolojileri ve sağlık sektörlerinde öne çıktığını dile getirdi.
Brezilya-Afrika ticaretinin sektörlerine ilişkin bilgi veren Bayram, 2024-2025 verilerine göre gıda ticaretinin yüzde 25 arttığını söyledi.
Bayram, "Afrika'nın Brezilya'dan tavuk eti ithalatı son 5 yılda yüzde 74 artmıştır. Güney Afrika, Gana ve Libya en büyük alıcılardır." dedi.
Enerji ve madenciliğin de ticaretin büyük bölümünü oluşturduğunu belirten Bayram, "Brezilya'nın Afrika'dan ithalatının yaklaşık yüzde 80'i ham petrol ve doğal gaz odaklıdır. Nijerya, Angola ve Cezayir bu alandaki ana partnerlerdir." diye konuştu.
Latin Amerika yaklaşımı 'yatay ortaklık' vurgusu taşıyor
Latin Amerika'nın Afrika'ya yaklaşımının Batılı aktörlerden farklılaştığına işaret eden Bayram, "Latin Amerika-Afrika ilişkileri, Batılı güçlerinki gibi bir 'yardım eden-yardım alan' ilişkisinden farklı bir 'yatay ortaklık' iddiası taşır." dedi.
Bayram sözlerini şöyle sürdürdü:
"ABD ve AB'nin yaklaşımı genellikle güvenlik ve demokrasi odaklı yardımlara dayanırken; Brezilya ve diğer Latin Amerika ülkeleri, kendilerini Afrika ile benzer kalkınma sorunları yaşayan ortaklar olarak görür. Latin Amerika-Afrika ilişkilerinde 'kardeşlik' ve 'dayanışma' söylemi ağır basar. Ne var ki Latin Amerika ülkelerinin Afrika'ya yaptıkları resmi kalkınma yardımı miktarı ABD veya AB'ye kıyasla çok daha düşüktür."
Türkiye ile Brezilya'nın Afrika açılımları arasında benzerlikler bulunduğuna dikkati çeken Bayram, "Her iki ülkenin Afrika politikalarında tarihi bağlar, insani diplomasi ve orta ölçekli şirketlerin pazar arayışı öne çıkmaktadır." dedi.
Güney-Güney işbirliği söyleminin pratikte sınırlı kaldığını ifade eden Bayram, bu işbirliğinin daha çok siyasi düzeyde karşılık bulduğunu söyledi.
Bayram, "Latin Amerika ve Afrika ülkeleri, BM ve G20 gibi platformlarda küresel finans sisteminin reformu konusunda ortak bir dil geliştirmiştir." dedi.
BRICS+ ve yeni alanlar öne çıkıyor
Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR), Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) ve BRICS+ (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika + yeni üyeler) gibi platformların rolüne değinen Bayram, BRICS+'ın iki bölge arasındaki en etkili yapı olduğunu vurguladı.
Bayram, BRICS bünyesindeki Yeni Kalkınma Bankası'nın, altyapı projelerine Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası şartları olmadan finansman sağladığını dile getirdi.
Gelecek 10 yıla ilişkin beklentilerini paylaşan Bayram, tarımsal AR-GE, yeşil enerji, dijital ekonomi ve lojistiğin öne çıkacağını ifade etti.
Bayram, "Latin Amerika'nın lityumu ile Afrika'nın kobaltı, elektrikli araç bataryaları için aynı ekosistemde buluşabilir." diye konuştu.
Mürsel Bayram, Güney Atlantik Ticaret Koridoru kapsamında Latin Amerika ile Afrika arasındaki doğrudan deniz ve hava ulaşım kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.












