Kağıthane Pazarında Bir Emekli Durumunu Anka'ya Böyle Anlattı: Doktor Vitamin Eksikliğinden Dolayı Muz, Karnabahar, Pancar, Avokado Ye Dedi.

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Sadece en düşük emekli maaşına bin 62 liralık artış öngören düzenleme yasallaşmayı beklerken Kağıthane pazarında ANKA'ya konuşan emekliler içinde bulundukları durumu anlattı. Hatice Demirer isimli emekli, “Aldıklarımı bıraka bıraka geldim. Ne yapayım? 20 bin lirayı kiraya mı vereyim boğazıma mı yiyeyim? Kızlarım harçlık veriyor arada. Doktor vitamin eksikliğinden dolayı muz, karnabahar, pancar, avokado ye dedi, alamıyorum. Al da ye bakayım yiyebiliyor musun? 130 lira bir tane avokado. Nasıl yiyeceksin? 35 sene fındık tarlasında çalıştım, emek verdim sigorta da ödedim. Hastayım, doktordan çıkamıyorum. Hapım cebimde yarısını da alamadım. Buna bile para alıyorlar. Ödünç aldım şimdi. Vallahi ödünç aldım. Ne yapabilirim. Zor zor” dedi.

Haber: Tuba KARA / Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) Sadece en düşük emekli maaşına bin 62 liralık artış öngören düzenleme yasallaşmayı beklerken Kağıthane pazarında ANKA'ya konuşan emekliler içinde bulundukları durumu anlattı. Hatice Demirer isimli emekli, "Aldıklarımı bıraka bıraka geldim. Ne yapayım? 20 bin lirayı kiraya mı vereyim boğazıma mı yiyeyim? Kızlarım harçlık veriyor arada. Doktor vitamin eksikliğinden dolayı muz, karnabahar, pancar, avokado ye dedi, alamıyorum. Al da ye bakayım yiyebiliyor musun? 130 lira bir tane avokado. Nasıl yiyeceksin? 35 sene fındık tarlasında çalıştım, emek verdim sigorta da ödedim. Hastayım, doktordan çıkamıyorum. Hapım cebimde yarısını da alamadım. Buna bile para alıyorlar. Ödünç aldım şimdi. Vallahi ödünç aldım. Ne yapabilirim. Zor zor" dedi.

Son yıllarda toplumun geniş kesimlerinde etkisi daha çok hissedilen ekonomik kriz özellikle emeklileri zor durumda bıraktı. Sadece en düşük emekli maaşına bin 62 liralık artış öngören düzenleme yasallaşmayı beklerkenKağıthane pazarında ANKA'ya konuşan emekliler içinde bulundukları durumu anlattı. Aldıkları paranın kiraya zor yettiğini, geçinemediklerini belirten emekliler, "Sadaka veriyorlar sanki" sözleriyle iktidara tepki gösterdi. Emeklilerin görüşleri şöyle:

"Tansiyon ve şeker hastasıyım, haplarımı ödünç aldım"

Kızlarının verdiği harçlıkla geçindiğini dile getiren tansiyon ve şeker hastası Hatice Demirer: "Aldıklarımı bıraka bıraka geldim. Ne yapayım? Hem de tek başımayım. 20 bin lirayı kiraya mı vereyim yoksa boğazıma mı yiyeyim? Olmuyor, yapılan yanlış. Nasıl geçinilir? Kızlarım harçlık veriyor arada. Çocuğun eline 200 lira harçlık versen ne yapacağım bunu diyor. Doktor vitamin eksikliğinden dolayı karnabahar, pancar, avokado ye dedi, alamıyorum. Bol bol muz yiyeceksin diyor. Al da ye bakayım yiyebiliyor musun? 130 lira bir tane avokado. Nasıl yiyeceksin? 35 sene fındık tarlasında çalıştım, emek verdim sigorta da ödedim. Şeker hastasıyım, tansiyon hastasıyım, böbreklerimde tümör var. Doktordan çıkamıyorum. Hastayım, hapım cebimde yarısını da alamadım. Buna bile para alıyorlar. Ödünç aldım şimdi. Vallahi ödünç aldım. Ne yapabilirim. Zor zor"

"Bizi dilenci yapmışlar. Kimi kime şikayet edeceksin?

Orhan Güneş: "Emekli mahkum olmuş bunların ellerine. Mahkum mahkum yönetiliyoruz. Başka ne diyeyim? Görüyorsunuz bi pazara geldim bir şey alamıyoruz. 20 bin lira ile nasıl geçineceksin? Hele bir de kira ödüyorsanız, gel işin içinden çık. Bizi dilenci yapmışlar. 25 sene prim ödedim bu memlekete. 25 yıllık primleri hesapla sadece primin gelirlerini bana verse yetiyor bana. Üstelik bugün prim ödesek 11 bin lira prim olmuş. Onu da ödeyemiyorsun. Kimi kime şikayet edeceksin"

"Tayyip bildiğini okuyor emekli, işçi umrunda değil"

Nihat Aydoğan: "Tayyip bildiğini okuyor. Söylememizin hiçbir anlamı yok ki. Adam ne biliyorsa onu okuyor. Bizim geçinip geçinemediğimiz umurunda değil. Kendi keyfi, rahatı bozulmasın onu düşünüyor. Çevresini ve kendisini kolluyor. Milletvekillerinin, bakanların maaşı düşmesin, kendi rahatı bozulmasın emekliymiş, işçiymiş, bunlar ölmüş, kalmış umurumda değil. Belki seçim zamanı enayileri kandırırım derse bilmiyorum"

"Çocuklarım olmasa nefes bile alamam"

Hacı Tülek: "Ben zaten çocuklarımla yaşıyorum. Eşim vefat etti. Onlar olmasa nefes bile alamam"

Nihat Meydan: "Vallahi iyi bir şey değil yapılan. Hiç iyi bir şey değil. En aşağı 28 bin olması lazım. Şu anda kötü. Kurtarmaz bile gerçekten kurtarmaz. Bildiğini okuyor doğru. En az 28 bin olması gerekiyor. Yani 20 bin lira öldü. Hakikaten bitti. Pazarın halini görüyorsunuz. 50-100 liradan aşağı bir şey vallahi yok. Bir kilo hamsi 200 lira. Ne alacaksın"

"Eşimin tek gözü görmediği halde çalışıyor, nasıl yaşayacağız?"

Yeter İnanç: "Kira 30 bin lira maaş 20 bin lira. Eşim de rahatsız ne olacak? Biraz da milleti düşünsünler. Kiraları düşürsünler. Eşimin bir gözü görmüyor vallahi. Sabah mecburen işe gidiyor. Öyle saçmalık olur mu? Ev sahibi kira 30 bin lira diyor işine gelirse. Gelmezse boşalt evi diyor. Böyle saçmalık mı olur ya? Ev de öyle güzel büyük bir ev değil, her şey üst üste. Pazardan sadece yumurta ve bir tane de lahana aldım gidiyorum."

"Emeklilerin hali perişen, maaşlar 28 bin lira da olsa geçinemeyiz"

Süleyman bey: "Maaşlar 28 bin lira da olsa geçinemeyiz. Şu pazarın fiyatlarına bir bakın bakalım. Domates 80-90 liradan aşağı satılmıyor. Manav da öyle tavuk da her şey o kadar çok pahalı ki. Emekli olup kirada yaşayanlar geçinemez. Bodrum katında kiralar 15-20 bin lira. Evde başka emekli yoksa nasıl geçinilecek? Mümkün mü? Mümkün değil. Emeklilerin hali perişan. Evde iki üç geliri olanlar geçinebilir ama yalnız olanlar için zor"

Türkiye'de 30 sene modelist olarak çalışan Ukraynalı Linda: "Pazara gidin bakın. 20 bin lira yeter mi? Kiralar ne kadar.. Hayat ne kadar zor, ne kadar ağır oldu. Kimse kimse ile ilgilenmiyor. Söyleyecek başka bir şey yok"

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.