İngiltere'nin Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşimlerine yaptırımlarının olası etkileri tartışılıyor

Güncelleme:
+9 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- J Street İsrail İcra Direktörü Nadav Tamir: -"Bankaların yerleşim yerlerinde mülk satın alan insanlara konut kredisi veremeyecek olması gerçeği, insanları yerleşim yerleriyle ilgilenmekten caydırmak için çok önemli bir araç olacaktır" İsrailli ekonomist Omer Moav: -"İngiltere ve diğer Batı ülkeleri gerçekten İsrail'i cezalandırmak istiyorsa, yaptırımı doğrudan tüm İsrail'e uygulaması gerekiyor"

İngiltere'nin önderlik ettiği Avrupa ülkelerinin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağının etkisi ve uygulanabilirliği tartışma konusu oldu.

İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da E1 yasa dışı yerleşimi için ihale yayınlaması gibi ihlallerinin iki devletli çözümün gerçekleşme olasılığını zedeleyip durumu hızla kötüleştirdiğini belirten İngiltere, İsrail'e karşı işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağı kararı aldı.

Londra'nın aldığı yaptırım kararları iki ülke arasındaki ilişkilerdeki tansiyonu yeni bir seviyeye çıkardı. Tel Aviv yönetimi, İngiltere'nin işgal altındaki Doğu Kudüs'teki Başkonsolosluğu'nun kapatılması dahil bir dizi karşı yaptırım kararı aldı.

İngiltere'nin aldığı kararlar, "işgal altındaki Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerinden gelen mallara ticaret kısıtlaması; yerleşim yerlerinin genişletilmesi için inşaat, altyapı, finansman veya gayrimenkul sağlayan tüm kuruluş, işletme ve bireylere yönelik yaptırımlar; yasa dışı yerleşimlerdeki gayrimenkullerin satışı için İngiltere'de reklam yapılmasına yönelik yasak, Filistinlilere karşı şiddeti destekleyen veya kışkırtan Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarla işgale katkı sağlayan silah ve diğer ihracatlara ilişkin lisansların reddini" içeriyor.

İngiltere ile İsrail arasında 2025'te 8,1 milyar dolara varan ticaret hacminin, yaklaşık 51,4 milyon dolarını işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yasadışı yerleşimlerden İngiltere'nin yaptığı ithalatın oluşturduğu tahmin ediliyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın yaptığı açıklamada, yaptırımların kapsamı, hangi finans kurumlarının hedef alınabileceğini veya hangi koşullar altında uygulanacağına ilişkin ayrıntının yer almaması, ticaret kısıtlamasının nasıl uygulanacağı ve İsrail'in bu yaptırımları delmek için başvurabileceği yöntemlere ilişkin meraka yol açtı.

Yaptırımların etkisi ne olur?

İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerine bağlı pek çok sanayi bölgesi var ve buralarda metal, plastik, elektronik montaj tesisleri bulunuyor. Buna karşın, Batı Şeria'da Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerinden ülke ihracat payının yüzde 5 civarında olduğu belirtiliyor.

İsrail'in Haaretz gazetesinde Sami Peretz imzasıyla yayınlanan analizde, İngiltere'nin yaptırımlarının işgal altındaki Batı Şeria'da sanayi ve tarım üzerinde dramatik bir etkiye neden olması beklenmese de, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesini finanse eden bankalar ve bölgede faaliyet gösteren inşaat şirketleri için çok daha büyük sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Analize göre, İsrail bankalarının, yerleşimlerde inşaat yapan inşaat şirketlerine kredi verdiği, finansman ve konut kredisi sunduğu ve yaptırımların yasa dışı yerleşimlerin inşası için hayati önem taşıyan bir finansman kaynağını kesintiye uğratabileceği kaydedildi.

-Bankalar gasbedilen topraklara konut kredisi vermekten çekinebilir

J Street İsrail İcra Direktörü Nadav Tamir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaptırımların hem siyasi hem de ekonomik olarak etkili olacağını belirterek, "En tehlikeli ilhak projelerinden biri olan E1'deki binalarla ilgilenen bir şirkete veya bankaya yaptırım uyguladığınızda, bu tür projelere dahil olmak istiyorlarsa onları çok dikkatli olmaya zorlayacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Tamir, "Bence bankaların yerleşim yerlerinde mülk satın alan insanlara konut kredisi veremeyecek olması gerçeği, insanları yerleşim yerleriyle ilgilenmekten caydırmak için çok önemli bir araç olacaktır." dedi.

İngiltere'nin aldığı kararın İsrail'e çok önemli bir mesaj olduğunu kaydeden Tamir, "Bu, Batı Şeria'da yaşananların, terörizmin, Yahudi terörizminin, etnik temizliğin, ilhakın kabul edilemez olduğu mesajı." ifadesini kullandı.

Tamir, bunun İsrail'in iç işlerine müdahale olmadığını, çünkü Batı Şeria'nın bir iç mesele olmadığını ve dünyanın müdahale etmesi gerektiğini vurguladı.

İsrailli ekonomist Omer Moav da yaptırımların hem siyasi hem ekonomik olarak etkili olduğu görüşüne karşı "İngiltere ve diğer Batı ülkeleri gerçekten İsrail'i cezalandırmak istiyorsa, yaptırımı doğrudan tüm İsrail'e uygulaması gerekiyor." diye konuştu.

Moav, yaptırımların etkisi konusuna temkinli yaklaşarak İngiltere ve diğer Batı ülkelerinin "kendi kamuoylarını tatmin etmek için oyun oynadıklarını düşündüğünü" kaydetti.

İsrail, yaptırımları delmek için hangi yollara başvurabilir?

İsrail İmalatçılar Birliği Başkanı Avraham Novogrotzky, Haaretz gazetesinde yayımlanan haberde, yaptırımların uygulanmasına ilişkin ürünlerin bir kısmının İsrail'in kendi egemenliği altındaki "1948 İsrail sınırları" diye isimlendirilen bölgedeki fabrikalar tarafından kullanıldığını; bu durumun, ürünlerin menşeine ilişkin soruların ortaya çıkmasına neden olabileceğini belirtti.

Batı Şeria'da Filistin topraklarından gasbedilen İsrail yerleşimlerinde özel izinle çalışan 18 bin Filistinli işçinin mağdur olacağını iddia eden Novogrotcki de yaptırımların etkisinin "İsrail'in diğer bölgelerine de sıçrayıp tehlikeli bir durum oluşturabileceğini" söyledi.

İsrail basını, daha önce Avrupa ülkelerinin aldığı benzer yaptırım kararlarında, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yasa dışı yerleşimlerde üretilen malların, 1948 İsrail sınırları içerisinde gösterilmesi yoluyla yasakların delindiğini kaydetti.

İngiltere'nin aldığı kararın da bu şekilde baypas edilebileceği en önemli sorunlardan biri olarak dikkati çekiyor.

Buna karşı ise İngiltere'nin gümrük denetimlerinde daha hassas davranacağı ve sahte beyanda bulunduğu tespit edilen ithalatçıların ürünlerine el koyup imha edeceği öne sürülüyor.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.