ATO Başkanı Baran: "Yangın Güvenliği Bir Masraf Değil, Bir Yatırım. Daha da Ötesi Bir Kalkınma ve Sürdürülebilirlik Meselesi"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’ının yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkati çekerek, yangınların birçok alanda ekonomiyi olumsuz etkilediğini vurguladı. Baran, “Yangınlar ekonominin damarlarını da yakıyor. Yangın önleme sistemlerine harcanan 1 birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil, bir yatırım. Hatta daha da ötesi bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi” dedi.

(ANKARA) - Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40'ının yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkati çekerek, yangınların birçok alanda ekonomiyi olumsuz etkilediğini vurguladı. Baran, "Yangınlar ekonominin damarlarını da yakıyor. Yangın önleme sistemlerine harcanan 1 birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil, bir yatırım. Hatta daha da ötesi bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi" dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran, Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu (TÜMBİFED) tarafından ATO ev sahipliğinde düzenlenen "Uluslararası Ankara Yangın Zirvesi"nde konuştu.

ATO Meclis Salonu'nda düzenlenen programa TÜMBİFED Genel Başkanı Mehmet Hüsrev, ATO'nun 22 No'lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay, 61 No'lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Abidin Memili ile çok sayıda sektör temsilcisi ve davetli katıldı.

Baran, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, yangınların yalnızca can güvenliğini değil, üretim gücü ve ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit ettiğini belirterek, "Yangınlar can güvenliğimizi, üretim gücümüzü ve geleceğimizi tehdit eden, toplumda derin sosyal yaralar bırakan, ağır ekonomik yükü olan bir gerçek" ifadelerini kullandı.

"Pek çok nedenle çıkan yangınlar, milyarlarca liralık zarara yol açıyor"

İklim değişikliği, hızlı kentleşme, sanayileşme ve teknolojik dönüşüm gibi etkenlerin, yangın risklerini artırdığı gibi daha da yıkıcı hale getirdiğini kaydeden Baran, "1937'den 2024'e kadar ülkemizde 126 bini aşkın orman yangını çıktı. Yaklaşık 1 milyon 907 bin hektar alanı kaybettik. Bu rakamları söylerken bile insanın içi yanıyor. Öte yandan sadece ormanlar değil; sanayi tesisleri, fabrikalar, iş yerleri de ciddi risk altında. Elektrik altyapısından kaynaklanan arızalar başta olmak üzere, pek çok nedenle çıkan yangınlar, milyarlarca liralık zarara yol açıyor" dedi.

Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40'nın yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Yangın, ekonominin damarlarını da yakıyor"

"Bir fabrikanın yanması sadece bir binanın yok olması demek de değil. Tedarik zinciri kopuyor, pazar kaybı yaşanıyor, çalışanlar işini kaybediyor. Yani yangın, ekonominin damarlarını da yakıyor. Bugün 'teknoloji çağı' diyoruz, 'Endüstri 4.0' diyoruz. Ama konu yangın güvenliği olunca hala zaman zaman kaderci bir anlayışla karşılaşıyoruz. Oysa gerçek çok net. Yangın önleme sistemlerine harcanan 1 birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil, bir yatırım. Hatta daha da ötesi, bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi."

Yangın güvenliğini sağlamada, dijitalleşme ve yapay zekanın sunduğu imkanların kullanılması gerektiğini kaydeden Baran, "Akıllı yangın algılama sistemlerini, erken uyarı teknolojilerini, modern müdahale araçlarını üretim tesislerimize ve iş yerlerimize entegre etmek artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu alan, aynı zamanda büyük bir ekonomik potansiyel de taşıyor. Yangın güvenliği ekipmanları, akıllı bina teknolojileri, risk analiz yazılımları… Bunlar katma değerli üretim, ihracat ve istihdam için ciddi fırsatlar sunuyor" diye konuştu.

Baran, sektörün Ankara Ticaret Odası'nda 22 No'lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi tarafından temsil edildiğini de ifade ederek, "Komitemiz aracılığıyla biz de sektörü yakından takip ediyoruz" dedi.

ATO 22 No'lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay ise son dönemde yaşanan yangınların önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, şunları dile getirdi:

"Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır"

"Son dönemlerde Bolu Kartalkaya ve Bursa Uludağ'daki otellerde yaşanan hepimizi derinden sarsan yangınlar bize bir gerçeği yeniden ve güçlü bir şekilde hatırlatmıştır. Bugün burada şunu açıkça ifade etmeliyiz, yangın güvenliği bir maliyet kalemi değildir. Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır. Sorun teknoloji eksikliği değildi. Sorun bilginin uygulamaya dönüşmemesi, standartların sahada aynı titizlikle sürdürülmemesidir."

Yangının işletmeler üzerindeki etkilerine de dikkati çeken Kanay, "Bir işletmede yangın çıktığında yalnızca bir bina yanmaz. Marka değer yanar, yatırım güveni yanar, canlar yanar, istihdam etkilenir. Tedarik zinciri zarar görür" dedi.

Kanay, "Artık yangın sonrası konuşan değil, yangın öncesi önlem alan bir ülke olmalıyız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.