Almanya'dan Türkiye'nin AB savunma politikasına dahil edilmesine destek
"Önemli bir NATO müttefiki ve AB'nin önemli bir ticaret ortağı olarak Türkiye'nin, AB'nin savunma ve sanayi politikası araçlarının geliştirilmesinde dikkate alınmasını destekliyoruz" - "Şu anda, paralel olarak birçok krizin üstesinden gelmek zorunda olsak da, gözümüzü Gazze Şeridi'nden ve acı çeken bu insanlardan ayırmamalıyız"
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, önemli bir NATO müttefiki ve Avrupa Birliği'nin (AB) önemli bir ticaret ortağı olarak Türkiye'nin, AB'nin savunma ve sanayi politikası araçlarının geliştirilmesinde dikkate alınmasını desteklediklerini söyledi.
Bakan Wadephul, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Berlin'deki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan ve Fidan'dan Türk hükümetinin AB'ye tam üyelik hedefine bağlı kaldığını duyduklarını ifade eden Wadephul, "Bu iyi bir sinyal. Alman hükümeti açısından, özellikle ortak çıkarlarımızın olduğu konularda Türkiye ile AB arasındaki stratejik ilişkileri daha da genişletmemiz arzu edilen bir durumdur. "dedi.
AB'nin savunma ve sanayi politikasına da işaret eden Wadephul, "Önemli bir NATO müttefiki ve AB'nin önemli bir ticaret ortağı olarak Türkiye'nin, AB'nin savunma ve sanayi politikası araçlarının geliştirilmesinde dikkate alınmasını destekliyoruz. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği'nin modernleştirilmesi de önemli olabilir." ifadesini kullandı.
Wadephul, bugün Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin genişletilmesi için neler sunabileceğini konuştuklarını belirterek, "Türkiye AB'ye doğru ilerlemek isterse o zaman Almanya'da dostane ve güvenilir bir ortak bulacaktır. Burada, Kopenhag kriterleri, yani demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları, AB üyeliği için bağlayıcı bir ön koşul olmaya devam etmektedir." diye konuştu.
Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi
Bu yılki NATO Zirvesi'ne işaret eden Wadephul, "Bu yıl temmuz ayında Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi, Türkiye'yi İttifakın daha da güçlendirilmesi için kilit bir konuma getiriyor." dedi.
Wadephul, Türkiye'nin mükemmel ev sahipliği yapacağından emin olduğunu vurgulayarak, zirvede ABD ile Avrupa arasındaki yük paylaşımının yeniden düzenlenmesinin görüşülmesi gereken konulardan biri olacağına inandığını kaydetti.
Aynı zamanda Türkiye'nin, Avustralya ile kasımda Antalya'da düzenleyeceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ile iklimin koruması ve böylece geçim kaynaklarının savunulması yönündeki küresel çabaların merkezinde yer alacağını belirten Wadephul, Türkiye'nin güvenilir bir ortak ve müttefik olarak Almanya'ya güvenebileceğini, Almanya'nın ellinden gelen desteği vereceğini söyledi.
Wadephul, Türkiye ile Almanya arasında yıllar sonra stratejik diyalog toplantısını düzenlediklerini dile getirerek, bu formatta iki ülke hükümetinin ilişkilerini yeni bir seviye çıkarmak istediklerini, burada konuları daha yoğun görüştüklerini belirtti.
Türkiye önemli bir etkiye sahip
Toplantıda, ikili ilişkilerin yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri, güvenlik politikaları, Ukrayna savaşı ve İran'ın çerçevesindeki gelişmeler gibi bölgesel ihtilaflarının da ele alındığını aktaran Wadephul, "Türkiye, yalnızca coğrafi yakınlığı nedeniyle değil, aynı zamanda büyük siyasi ve ekonomik önemi nedeniyle de bu çatışma bölgeleri üzerinde potansiyel olarak önemli bir etkiye sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.
Wadephul, bu nedenle Almanya için tüm bu konularda Türkiye ile mümkün olan en yakın koordinasyon içinde olmanın önemli olduğunu vurguladı.
İsveç'te bu hafta NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın düzenleneceğine işaret eden Wadephul, "Mesajımız net. İttifakımız sarsılmaz ve söz ile eylemde birlikte duruyoruz." diye konuştu.
İran'daki savaşın ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının dünya geneli için sonuçlarına değinen Wadephul, Türkiye'ye Pakistan, Mısır ve diğer ülkelerle yaptığı arabuluculuktan dolayı teşekkür etti.
Güvenlik, ekonomi ve enerji alanlarındaki çıkarların nasıl korunacağı konusunda bölge ülkeleriyle çok yakın bir diyalog içinde olduğunu belirten Wadephul, "Hepimiz gelecekte İran'ın komşuları için artık bir tehdit oluşturmaması gerektiği konusunda hemfikiriz. Bu nedenle İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerekir." dedi.
Wadephul, İran'ın balistik füze programını sonlandırması ve Hürmüz Boğazı'nı açması gerektiğini ifade etti.
Ukrayna savaşı
Wadephul görüşmede, Avrupa'nın güvenliğine yönelik en büyük tehdidin Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü "saldırgan savaş" olduğunu belirttiğini aktararak, Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk yapmayı defalarca teklif ettiğini söyledi.
Rusya'nın Ukrayna ile doğrudan görüşmelere başladığında bu savaşın sonuna yaklaşılabileceğini savunan Wadephul, "Biz Avrupalılar bu konuda yapıcı ve daha aktif bir rol üstlenmeye hazırız. Hazırız, ancak Rusya'nın da ciddi bir şekilde müzakere etme isteğine ihtiyacımız var." dedi.
Gazze'deki durum ve İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısı
AA muhabirinin "Gazze'deki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterince insani yardımın ulaşmadığı yönünde tespitler var. Ayrıca, İsrail güçleri bugün uluslararası sularda Küresel Sumud Filosu'na müdahale etti. Filoda hem Türkiye'nin hem Almanya'nın vatandaşları var. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Wadephul, bu konuda hedeflere ilişkin hemfikir olduklarını söyleyerek, "Yani Gazze Şeridi'ndeki insanlar ön planda olmalı ve onlar acı çekiyor." dedi.
Gazze'deki insanların ilaçlara ve yardım malzemelerine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Wadephul, insanların bu yardımlara erişebilmesi gerektiğini, bunu İsrail'e karşı sürekli açık bir şekilde dile getirdiklerini söyledi.
Gazze'ye daha fazla insani yardım malzemesinin ulaştırılabilmesi için imkanların sağlanması ve bunun kara yoluyla yapılması gerektiğini vurgulayan Wadephul, "Şu anda, paralel olarak birçok krizin üstesinden gelmek zorunda olsak da gözümüzü Gazze Şeridi'nden ve acı çeken bu insanlardan ayırmamalıyız." dedi.
Wadephul, Sumud Filosu gibi eylemlerin katılımcılar için riskli olduğu için ve şimdiye kadar hiçbir geminin Gazze Şeridi'ne ulaşamamasından dolayı tavsiye etmediklerini belirtti.
Daha önce İtalyalı mevkidaşıyla, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısına tepki gösterdiğini kaydeden Wadephul, "İtalyan meslektaşımla birlikte, yürürlükteki uluslararası hukuka tam olarak saygı gösterilmesi ve sorumsuz davranışlardan kaçınılması çağrısında bulunduğumu da belirtmek isterim. Yani uluslararası insancıl hukuk kuralları çerçevesinde vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak önceliğimiz olmaya devam ediyor, bu şekilde tehlikeli deniz yollarında olsa da." ifadelerini kullandı.













