Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı, Şanlıurfa'daki TEKNOFEST'te özgüven mesajı verdi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı, Şanlıurfa'da başlayan TEKNOFEST Güneydoğu'daki söyleşide çocuklara seslendi. Gezeravcı, 'bir çocuk gelsin uçağa dokunsun' mottosunu önemsediğini belirterek Türk evladının başarı hikayeleriyle özgüveni ayağa kaldırmak gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin ilk astronotu Tuğgeneral Alper Gezeravcı, TEKNOFEST'te bir çocuk gelsin uçağa dokunsun mottosunun çok önemli olduğunu belirterek, "Geleceğe yönelik hayal ettiğiniz her şeyin toprakla buluştuğu noktadayız." dedi.

Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, TEKNOFEST Güneydoğu, bugün Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı.

Gezeravcı, TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında düzenlenen " Türkiye'nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) ve Dünyaya Uzaktan Bakmak" söyleşisinde TEKNOFEST gibi alanların çocuk yaştan itibaren zihinde çizimin başladığı yerler olduğunu söyledi.

Devletin iradesiyle bir uzay misyonu gerçekleştirildiğini anımsatan Gezeravcı, "18 yaşıma kadar hayatımda hiç bir uçağa dokunmadım. TEKNOFEST'te bir çocuk gelsin uçağa dokunsun mottosu çok önemli. Geleceğe yönelik hayal ettiğiniz her şeyi toprakla buluştuğu noktadayız. Burada önemli olan buraya gelen çocuğun sadece uçağa dokunması değil, zihnine nüfuz eden bir şeylerde var. Şu anda dip dalgasının zeminden başladığı yerdeyiz. Biz bugüne kadar öğretilmiş çaresizlikten ve yıllar boyu örselenen özgüvenimizin bir şey yapamama potansiyeliyle sürekli yüklemenin yorgunluğundan bıktık. Yapmamız gereken Türk evladının elinde çıkmış başarı hikayeleriyle hak ettiğimiz özgüveni ayağa kaldırmak." ifadesini kullandı.

Gezeravcı, kendisinin uzaya giden 610. insan olduğunu bildirerek, uzaya gittikten sonra kendinde oluşan hisleri paylaştı.

Uzaya dünyayı sıfırdan keşfetmek için gitmedine işaret eden Gezeravcı, "Alanında özgün 13 tane bilimsel deneyle gittik. Nereye ait olduğumuzun bilinciyle ne yapacağımızın idrakıyla ait olduğumuz yere dönmenin motivasyonuyla gittik. Değişen tecrübe seviyemiz oldu. Kendi insanımızın bakış açısıyla kendi lisanımızla anlatabilecek bir seviyeye tecrübe birikimine eriştik. Hem ülkemizin hem bu ülkede savunma, havacılık ve uzay alanındaki altyapının uluslarası kategorize edilebilirlik açısından nereye tekabül ettiğini yerinde görme imkanımız oldu." diye konuştu.

"Sanayi bölgelerine uzay teknolojilerine ilişkin üretim kapasiteleri entegre ediliyor"

Gezeravcı, Türkiye'nin Ay Araştırma Programı'nın yeni hedefi olduğunu belirterek, Ay yüzeyine sert inişe ilişkin bilgi verdi.

Ay'a sert iniş için Türkiye'nin dünyanın 6. ülkesi olmak için hedef koyduğunu anımsatan Gezeravcı,"Uzay görevi Milli Uzay Programı'nın 10 hedefinden bir tanesidir. Uzay görevi sonrasında diğer bir hedef ise Türksat 6A'nın uzaya fırlatılmasıydı. Milli Uzay Programı kapsamında bu da önemli bir görevdi." değerlendirmesinde bulundu.

Gezeravcı, eylül ayının başında Türkiye'nin Artemis Anlaşmaları'na imza attığını anımsatarak, Türkiye'nin bu anlaşmayla savunma ve havacılıkta ülkenin mevcut altyapılarının o projeye entegre edecek şekilde bir döngünün içine yaklaştığını dile getirdi.

Uzaya erişim için fırlatma kapasitesinin önemine işaret eden Gezeravcı, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin kendi kontrolünde olan Uzay Limanı Projesi'ne ilişkin çalışmalar Somali de devam ediyor. Somali bulunduğu konum itibarıyla uzaya fırlatma yapılabilecek en elverişli lokasyonda bulunuyor. Ayrıca uzay alanında insan kaynağının yetiştirilmesi önemli bunun için Yükseköğretim Kurulu ve Cumhurbaşkanlığımızın çalışmaları sonucunda uzay mühendisliği ve uzay alanında üretim kapasitesine sahip insan ve zihin gücünün yetiştirilmesine yönelik yeni programlar açıklanıyor. Özel sanayi bölgelerinin içinde uzay teknolojilerine ilişkin üretim kapasiteleri entegre ediliyor.

Bunların yansımalarını çocuklarınız net olarak yaşayacak. Savunma sanayi, havacılık alanında geldiğimiz nokta bugüne kadarki içinden geçtiğimiz sınamaların bir sonucudur. Kendi potansiyelimize güvenmenin ne kadar önemli olduğunu yaşayarak test ettik. Biz katalizatör etkisi yapan görevlerimizle ortaya koymuş olduğu güçle bundan sonraki süreçlerde ayağa kaldırdığımız özgüvenimizle bu süreçlerin içinde devam edeceğiz."

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.