TCMB Başkanı Karahan: Savaş kararlılığımızı değiştirmiyor

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yaptı. Karahan, enerji fiyatları kaynaklı baskıların enflasyonu yukarı çektiğini belirtirken, dezenflasyon hedefinden taviz verilmeyeceğini vurguladı.
- TCMB Başkanı Fatih Karahan, enerji ve ulaştırma hizmetleri başta olmak üzere savaşın maliyet kanalı üzerinden fiyatlar üzerinde belirgin baskı oluşturduğunu belirtti.
- Küresel büyümenin 2026 yılında belirgin şekilde yavaşlaması bekleniyor.
- Gelişmekte olan ülke piyasalarından portföy çıkışları gözleniyor.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerine sunum yaptı.. Karahan, özellikle enerji ve ulaştırma hizmetleri başta olmak üzere savaşın maliyet kanalı üzerinden fiyatlar üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu ifade etti.
"FİYAT ARTIŞLARI KISA VADEDE ETKİSİNİ SÜRDÜRECEK"
Nisan ayı verilerinde bu etkinin net şekilde gözlendiğini belirten Karahan, enerji kaynaklı fiyat artışlarının kısa vadede etkisini sürdürmesini beklediklerini dile getirdi. Karahan'ın açıklamaları şu şekilde:
"Küresel ticaret politikası belirsizliği gerilerken jeopolitik riskler yükselmiştir. Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmeler kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini görüyoruz. Şubat ayı sonunda başlayan ABD İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı.
"JEOPOLİTİK GELİŞMELER EMTİA FİYATLARININ ARTMASINA SEBEP OLMUŞTUR"
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Jeopolitik gelişmeler enerji emtia fiyatlarının belirgin bir şekilde artmasına neden olmuştur.
Mevcut durumda, enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde. Enerji fiyatları kadar yüksek olmamakla birlikte, endüstriyel metal ve tarımsal emtialar kaynaklı olarak enerji dışı fiyatlar da artıyor.
"2026 YILINDA KÜRESEL BÜYÜME BELİRGİN BİR ŞEKİLDE YAVAŞLAYACAK"
Küresel büyümenin 2026 yılında belirgin şekilde yavaşlaması beklenmektedir. Küresel ekonomi önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya. Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz.
2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Politika faiz fiyatlamaları son dönemde artış göstermiştir. Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyon küresel ölçekte artmakla birlikte, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisi sınırlı oldu. Buna karşın gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini görüyoruz.
Fed’in yıl boyunca politika faizini değiştirmeyeceği fiyatlanırken, ECB’nin ise yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor. Bundan sonraki süreçte; savaşın gelişimi, enerji nakliyatındaki aksamaların boyutu ve süresi belirleyici olacak. Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir.
"PORTFÖTY ÇIKIŞLARI GÖZLEMLENİYOR"
Son dönemde GOÜ hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenmektedir. Son dönemde artan belirsizliğe bağlı olarak gelişmekte olan ülke piyasalarından portföy çıkışları gözleniyor. Savaşın seyrinin yanı sıra, 2026 yılı boyunca gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası da küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor.
Talep kompozisyonu dezenflasyon sürecini desteklemiştir. Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte. Nitekim 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini görüyoruz. Küresel ticareti sınırlayıcı tarife ve korumacı önlemlerin etkisiyle 2025 yılında net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut."













