Karadeniz'de çayın zorlu yolculuğu

Karadeniz'de çayın zorlu yolculuğu
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye'nin yaş çay üretiminin tamamına yakınının yapıldığı Doğu Karadeniz'de dik yamaçlarda binlerce üretici, ikinci sürgün hasadıyla çayı bahçelerden alım merkezlerine taşıyor. İnsan gücüne dayalı zorlu mesai, bölge ekonomisinin temel geçim kaynağını oluşturuyor.

Türkiye'de milyonlarca bardaktaki çayın yolculuğu, Doğu Karadeniz'in yüksek dik yamaçlarında verilen zorlu emekle sürüyor. Türkiye'nin yaş çay üretiminin tamamına yakınının yapıldığı Doğu Karadeniz'de binlerce üretici, yılda üç kez bahçelerden topladığı çayı alım merkezlerine ulaştırarak milyonlarca sofraya uzanan yolculuğun ilk adımını oluşturuyor.

Bahçelerden bardağa çayın yolculuğu, Doğu Karadeniz'in sarp yamaçlarında günün ilk ışıklarıyla başlıyor. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun'da binlerce üretici, çoğu noktada makine kullanımının mümkün olmadığı dik arazilerde insan gücüne dayalı zorlu bir mesaiyle yaş çayı bahçelerden alım merkezlerine ulaştırıyor. Türkiye'nin yaş çay üretiminin tamamına yakınının gerçekleştirildiği Doğu Karadeniz'de çay tarımı, bölge ekonomisinin temel geçim kaynakları arasında yer alıyor. 2025 yılında bölgede 1 milyon 338 bin ton yaş çay işlenirken, ürünün büyük bölümü kamu ve özel sektör fabrikalarında kuru çaya dönüştürüldü.

Mayıs ayında başlayan birinci sürgünle birlikte üreticiler çay bahçelerine girerken, bugünlerde ikinci sürgün çay hasadı devam ediyor. Yılda üç kez gerçekleştirilen hasatta kaliteyi belirleyen, "iki buçuk yaprak" olarak adlandırılan körpe filizler özenle toplanıyor. Geçmişte tamamen el emeğiyle gerçekleştirilen hasatta bugün motorlu çay kesme makineleri ve çay makasları kullanılsa da, bölgenin engebeli yapısı nedeniyle insan gücü üretimin en önemli unsuru olmayı sürdürüyor.

Dik yamaçlarda hasat

Denizden hızla yükselen sarp yamaçlar, çay üretimini dünyanın en zorlu tarımsal faaliyetlerinden biri haline getiriyor. Bazı bahçelere araçla ulaşım sağlanamazken, üreticiler saatler süren hasadın ardından topladıkları çayları omuzlarında ya da sırtlarında taşıyarak yol kenarlarına ve alım noktalarına ulaştırıyor. Hasat döneminde aile bireyleri, komşular ve mevsimlik tarım işçileri birlikte çalışıyor. Özellikle kırsal mahallelerde çay toplama, kuşaktan kuşağa aktarılan bir dayanışma kültürü olarak yaşatılıyor. İş gücü ihtiyacının arttığı dönemlerde farklı illerden ve yurt dışından gelen mevsimlik işçiler de üretime katkı sağlıyor.

Alım merkezlerinde yoğun mesai

Üreticiler tarafından toplanan yaş çaylar, kamuya ait alım yerleri ile özel sektör tesislerine teslim ediliyor. Burada ürünler tartılarak kayıt altına alınırken, kalite kontrollerinin ardından işlenmek üzere fabrikalara sevk ediliyor. Hasadın yoğunlaştığı dönemlerde alım merkezlerinde uzun araç ve üretici kuyrukları oluşurken, günlük işleme kapasitesinin aşılması halinde kontenjan uygulamaları da devreye alınabiliyor.

Trabzon'un çayla yeşeren mahallesi: Kıranköy

Türkiye'de üretilen yaş çayın yaklaşık yüzde 68'i Rize'de, yüzde 19'u Trabzon'da, yüzde 11'i Artvin'de ve yüzde 2'si Giresun'da hasat ediliyor. Ülke genelindeki çay üretiminin tamamı bu dört ilde gerçekleştiriliyor. Çay denildiğinde ilk akla gelen kent çoğu zaman Rize olsa da, Trabzon'un Vakfıkebir ilçesi Kıranköy Mahallesi de yıllardır üretimin sürdürüldüğü önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Sarp yamaçlarda devam eden hasat mesaisi ve üreticilerin verdiği yoğun emek, bölgenin çok bilinmeyen çay üretim noktalarından birini gözler önüne seriyor.

Fındığa alternatif olarak dikildi

Kıranköy Mahallesi'nde üreticiler, sarp yamaçlarda yetişen çayları hasat etmek için yoğun mesai harcıyor. Yüksek rakımı nedeniyle fındık üretiminin yapılamadığı mahallede yıllar önce alternatif ürün olarak dikilen çay, bugün bölge halkının önemli geçim kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.

Yaklaşık 26 yıldır çay üreticiliği yapan Mustafa Tosun, bu yıl son yılların en verimli hasat dönemini yaşadıklarını söyledi. Tosun, "Bulunduğumuz bölge yüksek rakımlı olduğu için burada fındık yetişmiyor. Yıllar önce alternatif ürün olarak çay dikilmiş. Bu yıl hasat oldukça verimli geçti. Ben 2000 yılından beri burada üretim yapıyorum. Geçirdiğimiz en verimli sezonlardan birini yaşıyoruz. Çayları kesip ambara getirdik. Eksper gelip ürünleri teslim alacak" dedi.

"Bu işi severek yapıyorum ve gurur duyuyorum"

Çay toplamanın zorluğuna alıştığını belirten Çeşminaz Çavuş ise "Yaklaşık 10 yıldır amcama çay hasadında yardım ediyorum. Çay toplamak zor ama artık alıştık. Bu işi severek yapıyorum ve gurur duyuyorum. Çay hasadı bittikten sonra da işimiz bitmiyor. Bağımız, bahçemiz var, orada çalışacağız. Ardından çayır biçimi ve fındık hasadı başlayacak. Karadeniz'de tarımın mesaisi hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

"Biz Karadeniz kadınları zorluğa alışığız"

Mahalle sakinlerinden Emine Çavuş ise Karadeniz'de tarımla uğraşan kadınların yılın büyük bölümünü üretimle geçirdiğini söyledi. Çavuş, "Çocuklarımızın rızkını kazanmak için hem çay topluyor hem de fındıkla ilgileniyoruz. Bu yıl yağışlar çayın gelişimi açısından çok faydalı oldu. Güneş açınca çay kısa sürede büyüdü ve güzel bir hasat yaptık. Çaydan sonra fındık bahçelerinin temizliği başlayacak. Bu yıl çay ve fındık sezonu birbirine denk geldiği için işler daha da yoğunlaştı. Özellikle dik araziler nedeniyle çay hasadı oldukça yorucu oluyor. Ama yapacak bir şey yok. Biz Karadeniz kadınları zorluğa alışığız. Ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı. - TRABZON

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.