İSO Başkanı Bahçıvan, emek yoğun sektörlerden vazgeçmenin lüks olmadığını söyledi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleİSO Meclisinin eylül ayı olağan toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin emek yoğun sektörlerden vazgeçme lüksü olmadığını söyledi. Bahçıvan, bu sektörlerde üretim, istihdam ve rekabet gücünün korunması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin emek yoğun sektörlerden vazgeçme lüksünün olmadığını belirterek, "Bu sektörlerde de üretimimizi, istihdamımızı ve rekabet gücümüzü mutlaka korumalıyız." ifadesini kullandı.
İSO'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul Sanayi Odası Meclisi'nin eylül ayı olağan toplantısı "Marka değeri güçlü, daha vizyoner bir İSO için dünya, bölge, Türkiye ve üretim hayatı üzerine düşünceler, değerlendirmeler" ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.
Açıklamada, toplantıda yaptığı konuşmasına yer verilen İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO'nun tüm sanayiciler için kıymetli bir yuva ve değerli bir marka olduğunu kaydetti.
Bahçıvan, Orta Doğu'daki gerilim, Rusya-Ukrayna savaşı, Rusya ve Almanya arasındaki gerilim, derinleşen tedarik sorunları, yükselen maliyetler, sıkılaşan finansal koşullar gibi pek çok gelişmenin dünya ekonomisinin yeniden bir stres testinden geçtiğini gösterdiğini belirtti.
Tüm dünya gibi Türkiye'nin de jeopolitik çalkantıların etkilerini birçok kanaldan hissettiğini aktaran Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:
"En önemli etkilerden biri, hiç şüphesiz ekonomik büyüme tarafında görülüyor. 2026 yılında büyümenin yüzde 3'ün hafif üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Büyüme yavaşlarken, sanayi sektörünün genel ekonomiden negatif ayrıştığını ve sektörlerimiz için zorlu koşulların artarak devam ettiğini de unutmamak gerekiyor. Enflasyon ise en önemli makro kırılganlığımız olmaya devam ediyor. ve ne yazık ki savaş bu alandaki faturayı daha da artırmış durumda."
"Türkiye'nin emek yoğun sektörlerden vazgeçme lüksü yoktur"
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, OVP'de sanayiyi önceleyen yaklaşımın geçmiş dönemlere göre daha güçlü biçimde yer aldığını belirterek, sanayiyi pozitif ayrıştırmaya ve gelecek üç yıllık dönemde sanayinin rekabet gücünü koruyacak modelleri devreye almaya yönelik güçlü bir iradenin oluştuğunu kaydetti.
Enflasyonla mücadelenin sanayinin üretim gücünü zayıflatmaması gerektiğine işaret eden Bahçıvan, şöyle devam etti:
"Aksi halde bugün talep üzerinden çözmeye çalıştığımız enflasyon sorununun yarın üretim ve arz tarafında yeni bir probleme dönüşme riskiyle karşılaşabiliriz. Ekonomi yönetiminin meselenin farkında olduğunu görmek bizim için önemlidir. Önümüzdeki dönemde sanayiye yönelik daha uzun vadeli finansman imkanlarının, sektörlerin kendi gerçeklerini dikkate alan destek mekanizmalarının ve rekabet gücünü koruyacak yeni araçların devreye alınmasını bekliyoruz. Türkiye'nin emek yoğun sektörlerden vazgeçme lüksü yoktur. Bu sektörlerde de üretimimizi, istihdamımızı ve rekabet gücümüzü mutlaka korumalıyız."
"Sanayicinin güçlenmesi, ülkemizin güçlenmesidir"
Erdal Bahçıvan, dört yıl boyunca taşıdıkları sorumluluğun merkezinde, Türkiye'nin üretim gücünü korumanın, sanayinin rekabetçiliğini geliştirmenin ve üyelerin değişen ihtiyaçlarına yalnızca bugünün değil, yarının koşullarını da gözeten çözümler üretmenin yer aldığını ifade etti.
Üretimin nefes almasının Türkiye'nin nefes alması olduğunu vurgulayan Bahçıvan, şunları kaydetti:
"Sanayicinin güçlenmesi, ülkemizin güçlenmesidir. Geriye dönüp baktığımda en büyük gururum, doğru bildiğimiz gerçekleri, herhangi bir hesap yapmadan, İSO'nun kurumsal kimliğine ve sanayicimizin vakarına yakışan bir dille ifade etmiş olmamızdır. Bizden önceki sanayici büyüklerimizden aldığımız gibi şimdi de bizden sonra geleceklere yalnızca bir ünvan değil, sağlam bir kurumsal zemin, güçlü bir ekip, açık bir ufuk, korumaya değer ilkeler ve kıymetli bir marka bırakabiliyorsanız, görevinizi tamamlamışsınız demektir. Geride duran değil, ileriye yürümeye hazır bir İSO, geçmişinden güç alan, geleceğini ise yeni kadroların enerjisiyle devam ettirecek bir kurum bıraktığıma inanıyorum. Türkiye'nin geleceği üretimdedir. Sanayisine sahip çıkan bir Türkiye'nin aşamayacağı hiçbir engel yoktur."










