Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu Açıklaması
"Piyasada bizden bir yapılandırma talebi vardı. Biz bu yetkileri aldıktan sonra bir çerçeve çizeceğiz, daha uzun vadeli taksitlendirme, maksimum 72 aya kadar olacak" - "Taksitlendirme, yapılandırma kolaylığı sağlamayı düşünüyoruz ama hiçbir şekilde af niteliğinde olmayacak" - "(OVP çalışmaları) Yaz aylarında tekrar değerlendirme yapacağız, 2026'yı gözden geçirip 2027 ve sonrası için orta vadeli perspektif sunacağız"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorlanan mükelleflerin taksit sayısını artırmaya yönelik Meclisten yetki istediklerini belirterek "Piyasada bizden bir yapılandırma talebi vardı. Bu yetkileri aldıktan sonra bir çerçeve çizeceğiz, daha uzun vadeli taksitlendirme, maksimum 72 aya kadar olacak." dedi.
Şimşek, TRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Türkiye'nin çok güçlü bir savunma sanayisi olduğunu ve bunun, ülkenin çatışmalardan uzak durmasını sağlayan bir caydırıcılık gücü sunduğunu bildiren Şimşek, "Savunma sanayisi, bir taraftan da sanayide yüksek katma değerli dönüşümün motoru. Dolayısıyla bunu küçümsememek lazım. Savunma sanayisi dışında imalat sanayisinde, hizmetlerde uzun bir süredir önemli bir üs olduk. Bu avantajları daha da güçlendirmek istiyoruz." diye konuştu.
Şimşek, Meclise sunulan teklifin ihracatı, doğrudan yatırımları ve çok uluslu şirketlerin bölgesel merkezlerini Türkiye'ye çekme hedefi taşıdığını aktararak bu konuları uzun süredir çalıştıklarını ifade etti.
Finansmanın kalitesinin artırılmasının önemine işaret eden Şimşek, "Finansmanın kalitesini artırmak demek, borç yaratmayan, doğrudan Türkiye'ye sermaye cezbetmekten geçiyor." ifadesini kullandı.
Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'nin, 2009'dan beri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından önemsenen bir proje olduğunu belirterek bütün ekosistemiyle bu konumu güçlendirdiklerini söyledi.
"Uzun vadede Türkiye'yi önemli bir ticaret merkezi yapar"
Düzenleme içindeki önemli hususlardan birinin transit ticaret olduğunun bilgisini veren Şimşek, "Singapur, Hollanda ve Hong Kong gibi ülkeler önemli transit ticaret merkezleri. Transit ticaret teşviki yeni değil. Fakat bunu dramatik şekilde güçlendiriyoruz. Eğer bir firma transit ticaret yapmak üzere İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösterirse yüzde 100 kurumlar vergisinden istisna olacak. Yok eğer İstanbul Finans Merkezi dışında ülkemizin herhangi bir köşesinde transit ticaret faaliyetinde bulunacaksa o zaman da kurumlar vergisi istisnasını yüzde 95 yapıyoruz. Hemen etki yaratacak bir husus değil ama orta, uzun vadede Türkiye'yi önemli bir ticaret merkezi yapar. Bunu önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, bunun ihracatın ve imalat sanayisinin teşvikine ilişkin bir adım olduğunu belirterek Türkiye'de genel kurumlar vergisi oranının yüzde 25, finans sektörü için de yüzde 30 olduğunu anımsattı.
Bunu imalatçı ihracatçılar için yüzde 9'a, diğer ihracatçılar için yüzde 14'e indirmek istediklerini aktaran Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
"Teklif bu şekilde kabul görürse, bu çok dramatik bir husus olacak. Türkiye çok önemli bir ekonomi, iç pazar oldukça büyük. Bizim amacımız, hem yurt içinde hem de dünyadan ihracata dayalı imalat sanayi yatırımlarını çekmek. Böylece yatırımları artırmayı, dış ticaret açığını azaltmayı hedefliyoruz. Amaç burada uluslararası doğrudan yatırımlar için bir cazibe merkezi olmak, ihracatı desteklemek, imalat sanayini desteklemek."
Şimşek, nitelikli hizmet merkezlerinin Türkiye'ye gelmesini teşvik etmek için Google, Microsoft ve Apple gibi şirketlerin hizmetlerine ilişkin faaliyet merkezlerini Türkiye'ye taşımalarını istediklerini söyledi.
Türkiye'nin çok önemli bir sanayi ve hizmetler üssü olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Hizmet merkezinizi Türkiye'ye taşımanız ve gelirlerinizin en az yüzde 80'ini yurt dışından elde etmeniz halinde, İstanbul Finans Merkezi'nde 20 yıl süreyle kurumlar vergisini sıfırlıyoruz. Merkez İstanbul Finans Merkezi dışında konumlanırsa da kurumlar vergisinde yüzde 95 indirim sağlıyoruz." dedi.
Burada nitelikli istihdam desteklerinin de söz konusu olduğunu dile getiren Şimşek, Türkiye ve yurt dışarıdan çalışanlar için 4 ila 6 asgari ücrete kadar gelir vergisi istisnası sunacaklarını aktardı.
Şimşek, bu kapsamda Türkiye'ye gelmek isteyen büyük şirketler olduğuna işaret ederek "Çok ciddi bir ilgi olacak. Burada çok daha hızlı sonuç alacağız." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için "tek durak ofisine" dönüştüreceklerini bildiren Şimşek, ofisin birçok konuda tek durak hizmeti vereceğini söyledi.
"Düzenleme, geçmiştekilerden farkı olacak"
Şimşek, yurt dışından sermayenin gelmesini teşvik edeceklerini belirterek, şunları söyledi:
"Dünyada milyonerler trafiği var. Vergi avantajlarına göre bazı ülkelerden milyonerler kendi ikametlerini başka ülkelere taşıyabiliyor. Son yıllarda birçok ülke bu konuda adım attı. Bu trafiğin bir kısmını Türkiye'ye çekebilir miyiz, vergi teşvikleriyle bu sermayeyi cezbedip Türkiye'nin bankacılık sektörünü büyütebilir miyiz, finans sektörünü derinleştirebilir miyiz, uzun vadeli borç olmayan sermayeyi Türkiye'de tutabilir miyiz, amaç o. Burada da yeni bir statü getiriyoruz. Sermayelerini Türkiye'ye getirenlere, yurt dışından elde edip Türkiye'ye getirdikleri gelirler için 20 yıl süreyle vergi istisnası sağlıyoruz. Türkiye'de çalışıp Türkiye'de bir şey kazanırsa vergilendireceğiz ama yurt dışından kazandığını Türkiye'ye getirdiğinde vergilendirilmeyecek."
Geçmişte varlık barışının yapıldığını, yurt dışındaki vatandaşların kazançlarının çifte vergilendirme anlaşmaları çerçevesinde vergilendirildiğini anlatan Şimşek, "Oralarda bir birikim varsa onun Türkiye'ye getirilmesi konusunda bir düzenleme. Düzenleme tabii yüce Meclisimizin takdirinde, nasıl sonuç şeklini verirler ama bu düzenlemenin geçmişteki düzenlemelerden bir farkı olacak." ifadelerini kullandı.
Şimşek, kaynağın Türkiye'ye getirilmesini veya beyanını yeterli bulmayacaklarını, vergi muafiyetinden yararlanabilmesi için mutlaka sistemde bir süre tutulmasını isteyeceklerinin altını çizerek, normal şartlar altında yüzde 5'lik vergi koyduklarını söyledi.
Yüzde 5'lik verginin 10'a çıkartılması veya 0'a indirilmesine Cumhurbaşkanının yetkili olacağını, bankada tutulan süreye ve enstrümana göre vergi oranlarını farklılaştıracaklarını bildiren Şimşek, "Bu parayı bankada tuttuğunuz sürelere bağlı olarak, hazine kağıtlarında, hazine tahvillerinde tuttuğunuz süreye göre vergi oranlarını farklılaştıracağız. Vergi alacağız ama bu vergi oranlarındaki farklılaştırmayı ne kadar vadede, yani ne kadar sürede tuttuğunuz ve hangi enstrümanda tuttuğunuza bağlı olarak farklılaştıracağız." dedi.
"Af niteliğinde olmayacak"
Vergisini ödeme konusunda iradeye sahip ama koşulların zorladığı mükelleflerin taksit sayısını artırmaya yönelik Meclisten yetki istediklerini belirten Şimşek, şunları kaydetti:
"Şu anda 36 aya kadar vade yapılabiliyor, bunu daha da uzatılabilir mi diye bir yetki maddesi var. Vergi borçlarının yapılandırılmasında teminat konusu var. Özellikle biz esnafımız ve KOBİ'lerimize yönelik belli bir seviyeye kadar teminat aramama yetkisi almak istiyoruz. Bizden bir yapılandırma talebi vardı piyasadan. Biz bu yetkileri aldıktan sonra bir çerçeve çizeceğiz, daha uzun vadeli taksitlendirme, maksimum 72 aya kadar olacak eğer kabul görürse. Şu anda 36 aya kadar yetki var. Teminat konusunda yine özellikle KOBİ düzeyine kadar teminat konusunda esneklik sağlamayı düşünüyoruz. Faiz konusunda da zaten şu anda Bakanlığın yetkisi var. O gün geldiğinde de hiçbir koşulda enflasyonun altında olmama şartıyla taksitlendirme, yapılandırma kolaylığı sağlamayı düşünüyoruz ama hiçbir şekilde af niteliğinde olmayacak."
"Hayat pahalılığıyla mücadele en büyük önceliğimiz"
Şimşek, Orta Vadeli Program'ın (OVP) yılda bir kez eylülde açıklandığını belirterek "Şimdi burada bizim önceliklerimizde bir değişiklik yok, onu bir kere altını çizeyim. Yani dezenflasyon sürecini biz ne pahasına olursa olsun korumak istiyoruz. Yani enflasyonun aşağı çekilmesi, hayat pahalılığıyla mücadele en büyük önceliğimiz bu konuda tereddüt yok." dedi.
Petrol fiyatlarındaki artışa dikkati çeken Şimşek, "Yaz aylarında tekrar değerlendirme yapacağız, 2026'yı gözden geçirip 2027 ve sonrası için orta vadeli perspektif sunacağız. Enflasyonu bu sene yüzde 20, hatta yüzde 20'nin altında görmeyi bekliyorduk ancak bu şokla birlikte bir miktar yüksek seyredebilir." diye konuştu.
Şimşek, petrol fiyatlarındaki her yüzde 10'luk artışın enflasyonu doğrudan yaklaşık 1,1 puan artırdığını bildirerek, "Petroldeki her 10 dolarlık artış cari açığı doğrudan 3-4 milyar dolar, doğalgazda da benzer bir artış olursa yaklaşık 5 milyar dolar civarı artırıyor. 65 dolar yerine 95 dolar olursa yaklaşık 15 milyar dolarlık ilave açık oluşur. Buna turizm dahil değil ama şunu net söyleyeyim etkiler yönetilebilir olacak." diye konuştu.
Bütçe açığının yüzde 3,5'ten yüzde 4'e çıkabileceğini, cari açığın milli gelire oranında 1-2 puanlık artışın yönetilebilir olduğunu ifade eden Şimşek, yıl sonu enflasyon beklentisinin piyasalarda yüzde 27'ye yükseldiğini, hedeflerinin ise yeniden yüzde 20'li seviyeler olduğunu söyledi.
Şimşek, Türkiye'nin bölgedeki krize güçlü girdiğine aktararak, "2023 ortasına göre çok ciddi rezerv birikimimiz söz konusu, bu da bu şoku hissettirmeden atlatmamıza yardımcı oldu. Enflasyonda da mesafe kat ettik. Bu sene güçlü şekilde odaklanıp enflasyonu tekrar 20'li rakamlara indirmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
(Bitti)
















