ECB, enerji ve Fransa kaynaklı riskler gölgesinde faizleri sabit tutmaya hazırlanıyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleECB, Orta Doğu kaynaklı enerji ve enflasyon riskleri ile Fransa'daki siyasi ve mali belirsizliklerin gölgesinde bu toplantıda faizleri sabit tutmaya hazırlanıyor. Avro Bölgesi'nde eylülde yıllık enflasyon yüzde 3,8'e çıkarken piyasalar aralıkta faiz artırımına işaret ediyor.
BURHAN SANSARLIOĞLU/ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Avrupa Merkez Bankası (ECB), Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkilerinin ve bölge tahvil faizlerindeki yükselişin ekonomik büyümeye yönelik risklerin oluştuğu bir ortamda para politikası kararı almaya hazırlanıyor.
Avrupa'da enerji maliyetleri yükselirken büyüme görünümüne ilişkin soru işaretleri belirginleşmeye başladı. Büyümenin ivme kaybetme ihtimali, ECB'nin enflasyonla mücadele ile ekonomik aktiviteyi destekleme hedefleri arasındaki dengeyi sağlamasını zorlaştırıyor.
Eylül ayındaki toplantısında üç temel politika faizini 25 baz puan artıran bankanın, bu toplantısında ise temkinli kalarak faizleri sabit tutması bekleniyor. Piyasa beklentileri aralık ayında ise ECB'nin faiz artırımına gidebileceği yönünde şekilleniyor.
Bununla birlikte, Avrupa tahvil piyasalarında borçlanma maliyetlerinin yükselmesi ve Fransa'daki siyasi ve mali belirsizlikler, ilave faiz artışlarının ekonomik büyüme üzerindeki olası etkilerini gündeme taşıyor.
Öte yandan Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon, bu yılın eylül ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3,8'e çıktı. Ayrıca Avro Bölgesi ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 büyüme kaydetti. Bölgenin üçüncü çeyreğe ilişkin büyüme verisi ise cuma günü açıklanacak.
"Enflasyon hala çok yüksek seviyelerde"
ING Group Başekonomisti Peter Vanden Houte, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Enflasyon hala çok yüksek seviyelerde ve gelecek aylarda bir miktar daha hızlanabilir." dedi.
Aynı zamanda, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın "Büyüme dayanıklılığını korusa da son toplantımızdan bu yana uzun vadeli faiz oranları belirgin bir şekilde yükseldi. Bu durum, büyümeyi yavaşlatacak ve eylül ayındaki tahminimizde öngörülenden daha fazla ölçüde faizlerin enflasyona yansımasını azaltacaktır" ifadelerini kullandığını söyleyen Houte, buna ek olarak Fransa'da son dönemde yaşanan karışıklıkların Fransa, Belçika ve İtalya gibi ciddi mali sorunlarla karşı karşıya olan ülkeler arasındaki tahvil faiz farklarının açılmasına neden olduğunu dile getirdi.
Houte, ECB'nin bu ay faiz artırımına gitmeyeceği, kurumun ekonomik gelişmeleri daha iyi değerlendirebilmek için aralık ayına kadar bekleyeceği öngörüsünde bulundu.
Ayrıca aralık ayında bankanın yeni ekonomik tahminleri de yayımlayacağını dile getiren Houte, şu değerlendirmeleri yaptı:
"ECB'nin bir kez daha faiz artırımına gitme ihtimali göz ardı edilmese de bu yönde bir adımın bu ay atılması beklenmiyor. Tahvil piyasalarındaki çalkantıların devam etmesi halinde ECB, niceliksel sıkılaştırma sürecine geçici olarak ara vermeyi ve portföyündeki vadesi dolan tahvillerden elde edilen tutarları esnek bir şekilde yeniden yatırıma yönlendirmeyi değerlendirebilir. Böyle bir adım, tahvil piyasalarına olumlu bir mesaj verebilir."
"ECB'nin faiz artırımlarını hızlandırmak için bir nedeni yok"
Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, ECB'nin faiz artırımlarını hızlandırmak için bir nedeni olmadığını kaydetti.
Enflasyonun ECB'nin öncelikli endişesi olmaya devam etse de mevcut koşulların acil bir faiz artırımını gerektirmediğini ifade eden Geffen, "Fransa tahvil piyasalarındaki çalkantıların da etkisiyle finansal koşullar bir miktar sıkılaştı. Bu durum, ECB'nin basın toplantısında daha güvercin bir ton benimsemesine yol açabilir." ifadesini kullandı.
Ülkeler arasındaki tahvil faiz farklarının, müdahaleyi gerektirecek düzeyde olmadığını vurgulayan Geffen, Lagarde'ın tahvil piyasasındaki risklerin olası yayılma riskini sınırlamak için ECB'nin kullanabileceği araçları hatırlatabileceğini belirtti.
Geffen, "ECB, zorunlu karşılık oranının artırılmasını gündeme alabilir ancak piyasalarda son dönemde yaşanan çalkantılar, ECB Yönetim Konseyi'ni böyle bir değişiklik yapmaktan alıkoyabilir." dedi.
"Faizler uzun süre sabit kalmayacak"
Berenberg Başekonomisti Holger Schmieding ise enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve Fransa kaynaklı artan risklerin ECB üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Aynı anda iki farklı şokla karşı karşıya kalan ECB'nin faizleri sabit tutmasının beklendiğini ifade eden Schmieding, faizlerin uzun süre sabit kalmayacağı öngörüsünde bulundu.
Schmieding, şu değerlendirmeleri yaptı:
"ECB, yükselen enerji fiyatlarına karşılık haziran ve eylül aylarında politika faizini 25'er baz puan artırarak halihazırda iki kez harekete geçti. Eylül ayında manşet enflasyonun yıllık bazda yüzde 3,8'e yükselerek son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bankanın yakın zamanda yeniden faiz artırımına gidebileceğine işaret ediyor. Bu çerçevede ECB'nin 29 Ekim'de faizleri sabit bıraktıktan sonra, büyüme ve enflasyona ilişkin yeni uzman projeksiyonlarını açıklayacağı 17 Aralık toplantısında bir kez daha faiz artırması en olası senaryo olarak değerlendiriliyor. Fransa kaynaklı finansal riskler ön plana çıksa da ECB'nin bilanço küçültme hızında herhangi bir değişikliğe gitmesini beklemiyoruz."












