6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI - Deprem bölgesinin ulaştırma altyapısına yapılan yatırım 80 milyar liraya yaklaştı
AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR/MERTKAN ORUÇ - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgenin ulaştırma altyapısına yönelik çalışmaların ilk günden itibaren aralıksız sürdüğünü belirterek, "Depremler sonrası ulaştırma alanında bölgenin...
AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR/MERTKAN ORUÇ - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgenin ulaştırma altyapısına yönelik çalışmaların ilk günden itibaren aralıksız sürdüğünü belirterek, "Depremler sonrası ulaştırma alanında bölgenin fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve hasarlarının giderilmesi amacıyla yaklaşık 79,4 milyar yatırım gerçekleştirdik." dedi.
Uraloğlu, AA muhabirine 6 Şubat 2023'te meydana gelen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürütülen ulaştırma ve altyapı çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Afet bölgesindeki ulaşım altyapısının güçlendirilmesi ve hasarların giderilmesi için kapsamlı yatırımlar yaptıklarına işaret eden Uraloğlu, "6 Şubat'ta Türkiye büyük bir felaketi yaşadı ve bölgedeki ikinci depreme ben de yakalandım. Bölgede deprem sürecinde 60 gün kaldık, dertleri ve acıları hafifletmek için gayret ettik." diye konuştu.
Uraloğlu, depremin ardından bölgedeki ulaştırma ve haberleşme altyapısına yönelik çalışmaların ilk günden itibaren aralıksız sürdüğünü söyledi.
Bu kapsamda 11 ilde kritik altyapıların yeniden yapılandırılması için yoğun çaba gösterildiğini belirten Uraloğlu, "Depremler sonrası ulaştırma alanında bölgenin fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve hasarlarının giderilmesi amacıyla yaklaşık 79,4 milyar yatırım gerçekleştirdik." ifadesini kullandı.
"Altyapımızı hızla yeniden işler hale getirdik"
Uraloğlu, depremlerden, 68 bin 550 kilometrelik ulusal yol ağının bölgede bulunan 9 bin 176 kilometresinin yani yalnızca yaklaşık yüzde 2'sinin etkilendiğine, yol ağının yüzde 98'inin zarar görmediğine dikkati çekerek, hasar gören kesimlerde ise yolların açık tutulması ve iletişimin kesilmemesi için sahada 7 gün 24 saat çalışıldığını belirtti.
Afet risklerine karşı güçlü bir ulaştırma altyapısı oluşturmanın, yalnızca kalkınma değil, aynı zamanda milli güvenlik açısından stratejik bir gereklilik olarak öne çıktığına işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"6 Şubat depremlerinin ardından ulaştırma altyapımızın dirençliliği bir kez daha kanıtlanmıştır. Tüm ulaşım sektörlerinde büyük bir seferberlik yürüttük ve hala yürütmeye devam ediyoruz. Deprem bölgesindeki hastanelerimizin bağlantı yollarını tamamlayarak hem sağlık hizmetlerine erişimi hem de lojistiği güçlendirdik. Asrın felaketinin ardından ulaşım ve iletişim altyapımızı hızla yeniden işler hale getirdik. Kara, demir ve hava yollarımızda onarımları tamamlayarak afet bölgesinde ulaşımı kesintisiz hale getirdik."
"Hatay Havalimanı'nı yeniden ayağa kaldırdık"
Uraloğlu, deprem bölgesindeki tahliye ve yardım lojistiği süreçlerinde ulaştırma altyapısının kritik rol oynadığını belirtti.
Hatay Havalimanı'nın 3 bin metrelik pistinde depremden dolayı ağır hasar oluştuğunu anımsatan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"9 Şubat 2023'ten itibaren yalnızca görerek uçuş şartlarında ambulans, insani yardım, VIP ve askeri amaçlı olmak üzere helikopter uçuşlarına, 12 Şubat 2023 tarihi itibarıyla da insani yardım, ambulans ve askeri uçak trafiğine açtık. Şu ana kadar 2 bin 720 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki yardımcı pisti hizmete aldık. Toplam 10 uçak park pozisyonlu yeni apronun, yeni pist ile apron arasındaki bağlantı taksi yolunun, regülatör binası ve ısı merkezinin inşa çalışmalarını tamamladık. Tekrardan güçlü şekilde ayağa kaldırdığımız Hatay Havalimanı'mızda 2025'te KKTC ve Düsseldorf seferleriyle dış hat uçuşlarını da başlattık. Ayrıca, depremde zarar gören yaklaşık 5 kilometrelik Hatay Havalimanı bağlantı yolundaki çalışmalarımızı da tamamlayarak vatandaşımızın hizmetine sunduk. Şu anda Hatay Havalimanı'nın 3 bin metre uzunluğundaki ana pistindeki kaplama beton imalatlarına devam ediyoruz. İlave apron sahalarında ise kazı ve dolgu işlemlerini tamamladık, üstyapı çalışmalarına başladık. Tüm bu çalışmalarımızı 2026 yılı içinde tamamlamayı planlıyoruz."
Uraloğlu, bölgeye deprem döneminde afetzedelerin yanı sıra gönüllü, doktor ve askeri personelin de aralarında bulunduğu 77 bin 974 yolcuyu taşımak için 450 tren seferi yapıldığı bilgisini vererek, bölgeye 171 tren ve 3 bin 164 vagonla, insani yardım malzemesi, konteyner, iş makinesi ve kömür gibi vatandaşların ve bölgenin ihtiyacı olan malzemelerin ulaşmasını sağladıklarını anlattı.
Deprem sonrası 64 yolcu vagonunu, 4 dizel tren setini, 3 elektrikli tren setini ve vagonları, 4 bin 767 vatandaşın barınma ihtiyacını karşılamak için hizmete açtıklarını bildiren Uraloğlu, "Mersin-Adana-Toprakkale, Toprakkale-İskenderun, Malatya-Yolçatı gibi 1275 kilometrelik demir yolu hattı depremde hasar gördü. Depremin ardından hızla yapım ve onarım çalışmalarına başladık. Hasar olan hatların büyük kısmında çalışmaları tamamlayarak demir yolu işletmeciliğine açtık." diye konuştu.
"Kesintisiz iletişim için seferberlik başlatıldı"
Uraloğlu, deprem sonrası haberleşme altyapısının kesintisiz sürdürülebilmesi için ilk andan itibaren yoğun seferberlik başlatıldığını hatırlatarak, depremin ardından işletmeciler tarafından yaklaşık 500 mobil, karavan, römork tipi baz istasyonu, 3 bin 500'e yakın jeneratör ile 8 acil iletişim aracının hızla afet bölgesine sevk edildiğini anımsattı.
Bakanlık ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu koordinasyonunda, afet ve acil durumlar için hazırda bekletilen 36 römork tipi mobil baz istasyonunun ve ULAK Haberleşme AŞ'ye ait 4 mobil baz istasyonunun Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman'a yönlendirildiğini aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:
"TÜRKSAT AŞ tarafından da afet bölgesinde iletişim altyapısının güçlendirilmesine yönelik önemli çalışmalar yürütüldü. 163 noktaya ücretsiz VSAT uydu terminalleri ve kablosuz erişim noktaları kuruldu. Konteyner kentlere fiber altyapı, kablosuz internet hizmeti ve Türksat 5B uydusu üzerinden uydu internet erişimi sağlandı. Konteyner ve çadır kentlerin mobil kapsama ihtiyaçları da karşılandı."












