Japonya'da Yapay Zeka Benimsenmesi Yavaş İlerliyor

Japonya, işgücü sıkıntısı ve yaşlanan nüfusa rağmen yapay zeka kullanımında ABD ve İngiltere'nin gerisinde. OECD verilerine göre çalışanların sadece %8,4'ü yapay zeka kullanıyor. Riskten kaçınan kurum kültürü, düşük dijital okuryazarlık ve eski sistemler bu durumun nedenleri arasında. Hükümet teşvik yasasıyla benimsemeyi artırmayı hedefliyor.
Ciddi işgücü sıkıntısı, yaşlanan nüfus ve kronik verimlilik sorunlarıyla karşı karşıya olan Japon şirketlerinin yapay zekayı benimsemek için son derece elverişli bir ortamda olması beklenebilir. Ancak birçok işyerinde yapay zeka kullanımı, ABD ve İngiltere ile karşılaştırıldığında hala yavaş ve temkinli ilerliyor. Japonya'nın yapay zekaya yaklaşımı, ülkenin ağır ilerleyen geleneksel Noh tiyatrosu oyunlarından birini andırmaya başladı.Sahnedeki maskeli karakterlerin tamamı harekete geçilmesinin acil olduğu konusunda hemfikir ve bu çağrı ciddi bir mutabakatla sürekli tekrarlanıyor. Buna rağmen oyuncular oldukları yerde donup kalıyor.Dramatik gerilimi artırmak için harika, ancak ülkenin acil sorunlarını çözmek için son derece kötü bir yöntem.Yapay zekanın işyerlerindeki kullanımına ilişkin veriler, Japonya'nın geride kaldığını gösteriyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) geçen yılın sonunda yayımladığı rapora göre Japon çalışanların yalnızca yüzde 8,4'ü işlerinin bir parçası olarak yapay zeka kullanıyor.Buna karşılık, ayrı istatistiklere göre bu oran ABD'de yüzde 50, İngiltere'de ise yüzde 32. Yapay zeka kullanımında Birleşik Arap Emirlikleri'nin ardından dünyada ikinci sırada ve Asya'da ilk sırada olduğu belirtilen Singapur'da çalışanların yüzde 56'sının yapay zekayı "haftada birkaç kez" kullandığı ifade ediliyor.Peki Japonya neden bu kadar ağır davranıyor? ABD merkezli Kuse AI adlı girişimin kurucu ortaklarından Austin Xu'ya göre bunun nedeni, Japon şirketlerinin muhafazakar ve riskten kaçınan bir yapıya sahip olması. Şirketi kısa süre önce yapay zeka sistemlerini ülkedeki firmalara satmak amacıyla Japonya'da bir ofis açtı.Xu, "Süreçlerin ve uzlaşma kültürünün işleri gerçekten yavaşlattığı kuruluşlar var" diyor."Özellikle müşteriye dönük işlerde yapay zekanın hata yapmasına yönelik tolerans neredeyse sıfır. Bazı şirketler, bir işi makineye yaptırmaktansa o pozisyonu boş bırakmayı tercih ediyor."Xu, ABD'deki durumun çok farklı olduğunu ve bazı şirketlerin verimliliği artırmak için yapay zeka araçlarına şimdiden çok daha fazla hareket alanı tanıdığını söylüyor."ABD'de yapay zeka iş arkadaşları önce yardımcı olarak sürece dahil oluyor, ardından yavaş yavaş iş akışının bir parçası haline geliyor. ABD'li yöneticilerin yaklaşımı çoğunlukla 'Bırakalım denesin, sonra düzeltiriz' şeklinde."Xu, Japon şirketlerinin yapay zekaya kullanacak kadar güvenmeden önce daha fazla kanıt görmek istediğini de sözlerine ekliyor.Kyoto İleri Bilimler Üniversitesinde uluslararası yönetim profesörü olan Parrisa Haghirian da birçok Japon şirketinin yapay zekaya yönelmek için fazlasıyla riskten kaçındığı görüşünde."Yapay zekanın benimsenmesinde yaşanan zorluklar, Japon şirketlerinde herhangi bir değişikliğin hayata geçirilmesinde karşılaşılan zorluklarla aynı. Yapay zeka kullanımının, özellikle iş yerlerinde, hala oldukça sınırlı ve temkinli olmasının nedeni bu."Haghirian da Japonya'daki yaklaşımı ABD'nin daha girişimci kültürüyle karşılaştırıyor ve Japon şirketlerinin hatalara, belirsizliğe ve itibar riskine karşı son derece hassas olduğunu savunuyor."Üretken yapay zeka henüz tamamen güvenilir olmadığı için Japonya'da daha çok metin yazma, özet çıkarma veya bilgi toplama gibi düşük riskli işlerde kullanılıyor. Temel operasyonlarda, karar alma süreçlerinde veya genel işleyişin iyileştirilmesinde ise çok daha az tercih ediliyor" diyor.
Japonya'nın sağlık sektörünün yapay zekaya yönelme konusunda özellikle yavaş olduğu belirtiliyor. Bazı hastanelerde hasta dosyalarının dijital ortama aktarılması bile henüz tamamlanmış değil.Adının açıklanmasını istemeyen bir Japon hastane çalışanı, "Kağıt belgeler inanılmaz bir hızla birikiyor" diyor."Taş Devri'nde gibiyiz."Japon hükümeti, yapay zekanın yeterince benimsenmemesinden kaynaklanan bu daha geniş çaplı sorunun farkında ve daha fazla şirketin bu teknolojiyi kullanmasını sağlamaya çalışıyor. Ülkenin Yapay Zekayı Teşvik Yasası geçen yıl parlamentodan geçti.Yasa, hafif düzenlemeler yoluyla şirketleri yapay zekaya daha fazla yatırım yapmaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Tokyo yönetimi, Japonya'nın "yapay zekanın geliştirilmesi ve kullanılması konusunda dünyanın en elverişli ülkesi" olacağını vadediyor.Hükümet, yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasının Japonya'nın verimliliğini artırmasına yardımcı olacağına inanıyor. Japonya, gelişmiş ülkelerden oluşan G7 grubu içinde halen en düşük verimlilik seviyesine sahip.Japonya Maliye Bakanlığı, şirketlerde yapay zeka kullanımının şimdiden önemli ölçüde arttığını ve beş yıl önce yüzde 11 olan kullanım oranının bugün yüzde 75'e ulaştığını belirtiyor.
Ancak eleştirmenler, bu şirketlerin her birinde çalışanların yalnızca çok küçük bir bölümünün yapay zeka kullandığını ve kullananların da teknolojiden son derece sınırlı ölçüde yararlandığını savunuyor.Meiji Üniversitesinde Japonya'nın toplumsal sistemi ve teknoloji üzerine çalışan Prof. Yasushi Ogasawara, işgücünde teknoloji konusunda yeterli bilgiye sahip insan bulunmadığını söylüyor."Japonlar akıllı telefon gibi teknolojik cihazlarla uğraşmayı sevse de burada dijital okuryazarlık düşük" diyor.Bu durum, yılın başında yayımlanan ve Japonya'nın 2030 yılına kadar yaklaşık 800 bin bilişim uzmanı açığıyla karşı karşıya kalacağını belirten bir raporda da ortaya kondu.Birçok şirketin güncelliğini yitirmiş bilgisayar sistemleriyle mücadele ettiği de belirtiliyor. Bu sistemlerin yaklaşık yüzde 60'ı 20 yıldan daha eski.Ogasawara ayrıca, Japon şirketlerinin yapay zeka geliştirmekten ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek iş kayıplarından ziyade, işsizliğin artmasını önleme konusunda daha fazla baskı altında olduğunu söylüyor."Hükümet yapay zekadan, çalışanlara yeni beceriler kazandırmaktan ve dijital yetkinliklerden söz ediyor. Ancak gerçekte insan kaynağını dijital becerilere uyarlamak zor, çünkü en büyük öncelik tam istihdamı korumak" diyor.Bununla birlikte işe alım uygulamalarında bir değişim yaşanıyor. Bazı şirketler, yeni mezunları işe alırken artık "yapay zeka okuryazarlığına" öncelik veriyor.Özel sektörde, büyük bir genel ticaret şirketi olan Kanematsu gibi büyük firmalar, nisanda işe başlayan Uta Yamaguchi gibi teknoloji konusunda yetkin mezunları istihdam ediyor.İş yerinde yapay zekayı oldukça sık kullandığını dile getiren Yamaguchi, "Çalışma arkadaşlarımın çoğu da onu çok sık kullanıyor. Yöneticime e-posta yazarken, karmaşık belgeleri özetlerken, toplantıları kaydederken ve toplantı özetleri hazırlarken yararlanıyoruz" diyor.Ancak Yamaguchi, ABD'den farklı olarak, çok aşamalı işleri bağımsız biçimde yürütebilen yapay zeka sistemlerinin Japonya'da hala neredeyse hiç görülmediğini söylüyor.Bununla birlikte ileri görüşlü yaklaşımıyla tanınan işvereni artık bu sistemleri kullanmaya başlamış durumda.Ogasawara, "Japonya'daki değişim sınırlı" diyor ve ekliyor: "Japon toplumu sancısız bir reform bekliyor. Bu nedenle köklü bir reform gerçekleştirmenin en hafif ifadeyle zor olduğu söylenebilir."Japonya'da "sarsıcı değişim" hoş karşılanmayan bir kavram olabilir. Ancak bu değişim yaşanmadığı takdirde ülkenin ihtiyaç duyduğu verimlilik artışı ulaşılması güç bir hedef olarak kalabilir.Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. .



















