Brüksel: Bakan Aydın Brüksel'de

Brüksel: Bakan Aydın Brüksel'de

Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği Tarafından Belçika'nın Başkenti Brüksel'de Düzenlenen "AB'nin Çok Kültürlü Kimlik Arayışı, Osmanlı Tecrübesi" Adlı Konferansta, AB Demokrasisinin, Yapılanlarla Çeliştiğini ve Türkiye'ye Haksızlık Yapıldığını Söyledi.

Brüksel: Bakan Aydın Brüksel'de

Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği tarafından Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen "AB'nin Çok Kültürlü Kimlik Arayışı, Osmanlı Tecrübesi" adlı konferansta, AB demokrasisinin, yapılanlarla çeliştiğini ve Türkiye'ye haksızlık yapıldığını söyledi.

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin Brüksel'de düzenlediği "AB'nin Çok Kültürlü Kimlik Arayışı, Osmanlı Tecrübesi" konulu sempozyuma katılan Devlet Bakanı Prof. Mehmet Aydın, son dönemde Türkiye'nin AB yolunda büyük başarılara imza attığını belirterek, "Türkiye olarak 50 yıldır AB ile ilişkimiz var, fakat son 10 yıldır bu gündemden düşmedi. AB, 4 ana konuda Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkıyor. AB'nin bu tutumunu rasyonel bulmuyorum. AB'nin bu tutumunu kültürel söylemler ve kültürcü söylemler diye cevaplandırıyoruz. 1834 yılında Belçika tarafından 2. Mahmud'a gönderilen mektupta bizleri ülke olarak tanıyan sözlerini unutmadık. AB demokrasiye ve insanlığa önem veriyor, fakat yaptıklarıyla çelişiyor. Biz her zaman adaletten ve demokrasiden yanayız" dedi.

Son dönemde Avrupa'nın dini farklılıkları ön plana çıkardığına dikkat çeken Aydın, "Türkiye'ye çok büyük, çok yoksul ve sorunlu bir ülke olarak bakılıyor. Bir gün yanıldıklarının farkına varacaklar" şeklinde konuştu. Türklerin asla 'ben' diye konuşmaktan hoşlanmadıklarını ifade eden Bakan Aydın, "Kendimizi savunmaya tenezzül etmiyoruz, başkalarının hakkını savunuyoruz. Bizim kültürümüze yapılan haksız saldırılaraysa sessiz kalmamız mümkün değil. Eğer dikkat edilirse kanun benim diyen bir anlayışa Osmanlı İmparatorluğu'nda rastlamak mümkün değil. O dönemde kanunlar yönetenleri ve yönetilenleri kapsıyordu. Gayrimüslimin malına, canına, ırzına zarar vermek yasaktı. Hatta barışı öyle bir sağlamlaştırmıştılar ki, İspanya'daki Yahudiler gibi başka bir ülkenin zulmünden kaçanlar, soluğu İstanbul'da alıyorlardı" diye konuştu.