Adnan Oktar organize suç örgütü davası
Haberler » Güncel » Adnan Oktar organize suç örgütü davası - Haber

Adnan Oktar organize suç örgütü davası

Adnan Oktar organize suç örgütüne yönelik soruşturma sonucunda haklarında dava açılan ve örgütün elebaşı Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 167'si tutuklu 226 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Adnan Oktar organize suç örgütü davası

organize suç örgütüne yönelik soruşturma sonucunda haklarında dava açılan ve örgütün elebaşı Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 167'si tutuklu 226 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salondaki duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Ahmet Çelik, kimyager olduğunu bu nedenle iddianamede belirtilenin aksine "Kimyager" kod adı kullanmadığını söyledi.

Adnan Oktar ve diğer sanıklarla 15 yıllık dostlukları olduğunu belirten sanık Çelik, "Biz Allah rızası için bir araya geldik, bu yönde hayatımızı vakfettik. Bizim kardeşliğimiz, hem dünya hem ahiret için." dedi.

İddianameye göre örgüt yöneticisi olarak geçen kişilere para aktarımlarının tespit edildiği hatırlatılan sanık Çelik, birine para göndermek isteyen ancak müsait olmayan arkadaşlarının yerine para gönderimleri yaptığını ileri sürdü.

Türk milliyetçisi bir insan olduğunu savunan tutuklu sanık Ali Kasap da Oktar ve çevresindeki kişileri suç örgütü olarak görmediğini belirtti. Böyle bir durum olsa bu kişilerle birlikte olmayacağını iddia eden sanık Kasap, "Benim 82 yaşındaki babam cezaevine beni ziyarete geldiğinde, 'Oğlum örgütmüşsünüz de 40 yıl sonra mı anlamışlar?' dedi. Aklı başında bir insanım. Hayatıma baktığınızda suç değil başarı görürsünüz. Ailem Isparta'nın en köklü ve saygın ailelerinden biridir. Ahlaksız bir iddiayla tecavüzle suçlanıyorum." ifadelerini kullandı.

Kasap, ailece infak ve sadakayı sevdiklerini, memleketleri Isparta'da bu amaçla okul ve cami yaptırdıklarını anlatarak, "Bunların yanı sıra Adnan Bey'in kitaplarını aldım, dağıttım. Adnan Oktar sayesinde güzel ahlaka kavuştuk. Yıllar önce yüksek meblağda para batırdım. Tehdit ediliyordum. Koruma talebinde bulundum, reddedildi. İkametim orada olduğu için Isparta Valiliği'nden ruhsatlı silah aldım. Kimsenin korumalığını yapacak bir insan değilim. Akşamları müsait olunca A9 kanalına giderim, sevdiğim insanların yayına giderim. Orada bulunmaya nöbet diyorlar, ben nöbet tutmadım. Türkiye'nin en genç rekortmenlerindenim. Hakkımdaki cinsel istismar iddialarını reddediyorum." diye konuştu.

Tutuklu sanıklardan Ali Emre Bukağılı ise suçlamaları reddederek, örgüt suçunu da saçma bulduğunu anlattı. Kendisine cinsel saldırı suçlarının yöneltildiğini ancak olayların ne yerinin ne de mekanının belli olmadığını savunan Bukağılı, hukuka ilgisi olduğunu, son birkaç yıldır medyayı takip ettiğini, dini değerlere, Cumhurbaşkanına, devlete aykırı şeyler görünce şikayette bulunduğu söyledi.

Bukağılı, mahkeme başkanının "Dini bir cemaat misiniz?" sorusuna, "Değiliz, bir topluluğuz." cevabını verdi.

Bir müşteki avukatı, "Gerek hukuk bürolarında gerekse evlerde hakim ve savcıları misafir ettiniz mi?" diye sordu.

Sanık Bukağılı, hakim ve savcılarla görüştüklerini, kendilerini sevdiklerini öne sürerek, "Konferanslara çağırırdık gelmezlerdi mesela, 'Şaibe olmasın.' derlerdi ama mesela Anadolu Adliyesi'nde hakim M.L. vardır. Çok iyi bir insandır. Onu Çırağan'daki iftara çağırmıştık, geldi." dedi.

Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için yarına bırakıldı.

Kaynak: AA