Malatya'da Emekliler Açlık Sınırının Altında Kalan Maaş Artışlarını Protesto Etti

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şubesi ile Emekliler Meclisi Malatya Şubesi, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verileri ve açlık sınırının altında kalan emekli maaş artışlarını basın açıklamasıyla protesto etti. Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, ““Ne yaparsanız yapın, emeklinin sefaletini unutturamazsınız.” dedi.

Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA

(MALATYA) - Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şubesi ile Emekliler Meclisi Malatya Şubesi, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verileri ve açlık sınırının altında kalan emekli maaş artışlarını basın açıklamasıyla protesto etti. Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, "Ne yaparsanız yapın, emeklinin sefaletini unutturamazsınız." dedi.

Malatya Kapalı Çarşı'da bir araya gelen emekliler, "Eskiden emekli maaşlarıyla ev, araba hesabı yapılırdı; şimdi zeytin, peynir, yumurta hesabı yapılıyor", "Çare bulamadınız ya emekliye geçim hakkı ya da seçim hakkı", "Emeklilik devlete yük değil, bedeli peşin ödenmiş bir haktır", "Emekliye müjde değil, hakkımızı verin", "Emekliye verilen sefalet ücreti kabul edilemez" yazılı dövizler taşıdı.

Açıklamayı Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş okudu.

"Emekliye açlık bile lüks oldu"

Göktaş, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarına göre açlık sınırının 30 bin TL, yoksulluk sınırının ise 100 bin TL'ye ulaştığını belirterek, "Asgari ücretlinin aldığı 28 bin TL, emeklinin aldığı ise 20 bin TL'dir. Milyonlarca engelli, dul ve yetim en düşük emekli maaşının yarısı kadar ücret almaktadır. Beş emekli maaşı bir yoksulluk sınırı etmiyor. Bu koşullarda emekliye açlık bile lüks oldu." dedi.

"Sadaka değil emeğimizin hakkını istiyoruz"

En düşük emekli maaşının 45 bin TL olması gerektiğini ifade eden Göktaş, şunları söyledi:

"Biz yoksulluktan vazgeçtik. Açlık bile bize lüks olur artık. Emeklinin ve asgari ücretlinin oylarıyla 23 yıl aralıksız, koalisyonsuz bu ülkeyi yönetenler tarihe zengin dostu, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmak için yemin etmiş bir yönetim olarak geçeceksiniz. Bu, önceden hesaplanmış, emeklinin ve asgari ücretlinin ekmeğinden, sofrasından alıp zengine yanaşan teşkil edilmiş bir çekme hesabıdır. Biz emekliler iktidardan sadaka değil; 30 yıl aralıksız çalışmış, primini ödemiş, vergisini ödemiş, cezasını ödemiş insanların bugün emeğinin hakkını istiyoruz. Yapılan bu artışlar maaş artışı değildir. Talimatla aşağıya çekilmiş enflasyon farkıdır. TÜİK'e göre yıllık enflasyon yüzde 30'dur. Ama vatandaşın bizzat yaşadığı enflasyon yüzde 80'dir. İktidar bu enflasyona çare bulmadıkça, en düşük emekli aylığına yüzde 100 artış yapsa ne olur?"

"Zenginin tokluk sınırı nedir?"

Maaş artışları daha belli olmadan temel tüketim maddelerine zam geldiğini, emekli için açlık ve yoksulluk sınırının belli olduğunu söyleyen Göktaş, "Peki, zenginin tokluk sınırı nedir? Zenginlik sınırı nedir? Söyleyin, biz ona göre algılayalım. Nüfusun yüzde 80'i açlık sınırı altında perişan yaşarken, iktidar sahiplerinin başka ülkelere yardım etmesinin, borçlarını silmesinin, birkaç yandaş şirketin vergisini ve borcunu ertelemesinin, başka ülkelerin vatandaşlarını ülkemize doldurup emeklinin ve asgari ücretlinin rızkını onlara vermesinin mantığı nedir?" ifadelerini kullandı.

"Emekliye şükredin sabredin diyemezsiniz"

Nüfusun büyük bölümünün açlık sınırı altında yaşadığını kaydeden Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sizden önce 'kuru ekmek, soğan yeriz' diyen fakir halk, siyasi tercihleriniz sonucunda artık kuru ekmek de bulamıyor. Akşamları pazarcı artıklarıyla muhtaç hale gelinmiştir. Emekli açken, 5–17 milyon lira maaş alanlar varken emekliye 'şükredin, sabredin' diyemezsiniz. Bir ülkenin yüzde 80'i açlık ve sefalet yaşarken, yüzde 20'si lüks ve şatafat içinde yaşıyorsa, o ülke adaletli yönetilmiyor demektir."

"Milyonlarca emeklinin sorunları görmezden gelindi"

2026 yılı bütçesi görüşmelerini eleştiren Göktaş, milyonlarca emeklinin sorunları görmezden gelindiğini belirterek, "En düşük emekli maaşını iyileştirmek adına tek bir adım atılmamıştır. Birkaç muhalefet milletvekili dışında çoğunuz sessiz kaldınız. 'En düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olsun' denildiğinde kahkaha atanlardan, masaya vurarak 'olur olur, başka emekliniz var mı' diyenlerden, 'emekli 80 yaşına kadar yaşıyor, sorun orada' diyenlerden, 'emekliye çok verirseniz yoldan çıkar, günaha girer' diyenlerden emeklinin bir şey beklemesi sadece gaflettir." diye konuştu.

"Büyümeden payımızı istiyoruz"

"Ekonomi büyüyor diyorsunuz, o zaman bu büyümeden hakkımızı istiyoruz." diyen Göktaş, "Kişi başı milli gelir 17 bin 900 dolar oldu diyorsunuz. İnanıyoruz, doğrudur. Ancak en düşük emekli maaşı alan birinin yıllık geliri 5 bin dolar yapar. Emeklinin hakkına düşen geri kalan aylık bin dolar, yıllık 12 bin dolar ne oldu? Kimin cebine gitti? Kur korumalı mevduatla kime peşkeş çektiniz? Hangi ihaleleri alan şirketlerin borçlarını sildiniz? Ekonomi politikaları sonucunda dış borç yetmedi, bir de faizin faizi çıktı. Bu faize ödediğiniz milyar doları emekliye verseydiniz, emekli bugün açlık sınırının yarısı değil, belki de yoksulluk sınırı kadar maaş alıyor olacaktı." dedi.

"Emeklinin sefaletini unutturamazsınız"

Hükümetin ülke gündemini suni gündemlerle meşgul ettiğini söyleyen Göktaş, " Ne yaparsanız yapın, emeklinin sefaletini unutturamazsınız." ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA / Yerel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.