DİSİDER Başkanı Akbaş: "Toplumsal barış, kalkınmanın anahtarıdır"

Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisinin önümüzdeki günlerde ele alacağı, "Terörsüz Türkiye" süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisinin önümüzdeki günlerde ele alacağı, "Terörsüz Türkiye" süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
DİSİDER Başkanı Akbaş, toplumsal barışın kalkınmanın anahtarı olduğunu söyledi. Akbaş, "Türkiye Büyük Millet Meclisinin önümüzdeki günlerde ele alacağı, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin ilk aşamasını oluşturan çerçeve yasa teklifi, yalnızca hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda ülkemizin huzuru açısından toplumsal barışı ve ekonomik kalkınmasında önemli bir dönüm noktası olma potansiyeli taşımaktadır. Yarım asra yaklaşan çatışmalı ortam, yalnızca güvenlik alanında değil; ekonomik kalkınma, yatırım ortamı, istihdam, eğitim, turizm ve toplumsal huzur üzerinde de ağır maliyetler oluşturmuştur. Bu nedenle kalıcı huzur ve güven ortamını güçlendirecek her demokratik ve hukuki adım, milletimizin ortak geleceği açısından büyük önem arz etmektedir. Toplumun çok geniş bir kesiminin bu süreci desteklediğini ve kalıcı huzur beklentisi içinde olduğunu görüyoruz. Bu beklentinin karşılık bulması, demokratik meşruiyetin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin yürüteceği çalışmalarla daha da güçlenecektir. Bundan en çok bölge insanı ve ülke ekonomisi kazanacaktır" dedi.
Milletin iradesiyle seçilen Gazi Meclisin tüm milletvekillerinin, tarihi sorumluluklarının bilinciyle hareket ederek, ülkenin birlik ve bütünlüğünü, hukuk devletini, toplumsal huzuru ve ortak geleceğini önceleyen bir anlayışla gereğini yapacaklarına olan inancın tam olduğunu aktaran Akbaş, şu ifadeleri kullandı:
"Barışın ekonomik karşılığı üretimdir. Üretimin karşılığı istihdamdır. İstihdamın karşılığı ise toplumsal refahtır. Bu zinciri ne kadar güçlendirirsek, ülkemizin geleceği de o kadar güçlü olur. Bu da hem bölgesel kalkınmayı hem de Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü olumlu etkiler. İş dünyası olarak en büyük beklentimiz, güven ve istikrar ortamının kalıcı hale gelmesi, yatırım ikliminin güçlenmesi, üretimin, ihracatın ve istihdamın artmasıdır. Özellikle Diyarbakır ve bölgemizin sahip olduğu potansiyelin huzur ortamıyla birlikte çok daha güçlü şekilde ekonomiye kazandırılacağına inanıyoruz. DİSİDER olarak, Türkiye'nin geleceğine katkı sağlayacak her türlü demokratik, hukuki ve yapıcı adımı desteklemeye, üretimin, kalkınmanın, kardeşliğin ve ortak aklın yanında olmaya devam edeceğiz."










