Hizan'ın Karakovan Balı Avrupa Pazarında

Bitlis'in Hizan ilçesindeki yüksek dağ ve yaylalarda üretilen, tadı, aroması ve kalitesiyle benzerlerinden ayrılan karakovan balının hasadına başlandı.

ŞENER TOKTAŞ - Bitlis'in Hizan ilçesindeki yüksek dağ ve yaylalarda üretilen, tadı, aroması ve kalitesiyle benzerlerinden ayrılan karakovan balının hasadına başlandı.

Hizan'da ilkbaharda zengin floraya sahip yüksek kesimlerindeki yayla ve dağlara bırakılan kovanlarda organik üretilen karakovan balı ilçe ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

Meşakkatli bir uğraşın ardından üretilen, Hollanda, İngiltere ve Katar'a ihraç edilen balın, aralarında Suudi Arabistan, Almanya ve İtalya'nın da olduğu 10 ülkeye daha ihraç edilmesi hedefleniyor.

"Kilosunu 500 liradan ihraç ediyoruz"

Hizan Bal Üreticileri Birliği Başkanı Seyithan Ekinci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, karakovan balıyla tanınan ilçede yaklaşık 60 bin kovan bulunduğunu, bu rakamın Türkiye'deki kovan sayısının yüzde 39'una tekabül ettiğini söyledi.

Hizan'ın en büyük gelir kaynağının arıcılık olduğunu, bölgede fenni bal üretimi de yapıldığını anlatan Ekinci, "Havalar soğuduğu için karakovan balı hasadına başlandı. Hizan dağlık bir bölge, arıcılık için elverişli. İlçenin bitki florası da oldukça güzel. Dağlarımızda kekik ve geven yoğunlukta." dedi.

Ekinci, bal yarışmalarında dünya birinciliği ve ikinciliklerinin bulunduğunu vurgulayarak, "Balda iddialıyız. İngiltere, Hollanda ve Katar'a bal gönderiyoruz. Bunu genişletmek istiyoruz. Avrupa'da en az 10 ülkeye bal ihraç etmeye çalışıyoruz. Numunelerimizi gönderdik, sonuçlarını bekliyoruz. Sadece karakovan balı yaklaşık bir milyon lira ilçenin ekonomisine katkı sağlıyor. Balın kilosunu 500 liradan ihraç ediyoruz." diye konuştu.

"Bin kovandan 8 ton bal hasat ediyoruz"

Türkiye'de karakovan sayısının en fazla olduğu ilçede bal üreticileri, hasat için sabahın erken saatlerinde yaylaların yolunu tutuyor.

Sağırkaya köyünde yaşayan ve Yolalan beldesindeki yaylada bal hasadı yapan 8 çocuk annesi 42 yaşındaki Saniye Gülmak ise bölgede 100 yıldır arıcılık mesleğinin sürdürüldüğünü ifade etti.

Dede ve babasının yanı sıra eşinin de arıcılık yaptığını anlatan Gülmak, "Sabah erkenden kalkıp ev işlerini yapıyoruz. Çocuklara kahvaltı verip okula gönderdikten sonra arılarımızın bulunduğu yaylaya geliyoruz. Burada akşama kadar bal hasadı yaptıktan sonra tekrar eve dönüyoruz." dedi.

Bal hasadı yapan 37 yaşındaki Ahmet Gülmak da çocukluğundan beri arıcılık yaptığını ve bu mesleği çocuklarına da öğretmek istediğini dile getirdi.

Arıcı Aydın Gülmak ise karakovan balını üretmek için büyük zorluklar yaşadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Kovanları bahar ayında 70 kilometre uzaklıktaki yüksek rakımlı yaylalara bırakıyoruz. Yaylalarda ağırlıklı olarak geven bitkisi bulunduğu için bal daha kaliteli oluyor. Her yıl ekim ayında hasat sezonu başlıyor. Bin kovandan yaklaşık 8 ton bal hasat ediyoruz. 140 kilometre geliş gidiş yapıyoruz. Zor ama geçimimizi arıcılıkla sağladığımız için mecburen bu işi yapıyoruz."

Kaynak: AA