TVF Genel Müdürü Ermut, Londra'daki 5. AlBaraka Zirvesi'nde İslami finansı anlattı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TVF Genel Müdürü Salim Arda Ermut, Londra'daki 5. AlBaraka Zirvesi'nde İslami finansın geleceğini değerlendirdi. Ermut, İslami finansı uzun vadeli stratejilerinin parçası gördüklerini, İstanbul Finans Merkezi tam operasyonel olduğunda 50 bin kişinin çalışacağını söyledi.

Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdürü Salim Arda Ermut, bölgesel sorunlar küresel sorunlar haline gelirken tecrübelerinin yeni sınamalara ayak uydurmada daha önemli hale geldiğini söyledi.

Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu 5. AlBaraka Zirvesi, İslami finansın etik ilkeleri, düzenleyici çerçeve ile bu alandaki teknoloji ve finansal fırsatları masaya yatırmak üzere bu yıl Londra'da 13-14 Ekim'de "Eylemde Etik: Temelleri Yeniden İnşa Etmek ve İslami Ekonominin Küresel Etkisini İleri Taşımak" temasıyla düzenleniyor.

Ermut, 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nin haziranda Türkiye'de gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Bugün de o zirvede bıraktığımız yerden devam edip daha ileriye gideceğiz." dedi.

İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) Türkiye'nin küresel bir finans merkezi haline gelmesi hedefine yönelik önemli bir adım olduğunu kaydeden Ermut, İstanbul'un gelişmiş ulaşım ağı ve Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'yı buluşturan coğrafi konumuyla öne çıktığını anlattı.

Ermut, İstanbul ve Türkiye'nin bugünün küresel ekonomisi için önemli sayılacak değişen şartlara kolayca uyum sağlama özelliğine sahip olduğuna da dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bize bölgesel çatışmaların ve kalkınma sorunlarının ortaya çıkardığı sorunların Türkiye'nin yatırım ortamına etkileri soruluyor. Bu bölge hiçbir zaman dünyanın en istikrarlı bölgesi olmadı. Yerin her katmanında farklı bir medeniyetin izi var. Ancak bu durum aynı zamanda bu bölgedeki insanların ve Türkler olarak bizim gücümüzü gösteriyor. Yüzyıllardır ayaktayız ve değişen şartlara ayak uyduruyoruz."

Tüm yaşananların bölgede bu durumlarla mücadele yeteneğini geliştirdiğini vurgulayan Ermut, "Bölgesel sorunlar küresel sorunlar haline gelirken bizim tecrübelerimiz, yeni sınamalara ayak uydurmada daha önemli hale geliyor. İslami ekonominin geleceğini düşündüğümüzde, bölgemizdeki tüm Müslümanların tecrübelerini kullanmanın küresel ekonominin karına olacağını tüm dünyaya anlatmalıyız." diye konuştu.

Ermut, İFM'de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve kamu bankalarının merkezlerinin bulunduğunu belirterek, tam anlamıyla operasyonel hale geldiğinde İFM'de 50 bin kişinin çalışacağını kaydetti.

İFM'nin sadece Türkiye için değil, tüm dünya için önemli bir nokta haline geleceğine vurgu yapan Ermut, finans merkezlerinin yatırımcıları, sermayeyi ve fırsatları bir araya getiren yerler olması gerektiğini dile getirdi.

"TVF olarak İslami finansı uzun vadeli stratejimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz"

Tüm dünyadaki finansal piyasaların yaşadığı sorunlar düşünüldüğünde, etik konusunun daha da önemli hale geldiğine dikkati çeken Ermut, İslami ekonominin güçlü temellerinin dünyayı etkileyeceğini ifade etti.

Ermut, adalet, sorumluluk, şeffaflık ve ekonomiyle güçlü bağlantıların gerçek değeri oluşturduğunun altını çizerek, "Finans, üretim faaliyetlerini desteklemeli, girişimcileri cesaretlendirmeli ve daha geniş anlamda topluma ve ekonomiye değer katmalı. TVF olarak İslami finansı uzun vadeli stratejimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin küresel İslami finans ekosistemindeki yerini güçlendirmek için atılan adımlardan söz eden Ermut, "Yeni gelişmeleri geleneksel bankacılıktaki aynı insanlardan beklemek anlamsızdır. Bu fikri kabul eden yeni bir nesil ve yeni bir insan sermayesi gerekiyor. Türkiye olarak tecrübelerimizden yola çıkarak bunu oluşturmaya çalışıyoruz. Üniversiteler bu nedenle yeni bölümler açtı. Akademik faaliyetler gerçekleşiyor." dedi.

Ermut, Türkiye'de yastık altında tutulan varlıkların ekonomiye kazandırılması için çalışmalar yürütüldüğünü de belirterek, "Merkez Bankasının tahminlerine göre insanların evinde tuttuğu altın rezervinin yaklaşık 500 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu değeri ekonomiye kazandırmalıyız. İslami bankacılık ve İslami finans da bu noktada hayati bir yerde duruyor." diye konuştu.

İslami ekonominin geleceği ele alındı

Nijerya Bütçe ve Ekonomik Planlama Bakanı Doris Uzoka-Anite de Nijerya'da yürüttükleri faizsiz finans faaliyetlerine yönelik açıklamalarda bulundu.

Müslümanlar için tasarlanan finansal sistemin küresel sistemin gerekliliklerini de karşıladığını anlatan Uzoka-Anite, "Tüm dinlerin ticari etik kurallarında samimiyet ve sorumluluk vardır. Paranın nasıl hareket ettiği değil, kimin parasının hareket ettiği, nereye gittiği ve oluşturduğu zenginlik önemlidir. Ekonomiye katkısı, kimin parası olduğu kadar önem taşır." dedi.

Uzoka-Anite, Nijerya'nın milli sukuk sisteminin bu zamana kadar ülkedeki altyapı projelerine yaptığı katkıdan söz etti.

İslami Finans Kurumları Muhasebe ve Denetim Örgütü (AAOIFI) Uluslararası Şeriat Konseyi Başkanı Müftü Muhammed Taki Osmani'nin İslami finansta etik alanında bir konuşma yaptığı zirvenin ikinci günü panellerle devam etti.

Girişimcilik, sosyal medya içerik üreticiliği, dijital dönüşüm ve İslami ekonominin geleceği konuları, "İslami Ekonominin Gelecek Nesli: Dijitalleşme, Girişimcilik, Sosyal Medya ve Yaratıcılık Ekonomisi" başlıklı panelde ele alındı.

Müslümanların tüketmek istediği içeriğin üretimiyle ilgili konuların ve buradaki fırsatların tartışıldığı panelde adil fiyatlandırma, net politikalar ve şeffaf anlaşmaların önemli olduğu vurgulandı.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.