Suat Kılıç: "Seçmenin, Milletvekillerini Transfer Eden Partileri Sorgulaması Lazım"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, milletvekili transferlerine ilişkin, "Eğer bir seçilen açısından o partide siyaset yapma koşulları tamamen sıfırlandıysa da en makul yol ya milletvekilliğinden de istifa etmek ya da bağımsıza geçmektir. Siyasi partilerin bu anlamda köşeye sıkıştırılmasını, siyaset yapamaz hale getirilmesini onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Bu, Türkiye'de siyaseti giderek sıkboğaz eden, daraltan bir durum. Vatandaşın siyasete ve siyasi partilere olan inancını sarsan bir durum. Bu milletvekillerini transfer eden partileri de seçmenin sorgulaması lazım. Bunu da seçmene öneriyor ve tavsiye ediyoruz" dedi.

(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, milletvekili transferlerine ilişkin, "Eğer bir seçilen açısından o partide siyaset yapma koşulları tamamen sıfırlandıysa da en makul yol ya milletvekilliğinden de istifa etmek ya da bağımsıza geçmektir. Doğrusu siyasi partilerin bu anlamda köşeye sıkıştırılmasını, siyaset yapamaz hale getirilmesini onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Bu, Türkiye'de siyaseti giderek sıkboğaz eden, daraltan bir durum. Vatandaşın siyasete ve siyasi partilere olan inancını sarsan bir durum. Bu milletvekillerini transfer eden partileri de seçmenin sorgulaması lazım. Bunu da seçmene öneriyor ve tavsiye ediyoruz" dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıç, ABD'nin Venezuela'ya saldırması ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasıyla ilgili şunları söyledi:

"Venezuela'da yaşananlar dünya barışını tehdit etmekte ve orta vadede yeni bir dünya savaşını tetiklemektedir. Aylardır vahşi batının yeni kovboy düzenine dikkati çekiyoruz. Amerika'nın gözü Venezuela'nın petrol rezervlerindedir. Daha ilk günden 50 milyon varil petrol gasp edilmiştir. Kuşku yoktur ki Maduro'yu itirazsız teslim edenler, Venezuela halkının geleceğini ve tüm doğal kaynaklarını da tek kurşun atmadan teslim etmişlerdir. Bu hatalı seçim ve tepkisiz teslimiyet kendi tercihleridir. Bedelini ise önümüzdeki yüzyıllar boyunca gözyaşlarıyla ödeyeceklerdir. Venezuela halkının ve kurumlarının dirençsizliği Trump'ı daha da cesaretlendirmiştir. Artık kolay lokma olarak gördüğü Venezuela ile de yetinmemekte; Kolombiya'nın, Küba'nın, Kanada'nın ve Grönland'ın işgaline yönelik iştahını açıkça dile getirmektedir. Bugüne kadar 'Dünya 5'ten büyüktür' diyorduk. Tepkisizlik ve teslimiyetten sonra gördük ki dünya 5'ten büyük değil, dünya 1'den bile küçüktür."

"Adaletin terazisi tartıda şaşmamalıdır"

Kılıç, " Türkiye'de Cezaevlerinde Tutuklu ve Hükümlü Sayıları" başlıklı grafiği basın mensuplarına göstererek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İnfaz düzenlemeleriyle cezaevlerinden çıkması gerekenler; adi suçlular, torbacılar ya da eşini yaralayanlar değil, fikir ve düşünce suçluları, siyasi tutuklular, gazeteciler ve hasta mahkümlar olmalıdır. Adaletin terazisi tartıda şaşmamalıdır.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un, 12. Yargı Paketi'nde infaz düzenlemesi olmayacağını vurgulaması önemlidir. Buna karşın MHP'den gelen açıklamalar kaygıyla izlenmektedir. İnfaz düzenlemesi adı altında yumuşatılmaya çalışılan eylem, gerçekte 'örtülü af'tır. Her af, adalete olan güveni biraz daha sarsmaktadır. Son günlerin popüler deyimi 'iç cepheyi tahkim etmek'tir. Devlete ve sisteme karşı yitirilen güveni yeniden tesis etmenin yolu, hukukla hükmetmek ve adaletle yönetmektir. Hükümet hükmedendir; hükmetmek ise yönetmektir. Yönetim hukukla şekillenmeli, sistem adaletle yeniden inşa edilmelidir.

"Sesimizi duyan var mı, bilmiyoruz"

Sürdürülebilir olan, hepimizin yararına olan ve iç barış için gerekli olan hukuk ve adalettir. Bugün Türkiye'de yargıya olan güven dip seviyededir. Dost acı söyler; acı da olsa gerçeği dile getirir. Türkiye içeride safları tahkim etmek istiyorsa yapılması gereken; demokrasiye dönmek, özgürlükleri pekiştirmek ve hukuku güçlendirmektir. İç cepheyi kuvvetlendirmek, işi gücü bırakıp iktidarı desteklemek değildir. İktidara destek vermeyenleri ihanetle suçlamak değildir. Kendisi gibi düşünmeyenleri düşmanlaştırmak değildir. Muhalefet milletvekillerini kendi saflarına katmak da değildir. İç cepheyi kuvvetlendirmek; demokrasiye dönmek, hukukla yönetmek, mahkeme kararlarına riayet etmek ve tutuksuz yargılamayı esas almaktır. İç cepheyi kuvvetlendirmek; 'Ey oğul, beysin. Bundan sonra gücenmek bize, affetmek sana' anlayışını benimsemektir. Olması gerekenleri söylüyoruz ancak televizyon ekranları bize kapalıdır; kamera ve mikrofonlar da öyledir. Çekim varsa yayın yoktur. Sesimizi duyan var mı, bilmiyoruz."

"Ödenen primlerin ve çalışma sürelerinin yok sayılması emek gaspıdır, hak gaspıdır ve zulümdür"

Kılıç, basın toplantısında paylaştığı "Sofradaki Yangın: 2017-2025" başlıklı grafiğe ilişkin de, "Şimdi dikkatinizi solumdaki grafiğe çekiyorum. Bazı zorunlu gıda maddelerindeki fiyat değişimleri, mutfaktaki yangının boyutlarını açıkça gözler önüne sermektedir. Bu şartlar altında en düşük emekli aylığı, açlık sınırının üçte ikisine bile ulaşmamaktadır. Diğer emeklilerimiz de çalıştıkları yılların ve ödedikleri primlerin karşılığını alamamaktadır. EYT kapsamında bir kesim 43 yaşında emekli olurken, milyonlarca insan 60 yaşından önce emekli olamamaktadır. Staj ve çıraklıkta geçen süreler emeklilikte hesaba katılmamaktadır. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan'ın ifade ettiği gibi, milyonlarca emeklimiz açlık sınırının altında bir yaşama mahküm edilmiştir. En düşük emekli aylığı asgari ücrete, asgari ücret ise en azından yoksulluk sınırının yarısına eşitlenmelidir. Diğer tüm emekli aylıkları, prim ödemeleri ve çalışma süreleri dikkate alınarak adaletli biçimde yeniden düzenlenmelidir. Ödenen primlerin ve çalışma sürelerinin yok sayılması emek gaspıdır, hak gaspıdır ve zulümdür" dedi.

"En makul yol ya milletvekilliğinden de istifa etmek ya da bağımsıza geçmektir"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıç, partilerinden istifa ederek AK Parti'ye katılan milletvekillerine ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

"Doğru bulmuyoruz. İç barışı tahkim etmek isterken, diğer siyasi partilerin milletvekillerini iktidar partisine toplamayı son derece onaylanmayacak bir davranış olarak değerlendiriyoruz. Tabii gidenler açısından önemli bir sorundur. Oy verenler açısından ayrıca önemli bir sorundur. Yeniden Refah Partisi'nin düşüncesi, her seçilenin seçildiği partideki görev süresi bitinceye kadar seçmenin iradesine saygı göstermesi ve yerinde kalmasıdır. Eğer bir seçilen açısından o partide siyaset yapma koşulları tamamen sıfırlandıysa da en makul yol ya milletvekilliğinden de istifa etmek ya da bağımsıza geçmektir. Doğrusu siyasi partilerin bu anlamda köşeye sıkıştırılmasını, siyaset yapamaz hale getirilmesini onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Bu, Türkiye'de siyaseti giderek sıkboğaz eden, daraltan bir durum. Vatandaşın siyasete ve siyasi partilere olan inancını sarsan bir durum. Bu milletvekillerini transfer eden partileri de seçmenin sorgulaması lazım. Bunu da seçmene öneriyor ve tavsiye ediyoruz."

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.