Haberler

    Mektub'a Kınama Yüksek Sesle Olmalı

    Söz konusu mektupların, İngiltere'de ve Avrupa genelinde artan İslamofobi'nin gerçekliğini ve ciddiyetini temsil ettiğine dikkati çeken Tikriti, "Bu spesifik mektuplar birkaç çaresiz ve problemli bireyin işi olsa bile mektupların altında yatan gerçekliği görmezden gelmek büyük bir hata olur" dedi.

    Söz konusu mektupların, İngiltere'de ve Avrupa genelinde artan İslamofobi'nin gerçekliğini ve ciddiyetini temsil ettiğine dikkati çeken Tikriti, "Bu spesifik mektuplar birkaç çaresiz ve problemli bireyin işi olsa bile mektupların altında yatan gerçekliği görmezden gelmek büyük bir hata olur" dedi.

    Mektubun ülkedeki Müslümanlar arasında endişeye yol açtığını belirten Tikriti, şunları söyledi: "Mektupların gönderildiği bölgelerdeki aileler son derece rahatsız, bazıları evden çıkarken korktuklarını dile getiriyor. Bu mektubu, kendi eğilimlerini ortaya koymak ve içerdiği tehditleri hayata geçirmek için açık bir davet olarak görecek bazı ırkçıların olabileceği düşünülüyor. İngiliz polisinin mektubu ciddiye alarak inceleme başlatması sevindirici. Ancak bu, resmi makamların yıllarca İslamofobi'yi bırakın gerçek bir tehdit olarak görmeyi, mevcudiyetini bile reddetmesinin ardından ulaşılan bir nokta. İslamofobi, İngiltere'de sadece Müslümanları değil, çeşitli kesimlerin arasını açarak toplumun genel dokusunu tehdit ediyor. Bu tür eylemlere karşı herkes en yüksek sesle ve görünür bir şekilde kınama konusunda bir araya gelmeli."

    HÜKÜMET KARARLI DAVRANMALI

    İngiltere'deki Müslüman sivil toplum kuruluşlarını çatısı altında toplayan Britanya Müslüman Konseyi'nin eski başkanlarından Sir Iqbal Sacraine de mektubun toplumda bölünme ve korku yaratmayı amaçladığını söyledi. İslamofobik mektubu, bir 'şer eylemi' olarak niteleyen Sacraine, "Tek amacı toplumlar arasına bölünme ve korku tohumları ekmek ve yıllar içinde inşa ettiğimiz dayanışma ve uyumu sorgulanır hale getirmek. Hükümetin verdiği ilk tepki iyi ama yine de daha güçlü bir tepkiye ihtiyaç var. Böyle olayların bir daha yaşanmamasını temin için daha güçlü ve kararlı davranılması gerekiyor. Tehdit edilen topluluklara, emniyetlerinin sağlanacağı yönünde güvence vermek gerekli" dedi.

    PUANLAMA BİLE YAPMIŞLAR

    Hafta sonu İngiltere'nin çeşitli kentlerindeki adreslere gönderilen 'Bir Müslüman'ı cezalandır' başlıklı mektupta, Müslümanlar 'tehdit' olarak gösterilmişti. Terörle mücadele polisi, mektupla ilgili inceleme başlatıldığını duyurmuştu. Müslümanlara verilecek zararların puanlandırıldığı bir listenin de yer aldığı mektupta, 10 ile 500 puan arasında 'ödül' verilen saldırı seçenekleri arasında bir Müslüman kadının başörtüsünü açmak, dövmek, asit atmak ve herhangi bir silahla öldürmek de vardı.

    İngiltere'de Müslümanlara yönelik saldırıları takip eden 'Tell Mama' grubu, mektubun, Bradford, Leicester, Londra, Cardiff ve Sheffield kentlerinde muhtelif adreslere gönderildiğini açıklamıştı.

    Mektup, dün ve önceki gün şüpheli madde içeren paketler içinde İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisinin 4 Müslüman milletvekiline de gönderilmişti. Devlet Bakanı Victoria Atkins de önceki gün yaptığı açıklamayla olayı kınamıştı: "Hükümet olarak bu iğrenç mektubun içeriğini kınıyoruz. Düzgün bir toplumda buna yer yoktur. Hükümet olarak nefret suçlarını ve İslamofobi'yi son derece ciddiye alıyoruz."

    İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'dan oluşan Birleşik Krallık'ta yaklaşık 2 milyon 800 bin Müslüman yaşıyor. Müslümanlar, nüfusun yüzde 4.4'ünü oluşturuyor.

    Kaynak: Hürriyet / Güncel

    Politika Güncel Haberler

    500
    Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    title