Kesk'ten Türkiye Genelinde İş Bırakma Eylemi... Malatya'da Emekçilerden Yürüyüş: "Geçinemiyoruz, Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) ülke genelinde ek zam talebiyle bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Malatya'da KESK bileşenleri, “Geçinemiyoruz. İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz” talebiyle yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. KESK Dönem Sözcüsü ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Malatya Şube Başkanı Vedat Eren, "Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz" dedi.

Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA

(MALATYA)- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) ülke genelinde ek zam talebiyle bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Malatya'da KESK bileşenleri, "Geçinemiyoruz. İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz" talebiyle yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. KESK Dönem Sözcüsü ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ( Bts ) Malatya Şube Başkanı Vedat Eren, "Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz" dedi.

Malatya Eğitim Sen İl Binası önünde toplanan KESK bileşenleri, Emeksiz Üst Kavşağı'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Emeksiz Üst Kavşağı'nda yapılan basın açıklamasına Tüm Emekliler Sendikası'nın yanı sıra siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Emekçiler, "Emekçiler el ele genel greve", "Emekçiye din iman, sermayeye para pul", "Sefalete teslim olmayacağız", "Emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız", "İktidara kul, sermayeye köle olmayacağız", "KESK'liyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganları attı.

"Üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz"

Emekçiler adına açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü ve BTS Malatya Şube Başkanı Vedat Eren, şunları söyledi:

"Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında g(ö)revdeyiz! Bize 'Neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz' diye soranlara cevabımız nettir. Yıllardır 'geçinemiyoruz' diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar.

Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız. AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor. Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Maaşlarımız Merkez Bankası'nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK'in sahte verilerine göre arttırılıyor. En son 5 Ocak'ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız Ocak ayından itibaren yüzde 18,60 artacak. Ama bununun içinde enflasyon farkı da var. Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar.

"Eski günlerimizi arar hale geldik"

Hepimiz biliyoruz ki bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulu'ndan oluşan ittifakın ortak eseridir. Bizler hangi sendikanın üyesi olursak olalım günden güne daha fazla yoksullaşırken iktidar sözcüleri bozuk bir plak gibi aynı nakaratı tekrarlayıp duruyorlar. 'İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğizd' iyorlar. 'Eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik' diyorlar.  Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik."

Sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur

"Peki, neden bu noktaya geldik" diye soran Eren, şöyle devam etti:

"Çünkü ülkeyi yönetenler yıllardır biz ne zaman emeğimizin karşılığını istesek 'kaynak yok' diyorlar. 'Bütçe imkanlarımız kısıtlı' diyorlar. Oysa sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur. Son bütçede bir kez daha gördük. Tüm vergi yükünü yine bizlerin omuzlarına yıktılar. Dolayısıyla tekrar altını çiziyoruz. Bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil, bir avuç yandaşa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılmaktadır. Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor. Hem de bunu bizim vergilerimizle, bizim soframızdan çalınanlarla yapıyorlar.

Bir avuç azınlığın lehine olan bu tabloyu biz yaratmadık. Biz kapıkulu değiliz. Biz kamu emekçisiyiz. Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır.   Bunun için tüm kamu emekçilerini hepimize dayatılan yoksulluğun ortağı olmamak için mücadele alanlarına, KESK'te örgütlenmeye çağırıyoruz."

Emeklilerden destek: "Sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz"

Tüm Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem ise şunları söyledi:

"Bugün gasbedilen haklarımızı geri almak için meydanlardayız. İktidarda bulunan AKP-MHP hükümetinin uyguladığı ekonomik politikalarla milyonlarca emekçi ve emekli yoksulluğa, sefalete sürüklenmiştir. Her geçen gün artan hayat pahalılığı, düşük ücretler ve sefalet maaşları, bu düzenin bilinçli bir sonucudur. Bu düzene itiraz ediyoruz.

Milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Çalışanlar yoksulluk sınırının altında ücretlerle hayatta kalmaya çalışmaktadır. Memurlar, öğrenciler, işçiler, köylüler ve emekliler bu düzende ya açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmakta ya da yoksulluk sınırının altında hayatta kalmaya çalışmaktadır. Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz."

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.