TEB Başkanı Demirci: Eczacılıkta acilen kontenjan planlaması yapılmalı
TEB Başkanı İrfan Demirci, Türkiye'deki eczacılık fakültelerinin mezun sayısının 31 bin serbest eczaneye göre fazla olduğunu belirterek, sağlık harcamalarının GSYH içindeki payının OECD ortalamasının altında kaldığını açıkladı. Ayrıca ilaç yokluklarının temel nedeninin mevcut fiyatlandırma modeli ile ilgili olduğunu vurguladı.
TÜRK Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı İrfan Demirci, "Bugün Türkiye'de yaklaşık 31 bin serbest eczane bulunmasına karşılık eczacılık fakültelerinde tüm sınıf düzeylerinde toplam 25 bin 524 öğrenci eğitim görüyor. Genç meslektaşlarımızı istihdam anlamında zorlayan tablonun nedeni budur. Bu tablo, kontenjan planlamasının acilen uzun vadeli ve sorumlu biçimde yapılmasının zorunluluğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi.
TEB Başkanı İrfan Demirci, birliğin kuruluşunun 70'inci yıl dönümü nedeniyle Ankara'da basın toplantısı düzenledi. Demirci, Türkiye'nin, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) üyesi ülkeler arasında sağlık harcamalarına en düşük pay ayıran ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Türkiye'de toplam sağlık harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 5,3'tür. OECD ortalaması ise yüzde 9,3 olup, birçok gelişmiş ülkede bu oran yüzde 10'un üzerindedir. TÜİK'in sağlık harcamalarıyla ilgili açıkladığı rakamlarda; 2024 yılında toplam sağlık harcaması bir önceki yıla göre yüzde 89,6 artarak 2,3 trilyon TL'ye yükseldi. Ama burada dikkat çekici kısım şu; vatandaşın cebinden de sağlık harcamaları için 442,3 milyar TL çıktı. Yani toplam sağlık harcamaları içinde vatandaşın cepten ödediği tutar artarak yüzde 19'a kadar çıkmış. OECD ülkelerinde kişi başı ilaç harcaması ortalama 570 dolar civarındayken, Türkiye'de bu tutar yaklaşık 131 dolar seviyesinde bulunuyor. Bunun ötesinde, yenilikçi ve yeni molekül ilaçlara erişim konusunda Türkiye, Avrupa'nın çok gerisinde yer alıyor. Avrupa'da yenilikçi ilaçlara ortalama erişim oranı yüzde 46 düzeyindeyken, Türkiye'de bu oran yüzde 3 seviyesine kadar gerilemiş durumda. Kanser ilaçları özelinde bakıldığında bu tablo çok daha çarpıcı; Avrupa'da EMA onayı alan her iki kanser ilacından biri hastalara sunulabilirken, Türkiye'de bu oran yüzde 4 düzeyinde" ifadelerini kullandı.
'GEÇEN YIL ECZANELERDE 504 MİLYON REÇETE İŞLEM GÖRDÜ'
Demirci, geçen yılın rakamlarına göre eczanelerde yaklaşık 504 milyon reçetenin işlem gördüğünü aktararak, "Bu devasa rakam, vatandaşın en yakın sağlık danışmanının eczacı olduğu anlamına geliyor. Hastalarımız tedavileri için eczaneye gittiklerinde eğer ilaçlarını bulamıyorlarsa bu sorunu çözmek için en başta meslektaşlarımız var gücüyle uğraşıyorlar. İlaç yoklukları eczacıların iradesi ya da tercihleriyle ortaya çıkan bir durum da değildir. İlaç yokluklarının temel nedeni; mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğu ve bu nedenle de ilaçların yeterli ve sürdürülebilir biçimde sunulamamasıdır. 'Bulunamayan ilaç ihbar hattı' gibi uygulamaların nihai bir çözüm olacağını düşünmüyoruz. Aksine hasta ile eczacıyı karşı karşıya getirme riskini taşımaktadır. Kalıcı çözüm; kamu kaynaklarının etkin kullanımını esas alan, ilaç bütçesini korurken ilacın üretimden hastaya kadar tüm zincirde öngörülebilir ve sürdürülebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme modelinin hayata geçirilmesi ile mümkündür" diye konuştu.
Eczacılık alanında yaşanan sorunların 2 ana temelden beslendiğini söyleyen Demirci, "Bunlardan birincisi ekonomik koşullar, ikincisi de istihdam dengesini bozan kontenjan fazlalığına dayalı yapı. Bugün Türkiye'de yaklaşık 31 bin serbest eczane bulunmasına karşılık eczacılık fakültelerinde tüm sınıf düzeylerinde toplam 25 bin 524 öğrenci eğitim görüyor. Genç meslektaşlarımızı istihdam anlamında zorlayan tablonun nedeni budur. Bu tablo, kontenjan planlamasının acilen uzun vadeli ve sorumlu biçimde yapılmasının zorunluluğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi.
Haber-Kamera: Ruken KADIOĞLU-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA,









