İYİ Parti Dervişoğlu: Emekli maaşı ve asgari ücret açlık sınırının altında
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Ulus'ta vatandaşlarla buluşarak ekonomik sıkıntıları dile getirdi. Emekli maaşlarının ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını belirten Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirerek çözüm için birlik çağrısı yaptı.
(ANKARA) - İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Emekli tenceresini kaynatamıyor, emekliyle birlikte sabit gelirli de tenceresini kaynatamıyor. Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu asgari ücretle geçinmek mecburiyetinde bırakılıyor. Ayrıca açlık sınırı 35 bin lira yoksulluk sınırı da 115 bin liraya yaklaştı. Hem asgari ücretimiz hem de emekli maaşlarımız açlık sınırının altında. Türkiye'nin buna çözüm bulmak gibi bir mecburiyeti var" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Ulus'ta bir kahvehanede vatandaşlarla bir araya geldi, yaşanan sıkıntıları dinledi. Bir vatandaşın "CHP ile ittifak yapacak mısınız" sorusuna "Bu Pazar seçim mi var? Yok onu konuşmak için çok erken zamanı gelince elbetteki konuşacağız. Ayrıca CHP diyorsun ama hangi CHP ile ittifak yapacağız?" diye yanıt verdi.
"VATANDAŞIN KANAYAN YÜREĞİNİ BİLİYORUM"
Sürece dair eleştirilerde bulunan bir şehit yakınının "MHP'yi bu ülkenin sigortası bilirdik. Sigorta neden attı? Neden keskin dönüşler yapıldı?" demesi dikkat çekti. Aynı vatandaş ekonomi üzerinden de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek "Bize yaşattığınız durumlardan dolayı size hakkımı helal etmeyeceğim" sözlerine Dervişoğlu şöyle yanıt verdi:
"Ben milletimiz tarafından hassasiyetle ele alınan konuları milletim adına seslendiriyorum. Düşünceler sadece şahsıma ait değil, milletin sesi olmaya gayret sarf ediyorum ve milletimizin ses çıkarmasını arzuladığımı her zaman ifade ettim. İşte bu sebeple dolaşıyoruz. Bunun makul bir dille izah edilmesiyle alakalı olarak da gayret sarf ediyorum. Vatandaşın kanayan yüreğini biliyorum. Vatandaşın feryada dönüşmesini arzuladığı duygularını da biliyorum. Bütün bunların çözümü için de el birliği yapmamız gerektiğine inanıyorum. O sebeple milletin birliği, dirliği, beraberliği ve milleti millet yapan kıymet hükümlerinin ayakta tutulabilmesi için de vatandaşlarımızla birlikte mücadele ediyorum."
Başka bir vatandaşın "Sağın gerçek lideri sizsiniz" sözleri üzerine Dervişoğlu; "Bir şeye baş olmak değil derdim, millete yoldaş olmak herkes bunu böyle bilsin" karşılığını verdi.
"HEM ASGARİ ÜCRET HEM DE EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRININ ALTINDA"
Türkiye'nin 8 yıldır devam eden bir krizle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Hükümet bu krizin aşılabilmesi için de bir ekonomik program uyguladığını söylüyor. Ama görülüyor ve anlaşılıyor ki bu ekonomik program, derde çare değil. Emekli tenceresini kaynatamıyor, emekliyle birlikte sabit gelirli de tenceresini kaynatamıyor. Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu asgari ücretle geçinmek mecburiyetinde bırakılıyor. Ayrıca açlık sınırı 35 bin lira yoksulluk sınırı da 115 bin liraya yaklaştı. Hem asgari ücretimiz hem de emekli maaşlarımız açlık sınırının altında. Türkiye'nin buna çözüm bulmak gibi bir mecburiyeti var. Ama siz de biliyor ve görüyorsunuz ki hükümetin uygulamaya çalıştığı program bu konuda yetersiz kalıyor" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne dair eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, " Türkiye'nin ilk kurtulması gereken şey Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye tarif edilen ve her geçen gün tek adamlığa evrilen bu rejimdir. Türkiye bundan kurtulmadan dertlerinden kurtulamaz" diye ekledi.
"BİR ÜLKENİN ŞAHLANIP ŞAHLANMADIĞINI , EMEKLİLERİNİN HALİNDEN ANLARSINIZ"
Ekonomik değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, "Türkiye'yi çağ atlayan bir ülke olarak tarif etmeye çalışıyorlar. Türkiye'yi şaha kalkmış bir ülke olarak tanımlamaya çalışıyorlar. Bir ülkenin şaha kalkıp kalkmadığını, büyüyüp gelişmesinin gerçek olup olmadığını emeklinin halinden anlarsınız. En düşük emekli maaşının 20 bin lira olduğu bir ülkede, açlık sınırı da 35 bin liraya gelmişse o ülke uçmuyor demektir. Uçuruma doğru sürükleniyor demektir" diye konuştu.
"YA SU ALACAĞIM YA MALZEME"
"Çocuğum okula Mahsur Başkan'ın otobüs kartıyla gidip geliyor" diyen bir kadın vatandaş, şöyle devam etti:"
"Ben buraya tesadüf malzeme almaya geldim. Dün akşam Aski'nin suyu bitti evimde. 700 liralık ben vergi ödedim. Su olarak aldım ama kartıma. Eve geldim. Kartıma suyu yükleyemiyorum. Çünkü malzeme almam lazım. Bir hafta çalışacağım ve ben evime su alacağım. ya su alacağım ya malzeme. O derecedeyiz artık. Böyle bir durumda sabretmek de kolay değil tabii. Çok zorlanıyorum. Bir anne olarak. Bir bayan olarak. Ev kiramı ödeyemedim. Davalığız ev sahibimle. Çok zor durumlardan geçiyoruz. Haziran ayı zammıyla 35 bin lira kira ödemek zorundayım şu anda."
Vatandaşın bu sözleri üzerine Dervişoğlu, "Başka bir parametreyi konuşmaya gerek var mı? Emekli maaşı 20 bin lira. Ankara'nın çeperinde en ucuz ev 25 bin lira. ve oturulacak gibi de değil. 700 liranın derdine düşmüş bir anne aybaşı geldiğinde 35 bin liralık kira için hangi kaygılara kapılır? Bunun doğru anlaşılması lazım. Yani bu sesinizi ben zaten yürekten duyuyorum. Bu ülkeyi yönetenler duysun bu feryadı" diye konuştu.
"3 MİLYON 400 BİN EMEKLİ EVSİZ"
Bir emekli vatandaşın "Emekli ne olacak böyle Başkanım? Bir gündeme getirin" sözleri üzerine Dervişoğlu şöyle yanıt verdi:
"Evi olmayan emekli vatandaşa ev vereceğiz. Sayı söylüyorum 3 milyon 400 bin emeklinin evi yok. Bu devlet 3 milyon 400 bin emeklisine ev vermek mecburiyetinde.Sen 15 bin liraya kirada kalıyorsun. Şeyde otelde kalıyorsun değil mi? 15 lira. Arkadaşımız 16bin liraya kalıyor. 15 bin lirayı otele vereceğine satın aldığın eve de verebilirsin. Bu projeler çok kolay projeler. Nasıl yapacağımızı biz biliyoruz. ve onun yapılabilmesi için de çalışıyoruz. Zamanı gelince paylaşacağız. Lafımızı çalıyorlar, projemizi çalmazlar mı? Kelamımızı çalıyorlar" dedi."
"TAYYİP ERDOĞAN BİR YÜZÜKLE GELDİ, ERDOĞAN'IN ŞİMDİ NEYİ VAR DİYE SORMAMIZ LAZIM"
Dört kişilik bir ailenin çay ve simitle beslenmesi durumunda ortalama 20 bin lira giderinin olduğunu hesaplayan Dervişoğlu, "Tayyip Bey iktidara gelirken yüzüğüyle gelmedi mi? 'Bir tek bu yüzüğüm var' dedi. Vatandaş o zaman da muhtaçtı, Tayyip Erdoğan'ın da bir yüzüğü vardı. Şimdi vatandaş yine muhtaç, Tayyip Erdoğan'ın neyi var diye sormanız lazım" ifadelerini kullandı.













