Ağıralioğlu'ndan hükümete sert eleştiri: 'Bütün memleket eylemde'

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, hükümetin S-400 ve F-35 politikalarını, FETÖ ile mücadeleyi, terörle ilgili tutumunu ve ekonomi yönetimini eleştirerek, milletin hükümetin yüzünden aktivist haline geldiğini ve bunun sonu getireceğini söyledi.

(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Bütün memleket eylemde. Milletiniz aktivist oldu sizin yüzünüzden, işimiz gücümüz yok gibi size sesimizi duyurmak için herkes hakkı için eylemde. Bu sizin sonunuzu getirecek" dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ankara'da yapılan NATO Liderler Zirvesi'ni hatırlatan Ağıralioğlu, NATO'un yeni 3.0 konseptiyle ilgili kafalarda kaygıya yol açan sorular olduğunu söyledi. Ağıralioğlu, şöyle devam etti:

"'Netanyahu'ya bu kadar silahı siz veriyorsunuz, bunu siz şımartıyorsunuz, sınırlarımıza kadar gelen azgınlığın destekleyicisisiniz' diye haykıran hükümetin, bugün NATO 3.0'da geldiği yer şu: Parasını verip 'Egemenlik hakkımızdır, alırız kardeşim' diye konuştuğumuz, gerçekten de öyle olan S-400'leri; bugün verecek yer arıyoruz fellik fellik. Biz NATO'nun kölesi değiliz, müttefikiyiz, saygın bir üyesiyiz. Bütün bunlara rağmen hukukumuzu çiğneyerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne risk oluşturan, tehdit oluşturanlara cüretkarlık imkanı veren sizsiniz. Dolayısıyla bizim tehdit algımızın merkezinde sizin çifte standartlarınız, verdiğiniz sözü tutmamanız, bize taahhüt ettiğiniz silahları teslim etmemeniz yatıyor. S-400'ler, Patriot'lardan çok daha verimlidir; şu anda bilinen en iyi hava savunma sistemidir. Dolayısıyla F-35'lerle hava sahamızı koruyup koruyamayacağımızı, bunun bir demir kubbeye dönüp dönmeyeceğini, bu F-35'lerin kaynak yazılımlarının bize ne kadar verileceğini, teknolojisinin transferinde ne kadar yer alacağımızı bilmiyoruz. Hükümetin şöyle bir riski var, parasını verdiği S-400'ü kullanamayan, parasını verdiği F-35'i alamayan hükümet olarak tarihe geçecek. Lütfen müzakereye ciddiyet gelsin. Biz böyle oyalanacak bir ülke değiliz. Büyük bir devletiz, saygın bir müttefikiz. Bize bu çifte standardı layık görenlere hak ettikleri şekilde cevap verilmesi lazım. 'Siz bunu hak ediyorsunuz' diyorlarsa, onlara neyi hak ediyorlarsa göstermek zorundasınız."

"MÜCADELE, MÜCADELE ETTİKLERİNİZİN AHLAKSIZLIĞINA BENZEYEREK YAPILMAZ"

FETÖ'nün darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

"FETÖ'cülerle mücadele bahsinin en yoğun olduğu zamanlarda Meclis'te hükümete birkaç hususu hatırlatmıştım, 'FETÖ'cülerle mücadele edeceğiz ama ondan daha mühimi, bu Türk yurdunda FETÖ'cülüğü bitireceğiz' demiştim. FETÖ'cülüğü bitirmezseniz, bugün muhatap olduğunuz FETÖ'dür, yarın başka bir şeydir. Bu FETÖ'cülük dediğiniz şeyi tarif edeceksiniz ve o zihniyetle mücadele edeceksiniz ki devletin başına yarın yine aynı bela gelmesin, devlet yine istiskale uğramasın. Devletin kurumları birtakım heveslerin, tertiplerin hedefi haline getirilmesin. FETÖ'cülük nedir? FETÖ'cülük; devleti kendinin zannetmektir. Biz FETÖ'cülere bu yüzden kızıyoruz; 'Bu devlet sizin babanızın malı mı?' diyoruz. FETÖ'cülük; devletin makamlarını kendi babasının makamı zannetmektir. Hak ettiğini düşündüğü mevkileri ele geçirmek için muhataplarına her şeyi yapmayı meşru görmektir. FETÖ'cülük; kazanmak için her yolu mübah görmek, galip olmak için her yolu mübah görmek, rakip gördüğüne her şeyi yapmayı kendinde hak görmek ve devletin imkanlarını kendi yandaşlarına, kendi ekibine, kendi cemaat mensuplarına kullandırmayı hak görmek demektir. Bütün bunları tarif ederken, FETÖ'cülerden ziyade bu zihniyetle mücadele etmenin önümüzdeki dönemde devlet ve millet varlığımızı koruyacağını hem millet vicdanına hem de hükümete ihtar etmiştik; 'Böyle yaparsanız olur' demiştik. Dolayısıyla, FETÖ'cülerle mücadele onlara benzeyerek yapılmaz. Onların kullandığı enstrümanları kullanarak mücadele ederseniz onlara benzersiniz ve onlara benzerseniz amaç hasıl olmuş olur. Mücadele, mücadele ettiklerinizin ahlaksızlığına benzeyerek yapılmaz."

FETÖ'cülerle, çetelerle, mafyayla mücadele ediyorsanız; onlarla kanunsuzlukla değil, adaletle mücadele edeceksiniz. Devleti çeteden ayıran şey budur. Devlet devletse, adaletle yönetilir. Devletin cezalandırma hakkı var mıdır? Vardır; ama devlet cezasını adaletle verir. Devletin cezası adalettir."

"SİZİN YÖNETTİĞİNİZ ÜLKEDE TERÖRİSTLER MİTİNG YAPIYOR"

Terörle mücadelede konusuna da değinen Ağıralioğlu, "Mısır Çarşısı'nı bombalayan, o kadar insanımızı orada katleden alçaklar, yönettiğiniz ülkede miting yapıyorlar. Teröristler ülkenizde miting yapıyor ve miting meydanlarında özür bile dilemiyorlar. Miting kalabalıklarına yaslanıp hükümete dönerek, 'Bu kalabalıkların içinde pişman olan kimse görüyor musunuz? Biz yenildik mi?' diyorlar. Ben de size soruyorum kıymetli hükümetimiz, hani Yenikapı ruhu ayakta olduğu müddetçe devlet ayakta olacaktı. Bu ayakta olduğunu söylediğiniz devletinizi tehdit ederek geziyorlar. Ayakta olduğunu söylediğiniz devletin meydanlarında, çocuklarınızın katilleri özgürlük mitingleri yapıyor. Dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Milletiniz sizi izliyor. Size yetki verdi, kudret verdi, devlet verdi. Devleti yönetme salahiyeti verdi. Devleti koruyacaksınız. Milletinizin hukukunu koruyacaksınız" şeklinde konuştu.

"MEMLEKETTE NEYE TALİPSENİZ ONU BERBAT ETMEKLE MEŞHURSUNUZ"

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Ağırailoğlu, şöyle devam etti:

"Yapılandırma yapıyorsunuz şimdi. 4 milyonluk borcu olan, beş yıllık yapılandırmada 9 milyon ödüyor. Yapılandırılmış hali bu. Yani hükümet misiniz, tefeci misiniz belli değil. Firavun'un sarayına taş taşıyan Mısırlı köleler vardı biliyorsunuz. Kendi milletinizi bankalara taksit taşıyan kölelere çevirdiniz. Faiz lobilerine taksit taşıyan kölelere çevirdiniz vatandaşınızı. Vatandaşınız faizin altında inim inim iniyor, faiz veriyor. Siz tefeci misiniz, hükümet misiniz? Faiz işletiyorsunuz sonra faize tekrar bir daha faiz işletiyorsunuz. Silin faizi. Fransa'da ölümü kolaylaştırma diye bir şey kabul edilmiş ya, sizinki de ona benziyor. Ölümü kolaylaştırma yani. Maşallah rekor kıra kıra bir hal oldunuz. Faize karşıyım diyerek faiz şampiyonu oluyorsunuz. Adalete tarafım diyerek adaletsizlik şampiyonu oluyorsunuz. Enflasyonsuz bir ülke hayali kuruyorsunuz, enflasyon şampiyonusunuz. İşsizliği çözeceğim diyorsunuz, işsizlikte rekor kırıyorsunuz. Memleket de neye talipseniz onu berbat etmekle meşhursunuz."

Her gittiğimiz yerde 'Benim hakkım yeniyor, şunu da duyurur musunuz, bunu da söyler misiniz?' sözlerini o kadar çok duymaya başladık ki; bir Millet Divanı yapıyoruz genel merkezimizde. 'Millet Divanı'nda bunu da konuşun, memleket meselesi bunu da duyurun' diye artık böyle dert kürsüsüne dönüştü. Memleketin duyulmaz dertleri duyulsun; sesi duyulmayanların sesi hükümete, kim çözecekse onlara duyurulsun diye bir hassasiyet var. Çözerlerse çözsünler; çözmeleri için de ne yapmaları gerektiğini söylüyoruz. Çözemezlerse biz alacağız hassasiyetiyle yürüyoruz. Bütün memleket eylemde. Milletiniz aktivist oldu sizin yüzünüzden, işimiz gücümüz yok gibi size sesimizi duyurmak için herkes hakkı için eylemde. Bu sizin sonunuzu getirecek."

"BU TİP SUİSTİMALLER VATANDAŞIN KURUMLARA GÜVENİNİ ZEDELER, YARDIM EDEMEZ HALE GELİR"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, açıklamalarının ardından bir gazetecinin "Ahbap Derneği'ne yönelik operasyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Soruşturmanın bitmesi lazım. Bu tip suistimaller vatandaşın kurumlara güvenini zedeler. Yardım edemez hale gelir. Sebebi, bedeli ne olur biliyor musunuz? Gerçekten yardıma ihtiyaç duyanlara yardım edilemez hale gelir. Toplum çöker. Yardımda suistimal, vakıfta suistimal, derneklerde suistimal, insan hakları derneklerinde suistimal... Bu suistimaller insanı, yardıma, muhtaca, şüpheyle bakar hale getirir. Verirken verdiğinden şüphe edersin, yerine gidiyor mu diye düşünmekten şüphe edersin. Bu suistimallerin önüne geçecek olan mekanizma, denetim mekanizmaları çok temiz çalışabilmelidir. Kurumları kaybedersen yerine getirebilirsin. İnsanların güvenini kaybedersen yerine getiremezsin."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.