Türkiye'nin yılda 50 ton altın üretebilecek kapasiteye sahip olduğu değerlendiriliyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle- Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz: "Altının onsu yıl sonuna kadar 4 bin 500 ile 5 bin dolar aralığını görebilir" "Ruhsat sahiplerinin elinde bulunan, izin bekleyen ve açılmaya hazırlanan irili ufaklı altın yataklarını topladığımızda Türkiye'nin yılda 50 ton altın üretebilecek kapasitesi bulunuyor"
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye'nin mevcut sahalarla yılda 50 ton altın üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu bildirdi.
Yılmaz, 4. Maden Kurtarma Yarışması sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ABD ekonomisi ve jeopolitik gelişmelerin altın fiyatlarını etkilediğini ifade etti.
Altının "güvenli liman" olma özelliğini koruduğunu dile getiren Yılmaz, "Altının onsu yıl sonuna kadar 4 bin 500 ile 5 bin dolar aralığını görebilir. 4 bin 500 dolar kritik bir direnç noktası. Eğer bu seviye aşılırsa daha yüksek seviyeleri test edecektir. 2027'de de altının önü açık görünüyor." diye konuştu.
Dünya genelinde altının ortalama üretim maliyetinin ons başına 2 bin 400 dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Yılmaz, "En kötü senaryoda bile fiyatın 3 bin dolar seviyesinin çok altına inmesi pek mümkün görünmüyor. Bu seviyelere gerilese de dolar kurundaki olası artışı hesaba katmak gerekiyor. En kötü ihtimalle belirli bir seviyede dengelenir ve yatırımcısına büyük kayıp yaşatmaz." değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, normal koşullarda jeopolitik gerilimlerin altın fiyatlarını desteklediğini, mevcut savaş ortamında ise kritik ticaret güzergahlarındaki aksaklıkların nakit akışını olumsuz etkilediğini, bunun da bazı aktörleri ellerindeki altını satmaya yönlendirdiğini ve fiyatlarda beklenen yükselişi sınırladığını anlattı.
Küresel ticaret koşullarının normalleşmesi durumunda altın üzerindeki baskının azalacağına dikkati çeken Yılmaz, "Analistlerin bir kısmı, dünyada yeniden huzur ve sakinlik sağlandığında altının üzerindeki baskının kalkacağını ve ons fiyatının 500-1000 dolar arasında ek prim yapacağını öngörüyor." ifadesini kullandı.
" Türkiye'nin altın potansiyeli en az 10 bin ton"
Yılmaz, Türkiye'nin altın potansiyeline ilişkin kapsamlı modellemenin güncellenmesi gerektiğini vurgulayarak, 1990'lı yılların başında yapılan jeolojik modellemede ülkenin altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olarak hesaplandığını söyledi.
Geçmişte ekonomik olarak işletilebilir görülmeyen kaynakların da cevher niteliği kazandığını ve buna bağlı olarak potansiyel alanın genişlediğini ifade eden Yılmaz, "Altının ons fiyatını o dönemdeki 300 dolardan bugünkü seviyelere taşıdığınızda, Türkiye'nin altın potansiyelinin en az 10 bin ton olarak ifade edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun bir rezerv değil, potansiyel olduğunun özellikle altını çiziyorum." dedi.
Yılmaz, ayrıca izin süreci devam eden ve üretime geçmeye hazırlanan projelerin devreye alınması halinde yıllık altın üretiminin artacağına dikkati çekerek, "Ruhsat sahiplerinin elinde bulunan, izin bekleyen ve açılmaya hazırlanan irili ufaklı altın yataklarını topladığımızda Türkiye'nin yılda 50 ton altın üretebilecek kapasitesi bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Kanada ile ticari ilişkilerimiz hiç olmadığı kadar iyi seviyede"
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanlığını da yürüten Yılmaz, Türkiye ile Kanada arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde son dönemde önemli bir ivme yakalandığını söyledi.
Yılmaz, nükleer enerji alanında atılan adımların iki ülke arasında uzun vadeli işbirliğinin önünü açabileceğinin altını çizerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ikili ilişkilere olumlu yansıdığını, ticaret ve enerji başta olmak üzere farklı alanlarda işbirliği imkanlarının arttığını aktardı.
Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile Kanada merkezli nükleer enerji şirketi AtkinsRealis arasında Türkiye'de nükleer enerji santrallerinin geliştirilmesine yönelik işbirliğini öngören mutabakat zaptı imzalandığını anımsatan Yılmaz, anlaşma kapsamında Kanada'nın CANDU reaktör teknolojisinin Türkiye'de uygulanabilirliğinin değerlendirildiğini aktardı.
Yılmaz, DEİK Türkiye-Kanada İş Konseyi olarak ekimde Toronto Global Forum'a katılacaklarını ve iki ülke arasında ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.










