Türkiye deri ve kürkteki üretim gücü ve tasarım kabiliyetiyle dünyada öne çıkıyor
- İTO Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin: "Türk derisi dünyada bir marka. Bunu her yerde görüyoruz. Türkiye'ye gelen turistin aklında ilk alması gerekenlerden biri deri olarak öne çıkıyor. Burada yurt dışından, çok daha uygun fiyata çok daha kaliteli ürünler alabiliyorlar. Onun için bizim derilerimizi tercih ediyorlar"
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, son dönemde deri ve kürk konfeksiyonunda ince, hafif ve özellikle süet ürünlere yönelik talebin arttığını belirterek, " Türkiye, köklü üretim geleneği, güçlü zanaatkarlık kültürü ve tasarım kabiliyetiyle dünya deri ve kürk sektöründe önemli bir konumda bulunuyor." dedi.
İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) verilerine göre, deri ve deri mamulleri sektörünün ihracatı haziranda geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21 arttı.
Haziranda sektörün toplam ihracatı 109 milyon 545 bin dolar olurken en fazla ihracat sırasıyla 10 milyon 315 bin dolarla İtalya, 8 milyon 342 bin dolarla ABD, 7 milyon 759 bin dolarla Almanya, 5 milyon 669 bin dolarla Fransa ve 5 milyon 347 bin dolarla Irak'a yapıldı. Sektör, yılın ilk yarısında 682,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken bunun yüzde 42,5'i Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldı.
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Musa Evin, Türkiye'de Osmanlı döneminden bu yana deri ve kürk üretiminin sürdüğünü ifade ederek, özellikle İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinin deri ve kürk işleme ile modasının önemli merkezlerinden biri olduğunu dile getirdi.
Tabakhanelerden atölyelere ve fabrikalara uzanan güçlü üretim altyapısıyla sektörün geniş bir ekosisteme sahip olduğunu belirten Evin, "Made in Türkiye" algısının deri ve kürk ürünlerinde kalite ve güvenin göstergesi olarak öne çıktığını kaydetti.
"Süet derilerin hem üretiminde hem satışında artış yaşanıyor"
Musa Evin, son dönemde deri ve kürk konfeksiyonunda ince, hafif ve özellikle süet ürünlere yönelik talebin arttığına işaret ederek, "Türkiye, köklü üretim geleneği, güçlü zanaatkarlık kültürü ve tasarım kabiliyetiyle dünya deri ve kürk sektöründe önemli bir konumda bulunuyor. Bu senenin ilk yarısında geçen seneye göre genel olarak süet derilerin hem üretiminde hem satışında ortalama yüzde 20 artış var. Çünkü ilgi fazla. Bu da dünyadaki modadan kaynaklı." dedi.
Türkiye'nin deri ve kürk ürünlerinin büyük bölümünün ihraç edildiğini veya Türkiye'yi ziyaret eden turistlere satıldığını da aktaran Musa Evin, turistik bölgelerde faaliyet gösteren çok sayıdaki mağazanın sektörün uluslararası gücünü yansıttığını ifade etti.
Sektörün yeniliklere hızlı uyum sağlayabildiğini vurgulayan Evin, üreticilerin yapay zekayı tasarım süreçlerinde ve dijital pazarlamada etkin şekilde kullandığını belirterek, derinin doğal, sürdürülebilir ve sağlıklı bir ürün olması nedeniyle küresel ölçekte doğal ürünlere yönelen tüketici eğiliminden olumlu etkilenebileceğini söyledi.
Evin, şöyle devam etti:
"Türk derisi dünyada bir marka. Bunu her yerde görüyoruz. Türkiye'ye gelen turistin aklında ilk alması gerekenlerden biri deri olarak öne çıkıyor. Bu çok önemli. Örneğin Antalya'da irili ufaklı binlerce deri mağazası var. Şöyle yanlış bir düşünce var, 'İnsanlar o sıcakta Antalya'da neden deri satın alsın?' Çünkü biz deri ülkesiyiz. Dünyada ise deri markasıyız. Burada yurt dışından, çok daha uygun fiyata çok daha kaliteli ürünler alabiliyorlar. Onun için bizim derilerimizi tercih ediyorlar. Türkiye'nin tabakhaneleri de yine dünyanın en iyi tabakhanelerindendir."
"Gerekli adımların atılmasıyla sektör daha da büyüme potansiyeli taşıyor"
Musa Evin, İstanbul Ticaret Odası ile İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin düzenlediği ticaret heyetleri ve alım heyetlerinin sektörün ihracatına katkı sağladığını anlatarak, kamu desteklerinin de sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmada önemli rol oynadığını ifade etti.
Üretim maliyetlerindeki yükselmenin zaman zaman ihracatçıların rekabet gücünü zorladığını vurgulayan Evin, üretim ve ihracatı destekleyecek ilave adımların hem sektör hem de ülke açısından önem taşıdığını, gerekli adımların atılmasıyla sektörün daha da büyüme potansiyeli taşıdığını kaydetti.
Evin, finansmana erişimin kolaylaştırılmasının da üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu dile getirerek, uygun maliyetli kredi imkanlarının artırılmasının üretici ve ihracatçılara katkı sağlayacağını ifade etti.
Turizm ile deri ve kürk sektörünün birbirini desteklediğini kaydeden Evin, Türkiye'nin güvenli turizm algısının güçlenmesinin hem ziyaretçi sayısına hem de alışveriş turizmine olumlu yansıyacağını belirtti.
Evin, Türkiye'de deri sektörünün ve ihracatının daha da geliştirilmesine dair şunları kaydetti:
"İlk önce üretimde çalışacak personel yetiştirmeliyiz. Bu çok önemli. Eğer sektörümüze alttan adam gelmezse, meslek liselerinden adam gelmezse, meslek ortaokulları olmazsa bu işe kimse girmez. Bu çok önemli. Çünkü zanaatkarlık dünyada bitiyor."











