OECD Kritik Mineraller Forumu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Fas Enerji Dönüşümü ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Benali: - "Üretim, işleme ve rafine etme süreçlerinin belirli bölgelerde yoğunlaşması risk teşkil ediyor, bu duruma karşı küresel seferberliğe ihtiyacımız var" - OECD Genel Sekreteri Cormann: - "Açık pazarlara, yeni yatırım akışlarına ve üretici ile tüketici ülkeler arasında gerçek ortaklıklara ihtiyacımız var. OECD bu üç konuda yardımını sunmaya hazır"

Fas Enerji Dönüşümü ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Leila Benali, kritik minerallere 30 yıl içinde daha fazla talep olacağını belirterek, "Üretim, işleme ve rafine etme süreçlerinin belirli bölgelerde yoğunlaşması risk teşkil ediyor, bu duruma karşı küresel seferberliğe ihtiyacımız var." dedi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği "OECD Kritik Mineraller Forumu" OECD İstanbul Merkezi'nde yapıldı.

Benali, forumda yaptığı konuşmada, enerji ve dijital dönüşümün temelini oluşturan 42 kritik mineral bulunduğunu ve artan teknoloji kullanımıyla bu minerallere yönelik talebin hızla yükseldiğini belirterek, üretim, işleme ve rafinaj faaliyetlerinin belirli bölgelerde yoğunlaştığına dikkati çekti.

Dijitalleşen dünyada sosyal medya tüketiminden teknolojik cihazlara kadar her alanın kritik minerallere bağımlı olduğunu vurgulayan Benali, "Mevcut yatırımlar gelecekteki ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalıyor. Hepimiz biliyoruz ki önümüzdeki 30 yıl içinde insanlığın var oluşundan bu yana çıkardığından daha fazla mineral çıkarmamız gerekiyor. Üretim, işleme ve rafine etme süreçlerinin belirli bölgelerde yoğunlaşması risk teşkil ediyor, bu duruma karşı küresel seferberliğe ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.

Benali, gelecek 6 yılda bakır üretiminin yüzde 25, kobaltın yüzde 100 ve lityumun yüzde 300'den fazla artırılmasının zorunluluk olduğunu ifade ederek, her bir batarya ve elektrik şebekesinin bakır, lityum ve nadir toprak elementlerine ihtiyaç duyduğunu, rüzgar türbinleri gibi yeşil enerji yatırımları için de "yeşil çelik" üretiminin kritik eşik olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Tedarik çeşitliliği kritik derecede önemli

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann da 2050'ye kadar yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlarla kritik minerallere ihtiyacın büyük oranda artacağını belirterek, "Bu tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve genişletmek bir seçenek değil, kritik derecede önemli ve acil. Bunu doğru bir şekilde başarmak, ekonomik dayanıklılığı oluşturmaya yardımcı olacak, dijital inovasyonu hızlandıracak ve aynı zamanda enerji güvenliğinin temelini oluşturacaktır." dedi.

Cormann, kritik mineral üretiminin iklim hedefleri kapsamında 10 milyon tondan 34 milyon tona çıkmasının gerekeceğini ve bu alanda bataryalar ve elektrikli araçlar kaynaklı lityum talebinin 13 kat artacağını söyledi.

Kritik minerallere ulaşım konusunda her ülkenin kendi kapasitesini inşa etmesinin maliyetli olacağını vurgulayan Cormann, "Açık pazarlara, yeni yatırım akışlarına ve üretici ile tüketici ülkeler arasında gerçek ortaklıklara ihtiyacımız var. OECD bu üç konuda yardımını sunmaya hazır." dedi.

İhracat kısıtlamaları tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor

Atılacak adımlardan birinin de tedarik zincirlerini aksatan engellerin kaldırılması olduğunu dile getiren Cormann, dünya genelinde ihracat kısıtlamalarının 15 yıl boyunca sürekli arttığını ve kobalt ile manganez ihracatını büyük ölçüde olumsuz etkilediğini ifade etti.

Cormann, ihracat yasakları ve kotalar gibi en sert önlemlerin 2017-2019'da tüm önlemlerin sadece yüzde 3'üne karşılık geldiğini, 2024'te ise yüzde 36'sını oluşturduğuna dikkati çekerek, bu yükselişin marjinal değil, yapısal bir değişim olduğunu söyledi.

Kritik minerallerin tedarikinde çeşitliliğin sağlanacağı ortaklıkların kurulması gerektiğini kaydeden Cormann şöyle devam etti:

"İyi yönetilen bir talep artışı üretici ekonomiler için bir tehdit değil, bir fırsattır. Madencilik yatırımı iyi yapılandırıldığında, on yıllar boyunca katlanarak artan istihdam, altyapı ve mali gelir yaratır. Önemli olan, ham çıkarımın ötesine geçerek alt aşama işleme ve imalata yönelmek, yerel toplulukların doğrudan yararı için ülke içinde daha fazla değer elde etmektir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde yatırım koşulları, ihracat kısıtlamaları ve ortaklıklar üzerine yapılacak politika seçimleri, küresel ekonomiyi bir nesil boyunca şekillendirecektir."

Cormann, OECD'nin tüm teknik birikimiyle sürece dahil olduğunu belirterek, "Biz burada sadece danışmanlarınız olarak değil, ortaklarınız olarak bulunuyoruz. Dünyanın, bu odanın (forum) üretebileceği şeye ihtiyacı var." dedi.

Kaynak: AA / Gökçe Topbaş
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.