Nata Holding'den 2026'ya yönelik gayrimenkul ve AVM sektörü değerlendirmesi
Nata Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Tanık, inşaat, gayrimenkul ve AVM sektörlerinde bu yıl ölçülü bir büyüme ve verimlilik odaklı bir anlayışın öne çıkacağını belirtti. Yatırımcıların artık güçlü lokasyon, teknoloji ve sürdürülebilirlik aradığını vurguladı.
Nata Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Tanık, bu yıl inşaat, gayrimenkul ve AVM sektörlerinde hızlı büyüme yerine dengeli, seçici ve verimlilik odaklı bir yapının öne çıkacağını belirtti.
Şirketten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Yusuf Tanık, 2026'ya ilişkin inşaat, gayrimenkul ve AVM sektörlerine yönelik beklentilerini paylaşarak, para politikalarında kademeli normalleşme beklentisinin piyasalarda güven duygusunu desteklediğini aktardı.
Gayrimenkul sektöründe yatırım anlayışının köklü biçimde değiştiğini kaydeden Tanık, "Bugün yatırımcı artık büyüklük değil, veriyle desteklenen karar, güçlü lokasyon, teknoloji entegrasyonu ve sürdürülebilirlik arıyor. Biz de tüm projelerimizi bu bakış açısıyla ele alıyoruz." ifadelerini kullandı.
Tanık, gelecek dönemde sektörde hızlı büyüme yerine dengeli, seçici ve verimlilik odaklı bir yapının öne çıkacağına işaret ederek, yatırımcı davranışlarının veri, teknoloji, güçlü lokasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden şekillendiğini vurguladı.
Büyümenin önceki yıla kıyasla daha kontrollü ancak daha sağlıklı bir zeminde ilerleyeceğini belirten Tanık, "Özellikle yabancı sermayenin yeniden artan ilgisi ve finansman koşullarındaki iyileşmenin gayrimenkul ve inşaat sektörü açısından olumlu bir tablo sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Tanık, inşaat maliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde, 2026'da maliyetlerin dalgalı ancak yönetilebilir bir seviyede seyretmesini beklediklerini kaydetti.
Çimento, demir-çelik ve enerji gibi temel girdilerin küresel gelişmelere bağlı olarak belirleyici olmaya devam edeceğine dikkati çeken Tanık, "Nata Holding, bu süreci uzun vadeli tedarik yapıları, yerli üretim kapasitesi ve ölçek avantajıyla yönetti. Enerji verimliliği ve düşük karbon ayak izi sağlayan çözümler ise önümüzdeki dönemde sektör için ayrıştırıcı bir unsur olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Tanık, yabancı yatırımcı talebine de değinerek, Türkiye'nin demografik yapısı ve şehirleşme dinamikleri sayesinde cazibesini koruduğunu belirtti.
Bu yıl yabancıya satışların nicelikten ziyade nitelik üzerinden büyümesini beklediklerinin altını çizen Tanık, şeffaf veri, hukuki güvence ve kurumsal satış süreçlerinin bu alanda belirleyici olacağını ifade etti.
Bu yıl öne çıkması beklenen gayrimenkul segmentlerini anlatan Tanık, şunları kaydetti:
"Markalı konut projeleri ile güvenlikli, A sınıfı ofis ve kampüs-plaza projeleri yatırımcı açısından daha güçlü bir konumda olacak. Bu projelerde teknoloji kullanımı, topluluk deneyimi ve lokasyon kalitesinin değer yaratmada temel unsurlar haline geldi. 2026'da yalnızca yeni proje geliştirmenin değil, mevcut varlıkların doğru şekilde yenilenmesi ve yeniden konumlandırılmasının da önemli bir yatırım stratejisi haline geldi."
Veriye dayalı yönetim, sürdürülebilirlik ve dijital altyapıların artık tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Tanık, fiyat beklentilerine ilişkin olarak, nominal artışların devam edeceğini ancak asıl belirleyici unsurun proje kalitesi ve arz-talep dengesi olacağına dikkati çekti.
Tanık, güçlü lokasyonlu ve markalı projelerde reel değerin korunarak artmasının beklendiğini kaydetti.
Bu yıl AVM cirolarında nominal bazda yüzde 45-55 aralığında büyüme öngördüklerini belirten Tanık, bu büyümenin yalnızca fiyat artışlarından değil, ziyaretçi trafiği, deneyim odaklı dönüşüm ve doğru kiracı karması stratejilerinden kaynaklanacağına işaret ederek, "AVM'ler artık klasik alışveriş alanı kimliğinden uzaklaştı. Bu yapılar sosyalleşme, gastronomi, eğlence ve güvenli yaşam alanları sunan merkezlere dönüştü." değerlendirmesini yaptı.
Yeni yatırımların metrekare artırmaktan çok renovasyon, enerji verimliliği ve dijitalleşme başlıklarında yoğunlaştığını belirten Tanık, "2026'yı, güvenin yeniden tesis edildiği, seçici büyümenin öne çıktığı ve verimlilikle sürdürülebilirliğin gerçek değer yarattığı bir yıl olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.









