Ali Yalçın: 15 Temmuz bir işgal girişimiydi

Ali Yalçın: 15 Temmuz bir işgal girişimiydi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz darbe girişiminin sadece bir darbe değil, aynı zamanda bir işgal girişimi olduğunu belirterek, milletin iradesini teslim almayı hedefleyen bu kalkışmanın püskürtüldüğünü ifade etti.

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "O gece sadece bir darbe püskürtülmedi. Aynı zamanda bir işgal girişimi durduruldu. Hedef sadece iktidarı değiştirmek değildi. Hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin iradesini teslim almaktı" dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında İŞKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen '15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'ne katıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşen panelde, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı emekçilerin gösterdiği mücadele ve milli iradenin korunmasında üstlendiği rol ele alındı. Programa Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve diğer konfederasyonların genel başkanları katıldı.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini fakat aradan geçen zamanın o gece yaşanan acıları hafifletmediğinin altını çizdi. 15 Temmuz'u sıradan bir tarih olarak değerlendirmenin, o gece yaşananları ve milletin ortaya koyduğu iradeyi görmezden gelmek anlamına geleceğini ifade eden Yalçın, "15 Temmuz'u diğer darbelerden ayıran da budur. Çünkü o gece sadece bir darbe püskürtülmedi. Aynı zamanda bir işgal girişimi durduruldu. Hedef sadece iktidarı değiştirmek değildi. Hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin iradesini teslim almaktı" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin geçmişte 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi darbelerle sınandığını hatırlatan Yalçın, farklı dönemlerde farklı yöntemler kullanılmasına rağmen değişmeyen unsurun millet iradesini hedef almak olduğunu söyledi. "Milletin iradesiyle hesaplaşan her girişim, aslında Türkiye'nin tam bağımsızlık iddiasını hedef aldı. Çünkü milli egemenlik zayıflarsa bağımsızlık da zayıflar" diyen Yalçın, darbelerin yalnızca hükümetlere değil, doğrudan milletin egemenlik hakkına yönelik olduğunu dile getirdi.

15 Temmuz gecesinde milletin darbecilere karşı tarihi bir duruş sergilediğini belirten Yalçın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı meydanlara çıkma çağrısının kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yalçın, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı 'Milletimizi meydanlara, havalimanlarına davet ediyorum' çağrısı tarihin akışını değiştiren bir dönüm noktası oldu. Milyonlar bu çağrıya kulak verdi, sokaklara çıktı, meydanları doldurdu ve darbecilere karşı göğsünü siper etti" diye konuştu.

FETÖ'nün yıllarca eğitim ve hizmet görüntüsü altında devletin kurumlarına sızdığını söyleyen Yalçın, örgütün kamu imkanlarını devlet için değil kendi hiyerarşisi için kullandığını belirtti. Yalçın, "Yeni dönemin işgalleri artık sadece sınırdan başlamıyor. Önce zihinler işgal edilmek isteniyor. Sonra kurumlar. Sonra hukuk. Sonra devletin hafızası. FETÖ tam da bunu yaptı. Yıllarca kendisini eğitim, yardım ve hizmet kisvesi altında gizledi. Devletin imkanlarını devlet için değil, kendi hiyerarşisi için kullandı. Liyakati sadakatin önüne değil; örgütsel bağlılığı liyakatin önüne koydu. Kamu görevini millete hizmet olarak değil, örgütün hedeflerine ulaşmanın aracı olarak gördü. 15 Temmuz gecesi ise yıllarca gizlediği gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Tankıyla, uçağıyla, silahıyla ve kendi milletine doğrulttuğu namlusuyla" dedi.

FETÖ'nün yalnızca silahlı bir terör örgütü olarak tanımlanmasının yetersiz kalacağını dile getiren Yalçın, "FETÖ, bu milletin inancını istismar eden, değerlerini araçsallaştıran, devletin imkanlarını ele geçirerek millete doğrultan küresel bir ihanet şebekesidir. Kendi milletine kurşun sıkan, kendi Meclisini bombalayan bir yapının adı artık sadece ihanet değildir. Bu, mankurtlaşmanın en karanlık biçimidir" ifadelerini kullandı.

"Darbenin ilk saatlerinde meydanlara çıktık"

Memur-Sen'in kurulduğu günden bu yana vesayetin her türlüsüne karşı mücadele ettiğini söyleyen Yalçın, sendikacılığı hiçbir zaman sadece ücret pazarlığı olarak görmediklerini ifade etti. 15 Temmuz gecesi teşkilatlarıyla birlikte ilk andan itibaren meydanlarda olduklarını belirten Yalçın, "O gece beklemedik. Hesap yapmadık. Rüzgarın hangi yöne eseceğine bakmadık. Darbenin ilk saatlerinde bütün yöneticilerimizle birlikte sokağa çıktık, milletimizi meydanlara çağırdık. Genel Başkanından işyeri temsilcisine kadar Memur-Sen ailesi sokaklardaydı, meydanlardaydı, nöbetteydi" değerlendirmesinde bulundu.

Demokrasi nöbetlerinde de ilk günden son güne kadar yer aldıklarını belirten Yalçın, "Demokrasi sadece bir gecede kazanılmaz; onu korumak da en az kazanmak kadar büyük bir sorumluluktur" ifadelerini kullandı.

Aradan geçen 10 yılda da aynı hassasiyeti sürdürdüklerini kaydeden Yalçın, her yıl 15 Temmuz anma programlarına katıldıklarını, şehitleri unutmadıklarını ve gazilerin yanında olduklarını söyledi. Genç nesillerin hafızasını canlı tutmak amacıyla konferanslar, paneller, sergiler ve anma programları düzenlediklerini belirten Yalçın, "Hafıza canlı tutulmazsa ihanet unutulur; ihanet unutulursa vesayet yeniden güç bulur. Bizim mücadelemiz yalnızca geçmişi hatırlatma mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz geleceği koruma mücadelesidir" diye konuştu.

"Milli egemenlik güçlü kurumlarla korunur"

15 Temmuz'un yüklediği sorumluluğun devlet yönetimine ve çalışma hayatına taşınması gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Milli egemenlik, güçlü kurumlarla; güçlü kurumlar ise liyakat, ehliyet ve kamu ahlakıyla korunur. Devlet görevini örgüt sadakatine, şahsi çıkara ya da kapalı yapılara teslim eden anlayışın nasıl bir felakete yol açtığını 15 Temmuz'da gördük" dedi. - ANKARA

Kaynak: İhlas Haber Ajansı