Yeni besicilik projesinin et fiyatlarının dengelenmesine katkı sağlaması bekleniyor
Kırmızı et üreticileri ve kasaplar, Gelir Garantili Besicilik Projesi'nin et fiyatlarını dengeleyerek vatandaşların uygun fiyatla ete ulaşmasını sağlayacağını belirtiyor. Proje kapsamında 108 bin baş besilik hayvan küçük ölçekli üreticilere dağıtılacak.
Kırmızı et üreticileri ve kasaplar, Gelir Garantili Besicilik Projesi'nin et fiyatlarının dengelenmesine ve vatandaşların bu ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşmasına katkı sağlamasını öngörüyor.
Et ve Süt Kurumu (ESK) ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği arasında imzalanan protokolle, küçük ölçekli besicileri merkeze alan Gelir Garantili Besicilik Projesi devreye alındı.
Projeyle, ESK'ye tahsis edilen tarife kontenjanı kapsamında bu yıl 108 bin baş besilik hayvan, küçük ölçekli üreticilere dağıtılacak.
Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Başkanı Ahmet Hacıince, AA muhabirine, projenin, üreticinin gelirini güvence altına alırken vatandaşın daha uygun fiyatla ete erişmesini gözeten, dengeli bir model olması bakımından kıymetli olduğunu söyledi.
Sürecin tamamen dijital ortamda, objektif puanlama esasına göre yürütülmesinin şeffaflık açısından önemli olduğunu aktaran Hacıince, "3 bin 600 küçük aile işletmesinin desteklenmesi, üretimi tabana yayarak sektörün üretim tabanını genişletmekte ve kırsalda üretimin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunmaktadır." dedi.
Hacıince, gelir garantili söz konusu projenin, üreticinin enflasyon karşısında korunmasını sağlayarak hayvancılığın sürdürülebilir biçimde yapılmasının önünü açacağına işaret ederek, "Orta ve uzun vadede güçlenen canlı hayvan varlığı, ülkemizin et arzındaki dışa bağımlılığını azaltacak stratejik bir kazanımdır. Bu modelin kurumsallaşarak süreklilik kazanmasını önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
"Yerel imkanlarla yapılması çok anlamlı"
Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (ETBİR) Başkanı Ahmet Yücesan da söz konusu projeyi sektör açısından önemli ve isabetli bulduklarını belirterek, 108 bin başlık kaynağın üretime kazandırılmasının, hem Türkiye'nin canlı hayvan varlığını güçlendireceğini hem de işleme tesislerine düzenli ve sağlıklı karkas akışı sağlayacağını söyledi.
Hayvanların besi sonunda sözleşmede belirlenen geri alım fiyatından ESK'ye dönecek olmasının, piyasadaki spekülatif dalgalanmaları sınırlayacak ve fiyat öngörülebilirliğini artıracak bir mekanizma olduğunu kaydeden Yücesan, üretimi tabana yayan bu tür projelerin kalıcı hale gelmesini desteklediklerini bildirdi.
Yücesan, söz konusu teminin yerli besiciler tarafından yapılıyor olmasının önemine işaret ederek, şunları söyledi:
"Ülkemizdeki küçük işletmecilerin büyük firmalarla rekabet edemiyor olmasından dolayı küçük işletmecilerin kendi arazisinde üretimi yapmasıyla sonuçlanacak bir model ortaya çıkmış oldu. Yüzde 26 gibi bir uygun fiyatla verilerek onların daha iyi para kazanması, önümüzdeki dönemde et piyasasında istikrarlı bir fiyata ulaşılabilmesi ve yüksek fiyatlarla karşılaşılmaması açısından önemli. Projenin, ESK ve güçlü bir yerli tedarik tarafından yürütülüyor olmasıyla piyasa geneline yüzde 20 etki yapacağı kanaatindeyiz."
"Giderlerde de enflasyona göre artış yapılır"
Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı da son derece yararlı olan bu projenin, Avrupa sisteminde olduğu gibi küçük işletmelerin desteklenmesi açısından çok önemli olduğunu bildirdi.
Projenin kırmızı et fiyatlarını da etkilemesini öngördüklerini belirten Yardımcı, şunları kaydetti:
"Böyle bir sistem olursa, et fiyatları da sabitlenmiş olur. Böylece söz konusu giderlerde de enflasyona göre artış yapılır. Avrupa'da da, 30'lu, 50'li veya 80'li hayvanlara devlet yüzde 40 ile yüzde 80 arasında teşvik veriyor. Böyle bir sistem de Avrupa'daki sisteme yaklaşmış olur."










