Fon vurgunu tartışması sürerken rezervlerde 15 milyar dolarlık erime gözüküyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Fon vurgunu tartışmaları sürerken tasfiye yasası TBMM'den geçti ve Merkez Bankası politika faizini 1 puan indirdi. Rezervlerde fon olayından bu yana 15 milyar dolarlık erime olduğu belirtilirken, borsadaki tedirginlik ve yabancı çıkışı sürüyor.
Erdal Sağlam
(ANKARA) - Fon vurgunun ortaya çıkmasından bu yana 1,5 ay geçti ama tartışmalar bitecek gibi gözükmüyor. Tasfiye yasası zaten tartışmalı olarak çıktı ama yasanın uygulaması ve yargı kararları da yeni ve uzun tartışmalara neden olacak gibi.
Geçen hafta fon tasfiyesiyle ilgili yasa TBMM'den geçerken, Merkez Bankası da politika faizini 1 puan indirdi. Normalde faiz indirimi borsayı coştururken, bu kez tersi oldu. Borsadaki tedirginlikte faiz kararından daha çok, dış gelişmelerin hisse senedi fiyatlarındaki düşüşe yol açtığı söyleniyor. Ancak Varlık Fonu'nun düşüşü önlemek için devreye girmesi, "fon vurgunuyla ilgili gelişmelerin piyasalardaki tedirginliği artırdığını" göstermesi açısından önemliydi.
Merkez Bankası 1 puanlık indirim yaparken, indirimlerin süreceği mesajını da verdi. Buna bağlı olarak Aralık'taki ilk toplantıda yine 1 puanlık indirim daha yapılacağı tahmin edilirken, 10 Aralık'taki karar toplantısına kadar enflasyon, savaş, petrol ve fon gelişmelerinin kararda belirleyici olacağını söyleyebiliriz.
Faiz indirimi açısından enflasyon oranlarında büyük engel gözükmüyor ama iyi bir gelişme de yok. Yine, 2025 Ekim enflasyon rakamı olan yüzde 2,5 civarında bir gerçekleşme beklenirken, 2025 Kasım- Aralık'taki düşük oranlar nedeniyle, yılsonunda yıllık enflasyonun yeniden 30'un üzerine çıkma ihtimali yüksek.
Aslına bakacak olursak; 1 ya da 2 puanlık indirim, kredi faizleri ve özel sektörün içinde bulunduğu darboğazın aşılması adına önemli bir değişiklik yaratmayacak. Ancak Merkez Bankası'nın üretimdeki sıkıntı nedeniyle siyasi otoriteden gelen baskı ve finansal istikrar açısından, indirimlere devam etmek istediği açıkça görülüyor. Ancak ABD ve İsrail seçimleri, İran'la çatışmaların seyri, zaten 117 dolara kadar çıkan petrol fiyatları daha da artarsa, Aralık'ta indirim zorlaşır.
REZERVDEKİ SEYİR YAKINDAN İZLENECEK
ABD'nin seçim öncesi İran'ın tekrar vuracağı beklentisi, yapay zeka şirketlerindeki balonunun patlayacağı endişesi, zaten küresel ekonomiyi diken üstünde tutuyor. Bu risklerin gerçekleşmesi sadece küresel ekonomiyi değil, Türkiye ekonomisindeki istikrarı ve faiz indirimini de tehlikeye sokabilir.
İç piyasadaki gelişmelere bakıldığında; yabancı çıkışının sürdüğünü ve bunun özellikle hisse senetleri piyasasını vurduğunu görüyoruz. Bununla birlikte bazı şirketlerin çıkardığı tahvillerinde temerrüte düşmeleri, sağlıklı şirket euro bondlarının bile satış yemesi gibi olumsuz gelişmeler yaşanmaya başladı.
Bu nedenle, geçen hafta ilk üç günde hareketsiz kalan döviz rezervlerinin Perşembe ve Cuma günlerinde yüklü miktarda eridiği konuşuluyor. Bu erimenin iki günde 5 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilirken, bunun Merkez Bankası bilançosuna etkisini Salı akşam saatlerinde görebileceğiz.
Buna karşılık "fon sıkıntısı nedeniyle dolarizasyon eğilimine dönüş" görülmüyor. İndirilse bile, TL faiz oranlarının hala cazibesini koruduğu, vatandaş ve şirketlerin artık uzun süre artmayacağına ikna olup altın sattıkları, dolayısıyla döviz hesaplarında artış değil düşüş görüldüğünü söyleyebiliriz.
Rezervlerdeki erime, fon olayından bu yana 15 milyar doları bulmuş gözüküyor. Erimedeki en büyük etkiyi fon vurgunu oluştururken, uluslararası gelişmeler de sıcak para çıkışını artırdı diyebiliriz. Bu arada altındaki düşen fiyatlar da rezervi olumsuz etkiledi. Şimdilik bir tehlike gözükmese de, bundan sonra rezervlerdeki hareketlerin daha yakından izleneceğini söyleyebiliriz.
FON TASFİYESİ TARTIŞMASI BİTMEZ
Fon vurgunuyla ilgili tartışmaların daha uzun süre devam etmesi kaçınılmaz. 1 milyon TL'ye kadar ön ödemelerin yakında başlaması beklenirken, fonlar patlamadan hemen önce satış emri veren yaklaşık 200 bin kişinin şikayetleri devam edecek. Yasaların geriye yürütülmesi anlamına gelen yeni maddelerden mağdur olanlardan itiraz davalarının gelmesi kaçınılmaz.
Bu arada önceki benzer olaylarda olduğu gibi; fon vurgunu nedeniyle sorgulanan, varlıklarına el konulan bazı iş insanlarının da sürpriz biçimde bu kısıtlarını kaldırmaları, bu gelişmelerin nedeni belli olmayınca, "yargıda kayırma ve ayrımcılık iddiaları"nı yeniden gündeme sokuyor. "Bazı isimlerle yetinilip, iktidara çok yakın kişilerin cezasız kalacağı yönündeki büyüyen algı" halkı olduğu kadar iş alemini de tedirgin ediyor. Tüm bu şaibelerin giderilmesi için fon hesapları ve yargı kararlarında tam şeffaflığı sağlamak gerekiyor. Ancak, AKP'li bazı kalemlerin de belirttiği gibi; "şeffaflık ve fon vurgununda net fatura ve sorumluların ortaya çıkarılması" konusunda büyük bir endişe var.
Özetle, denge ve denetlemenin tümüyle kaybolduğu idari sistem, bu tür vurgunların zeminini oluşturuyor. AKP içindeki tarafların fon vurgunu bahanesiyle aralarındaki çatışmayı yükseltmeleri, bence tali kulis konuları. Bu sistem değişmezse, yeni fon vurgunları yaşanması ise kaçınılmaz.














