Baykal: 'Uçak ve Gemilerin Gelmesi Rumları Tanıyoruz Demektir'

Baykal: 'Uçak ve Gemilerin Gelmesi Rumları Tanıyoruz Demektir'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Eğer Rum Uçakları, Gemileri Türkiye'ye Gelirse, Bu, Biz Rum Devletini Tanıyoruz Demektir' Dedi.

Baykal: 'Uçak ve Gemilerin Gelmesi Rumları Tanıyoruz Demektir'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Eğer Rum uçakları, gemileri Türkiye'ye gelirse, bu, biz Rum devletini tanıyoruz demektir'' dedi.

Baykal, Tuzla ilçesine bağlı Orhanlı Beldesi'nde, Anavatan Partisi'nden istifa ettikten sonra bir süre bağımsız olarak görevini sürdüren Belediye Başkanı Cemil Ekşi'nin de aralarında bulunduğu bin kişinin partisine katılımı nedeniyle düzenlenen törene katıldı.

Son günlerde Kıbrıs konusunda herkesin tedirgin ve telaşlı olduğunu kaydeden Baykal, AB'nin, müzakereleri sürdürebilmek için Türkiye'nin Kıbrıs'tan ödün vermesini istediğini ve oradaki Rum devletini ''tanıma'' anlamına gelecek şekilde liman ve havaalanlarını açma şartı koştuğunu söyledi. Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Eğer Rum uçakları, gemileri Türkiye'ye gelirse, bu, biz Rum devletini tanıyoruz demektir. Halbuki Kıbrıs'ta Londra ve Zürih anlaşmalarına aykırı olarak ortaya çıkmış bir oluşumu devlet olarak tanırsak KKTC'yi inkar etmiş duruma düşeriz. Onun altındaki desteği çekmiş oluruz. Bu çok tehlikeli bir tuzak. Bize bunun için bastırıyorlar. Niye bastırıyorlar? Çünkü hükümet, başbakan ve bakanlar, 17 Aralık 2004'te Avrupa'ya söz verdi. 'Ben onların uçaklarını, gemilerini Türkiye'ye kabul ederim' dedi.''

Baykal, şimdi de AB'nin, müzakerelerin sürdürülebilmesi için Türkiye'nin verdiği bu sözü tutmasını beklediğini kaydederek, bu konuda yeni bir noktaya gelindiğini, çünkü hükümetin Avrupalılar'la temas kurarak, onlara bir limanı şartsız açacaklarını, bir şey beklemediklerini söylediğini savundu.

Hükümetin, Kuzey Kıbrıs'a yönelik ablukanın kaldırılmasını AB'den istemekten de vazgeçtiğini ileri süren Baykal, şunları kaydetti:

''(Bir limanı açarız, yeter ki müzakereler devam etsin) demişler. 'Kıbrıs'a yönelik ablukayı kaldırırsanız ancak o zaman limanları açarız' diyorlardı. Şimdi, 'Siz açmasanız da biz limanımızı açarız' diyorlar. Bu ortaya çıkınca tabii kıyamet koptu. İster bir tanesini, ister tümünü açmışsın. Devletler hukuku bakımından hiç fark etmez. Açtın mı tanımış duruma düşersin. 17 Aralık 2004'te imzaladığın anlaşmanın mükellefiyetini, yükünü kabul etmiş oluyorsun. Yani 'Borcum borç, ödememe izin ver' diyor. Yani 'Bir liman açarım gerisi sonra gelir, biraz kapora ver' demeye başlıyor.''

Kıbrıs konusundaki durumdan Meclis'in bile haberi olmadığını ifade eden Baykal, bu kadar önemli konular hakkında ana muhalefet partisi olarak kendileriyle ve diğer partilerle konuşarak, bilgi vermenin ve onayını almaya çalışmanın hükümetin görevi olduğunu, ancak bunların yapılmadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de bu gelişmelerden haberlerinin olmadığının ortaya çıktığını ifade eden Baykal, ''Türkiye ile ilgili bu kadar önemli konularda tavizler, ödünler verilecek, Meclis, ana muhalefet, Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı bilmeyecek...'' diye konuştu.