Haberler

TEVİTÖL'de gençlerin gücü okul müdüründen daha fazla

Yeşim Mutlu

Yeşim Mutlu

Fotoğrafçı Influencer Dijital İçerik Üreticisi
28.03.2024 10:18

Ziyaret için günler öncesinden haberleştiğimiz TEVİTÖL'e gidiş günümüz gelip çatmıştı sonunda. Bahçeşehir'den Gebze'ye uzun bir yolculuk olacaktı biliyorum. Lakin İstanbul'un trafiğini, güzergahımız üzerindeki trafik kazasını ve yağmuru hiç hesaba katmamıştım. Yolda geçen üç saatin sonunda baharın coşkusunu bin bir rengiyle hissettiğim, kuş cıvıltılarının hoş geldin karşılamasına eşlik ettiği, kapısından adım atan herkesin doğa, sanat ve sporla buluştuğu okulun yerleşkesindeydim.

Okulun iletişim sorumlusu Semih Karabulut biraz dinlenmemiz sonrasında okulu gezdirmek istese de üç saatin verdiği hisle mümkünse saatlerce yürümek istiyordum.

Okula girişte ilk dikkatimi çeken sağlı sollu evler olmuştu. Evlerin kime ait olduğunu sorduğumda devasa yeşil alan içine sığınmış evlerin öğrenci yatakhanesi ve öğretmen lojmanı olduğunu öğrenince vay be dedim. Bu okulun öğrencisi olmak isterdim. Meğer Semih Bey'de Tevitöl mezunuymuş. 4 kız 4 erkek öğrencisi ağırlayan öğrenci evlerinin altında iki öğretmen ailesi yaşıyormuş. Görevli öğretmenlerin hepsi de okulda çalışan öğretmenlerden oluşuyormuş. Öğrencilerin herhangi bir ihtiyacı olduğunda - aklınıza ne gelirse- anında destek öğretmenlerinden.

Patika yolda yürürken burnuma gelen deniz kokusuyla kendi lise yıllarımı düşündüm. Şimdiki çocuklar ne şanslı diyerek ilerlerken okul hakkında çoktan bilgi akmaya başlamıştı bile. Kulağım bir yandan Semih Bey'de gözlerim gördüklerimde aklımdaysa hayallerdi. Bu okulda okusaydım hangi köşede kendimi daha iyi hisseder hangi köşesine saklanır hangi köşesinde ders çalışırdım? Ve kendi içimde bulduğum cevap her köşesindeydi.

İlk ziyaret ettiğim alan kültür sanat merkezinin girişinde bizi karşılayan öğrencilerin eserleriydi. Deniz manzarasıyla burada gerçekleşen sergilerin tadına doyum olmaz derken konferans salonundan diğer atölyelere doğru yürümeye çoktan başlamıştık. Sahnede parlayan beyaz piyanonun Ferdi Özbeğen tarafından TEV'e bağışlandığını ve öğrencilerin bu piyanoyla sayısı gösteriye imza attığını öğreniyorum. Sanatçının ölümsüzlüğü böyle oluyor. Ne mutlu ki akademik eğitimleri kadar sanata değer veren öğrenciler arasından geleceğin yıldızları çıkacak.

Kulağımda Ferdi Özbeğen'in "Dilek Taşı" çınlarken müzik odaları karşılıyor. Farklı enstrümanların yer aldığı odalar söz konuyken Güher & Süher Pekinel müzik bölümünde piyanodan, flüte, kemandan çelloya, klarnetten obuaya ve daha fazlasıyla yarı zamanlı konservatuar eğitimi aldıklarını öğreniyorum. Yanlış telaffuz varsa affola…

Hemen ardından farklı tekniklerin çalıştıkları resim ve heykel atölyesinde buluyorum kendimi. Duvarlarda ve alanlarda tabii ki öğrencilerin eseri. Zaten okulun her yerinde öğrencilerin sanat izlerini görüyorsunuz.

Kültür sanat dolu alandan çıktığımda deniz manzarasına karşı çalışan öğrencilere denk geliyorum. Herkes kendine farklı bir bank bulmuş, kulaklıklarından yükselen sesin ne olduğunu bilmiyorum ama benim karnımda kelebekler uçarken öğrencilerin 40'dan fazla kulüpte buluştuğunu öğreniyorum. Bir gün fotoğraf kulübünde onlarla olmayı hayal ederek okula doğru ilerliyorum.

İlk olarak öğrenci meclisinin toplantıları gerçekleştirdiği salondayım. Mimari yapısıyla beni etkileyen bu yerde öğrencilerin düzenli takip ettikleri yayınlar, dergiler ve kendi çıkardıkları eserler rafları süslüyor. Yuvarlak masa toplantısı hem bina hem de form olarak adını buradan almış olabilir diye düşünüyorum. Instagram hikayeme bir iz bırakırken, "Gökyüzünden hayallere, hayallerden gerçeğe Tevitöl"

Kütüphanede çok tatlı duman grisi bir kedi karşılıyor beni. Okulun kedisi mi diyorum. Yok diyor Semih Bey.. Okulun kedisi "mercimek" ve tüm kedilerin annesi o. Bu yeni henüz isim koymadık. Ne güzeldir hayvan dostu olmak.

Öğrenciler derste olduğu için sadece bir sınıftan içeri adım atabiliyorum. Tarih sınıfında okulun geçmişine kadar gidiyoruz. Biraz sonra okul müdürüne soracağım merak ettiklerimi. Bir öğrenci diyor ki bizim burada sınıflar öğretmenlerin. Tek bir sınıfımız yok. Biz öğretmenlerin sınıfına derse gidiyoruz. Ve öğretmenler nasıl istiyorsa öyle düzenliyor sınıflarını. Koridorlarda çok az sayıda denk gelmiş olsam da yüzler gülüyor ve öğrencilerin enerjisi hissediliyor. Duvarlarda ve dolaplarda etik değerlerden ahtapot afişine her şey rengarenk. Şu gerçek var kulaklık ve bilgisayarla dolaşan öğrenciler çok fazla. Üniversiteye hazırlanan öğrenciler için (12.sınıf) özel bir kat ayrılmış. Rahatsız etmeden geçeyim derken çalışma panolarında Tik Tok saati ayrılması gözüme çarpıyor. Demek ki benim dışımda Tik Tok çok seviliyor. Belki de sosyal medya saatidir de öyle yazılmıştır YSM diyerek kendimi teselli ediyorum.

Okul Müdürü Mustafa Aydos ile giriş katındaki odasında buluşuyoruz. 2013 yılında çiçeği burnunda bir matematik öğretmeni olarak geldiği okulda şimdi müdür olarak görev yapıyor. 6 sene boyunca da eşiyle birlikte öğrenci evlerinin altında yaşamışlar. Bu süreçte öğrencilerle kurduğu iletişimde abi-kardeş ilişkisinin devam ettiğini ve bir aile olduklarını anlatırken gözleri parlıyor. Ne değerlidir işini severek değer katarak yapmak.

TEVİTÖL 1993 yılında İnanç - Sezai Türkeş tarafından kurulduktan sonra 2001 yılında Türk Eğitim Vakfı tarafından devralınmış. Mustafa Bey'den öğrendiğime göreo günden bu yana özel yetenekli gençlerin eğitim aldığı lise çok farklı başarı hikayelerine imza atmış.

Gençlerin gücü okul müdüründen daha fazla…

Eğitim sürecinde öğrenciler haklarını sonuna kadar savunma bakış açısına sahip. Özgüven ve değerler ön planda. Sınırların net olduğu iletişimde öğrencilere sorumluluk verilmiş. Okulu görmek isteyenler için tanıtımlarını öğrenciler gerçekleştiriyor. Kulüp çalışmalarında sorumluluklar öğrencilere ait. Sponsorluk bulmadan kulüp aktivitelerine tüm süreç öğrencilerin kontrolüyle ilerliyor.

Okula Nasıl Başvuruluyor?

Okula giriş için tüm öğrenciler bir sınavdan geçiyor. Bu sınavın da çok zorlayıcı olduğunu öğreniyorum. Her bir öğrenci için gözlem süreci var. Yorucu ve zahmetli bir 10 gün süren bu sınav. Geçmiş yıllarda zeka testi de yapılırken 2023'ten itibaren bu uygulanmıyor. Tabii öğrencilerin LGS sınavına da girmiş olması gerekiyor. Mayıs ayında da sınav ile ilgili tüm süreci duyurulacağını bilgisini alıyorum. Buradan şunu söylemek isterim ki; okulun müfredatı MEB, ama yatılı bir okul olduğu için BİLSEM (Bilim ve Sanat Eğitim Merkezleri) gibi 16 sonrası bilim ve sanat etkinlikleriyle uğraşıyor. 2024-2025 eğitim öğretim yılında 72 öğrenci alacak okulun 288 yatakhane kapasitesi olduğunu da bu konuşmamız esnasında öğreniyorum.

"Darüşşafaka ve bizim dışımızda bu imkanları sağlayan başka yatılı lise yok" Mustafa Aydos

Burs ama nasıl?

Türk Eğitim Vakfı'nın çok büyük bir yatırım ve burs desteği sağladığı okulda öğrencilerin çoğu öğrenci bursu alıyor. Burs verilme, burs artış talebine tüm kararlar TEV tarafından yürütülürken herkese açık olan faaliyet raporuna bakıyorum. 42 farklı şehirden gencin eğitim gördüğü lisenin hedefi Türkiye'nin her şehrinden öğrenci olması.Diğer illerden öğrencilerin gelebilmesi için 23 mart (geride kaldı)ve 11 mayıs çevrimiçi tanıtım günleri düzenleneceğini öğreniyorum.

Mustafa Bey'e "Herkesin çok iyi olduğu bu okulda gençleri en çok zorlayan nedir? " diye sorduğumda "Hepsi genel olarak kendi okullarında en iyi oldukları için ve buraya gelen her çocuk en iyi olduğu için zorlanabiliyor. Gençlerin aileden ayrılarak her şeyi kendisi yapması ve diğer yandan da akademik olarak çok çalışması zorlayıcı olabiliyor." Mezunların sıklıkla Boğaziçi, ODTÜ, Koç ve Sabancı Üniversitesi gibi seçkin üniversitelerde ve dünyanın en önde gelen okullarında Stanford, Princeton vb. öğrenim gördüğüne göre gençlerin zorlukları başarıyla aştıklarını düşünüyorum.

Doğayla iç içe yaşamın sürdüğü, çevreye ve yaşama saygının her alanda hissedildiği bu okulda gençlerin ektiği tohumlar diğer gençleri besliyor. Özel yetenekli gençlerin bir arada olduğu, gün boyu öğrenimin devam ettiği, kampüs imkanları ve burslu eğitimiyle bilime ve sanata yoğunlaşan öğrenme köyünden ayrılmadan önce okul yemeği yiyerek ayrılıyorum.

Bu okulda olmayı hayal eden gençlerin çok fazla alın teri dökmesi ve çok çalışması gerekiyor. Sonrasında öğretmenlerin ve destek verenlerin yardımıyla çalışan tüm öğrencilerin hayalleri gerçek oluyor.

Sahi o öğrenci meclisinde dinlediklerimi ve gördüklerimi hiç bilmeden "Gökyüzünden hayallere, hayallerden gerçeğe Tevitöl" diyen ben değil miydim?

Yeşim Mutlu

title