TBMM 301. Madde Değişikliğini Görüşüyor

TBMM 301. Madde Değişikliğini Görüşüyor

Bakan Şahin, 301'le İlgili Yapılacak Değişikliğin AB Dayatması Olmadığını Belirtti, 'Bu Sürece Girmişseniz Diğer Ülkelerin da Tabi Olduğu Şartları Yerine Getirme Çabası İçinde Olacaksınız' Dedi.

TBMM 301. Madde Değişikliğini Görüşüyor

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, 301. maddede yapılacak değişikliğin AB dayatması olmadığını belirterek, "Bu sürece girmişseniz diğer ülkelerin da tabi olduğu şartları yerine getirme çabası içinde olacaksınız" dedi. Şahin, yapılacak değişikliğin Türklük ve Cumhuriyet gibi ortak değerleri korumasız bırakmayacağını vurguladı.

AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya başkanlığında toplanan TBMM Adalet Komisyonu, TCK'nın 301. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun Teklifi'nin görüşmelerini sürdürüyor. Görüşmeler sırasında hükümet adına konuşma yapan Adalet Bakanı Şahin, muhalefet milletvekillerinin, kanun teklifi konusunda Adalet Bakanlığı'nın katkısı olup olmadığını sorduklarını hatırlatarak, Bakanlık olarak teklifin hazırlanmasında katkılarının olduğunu söyledi. Türkiye'de bazı yazarlar ve gazeteciler hakkında 301'den açılan davaların Türk ve dünya kamuoyunu meşgul ettiğine işaret eden Şahin, 301. madde ile ilgili tartışmaların başladığını, bu tartışmalarda basın kuruluşlarının öncülük yaptığını anlattı. Hükümet olarak böylesine önemli ve basın camiasından gelen önerileri görmezden gelemediklerini kaydeden Şahin, sivil toplum örgütleriyle Başbakan'ın da katıldığı toplantılar yapıldığını ancak bu toplantılarda ortaya bir metnin çıkartılamadığını belirtti.

Adalet Bakanı Şahin, konuşması sırasında sık sık sözünü kesen muhalefet partisi milletvekillerine tepki gösterdi. Şahin, "550 milletvekili arasına girmek çok önemli bir şereftir. Bu şeref bize bir takım sorumluluklar yükler. Bir kişi konuşurken onun sözü bitmeden bir başka kişinin konuşmasını takdirinize bırakıyorum. Bu bir kahvede olmaz. Ben bazen kahveye gidiyorum. Başka siyasi görüşten olan insanlar beni dinledikten sonra bana katılmadıklarını söylüyor. Halkımız kadar basiretli olalım" şeklinde konuştu.

"İHTİYAÇ ÖNCE İÇ DİNAMİKLERDEN DOĞDU" 301. madde değişikliği ihtiyacının öncelikle iç dinamiklerden doğduğunu kaydeden Şahin, konunun AB boyutunun da bulunduğunu, bunu inkar edemeyeceklerini dile getirdi. Bir devlet politikası olarak AB sürecinde Türkiye'nin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurgulayan Şahin, AK Parti'nin de bu konuda üzerine düşeni yapma gayreti içinde olduğunu belirtti. Her yıl AB ilerleme raporlarının yayınlandığını hatırlatan Şahin, bu raporlarda Türkiye'nin taahhütlerini ne nispette yerine getirdiği konusunda tespitlerin yer aldığını anlattı. Şahin, 2007 ilerleme raporunda şiddet içermeyen ifadelerin suç kabul edilmesine yönelik endişelerin dile getirildiğine dikkat çekti. Şahin şunları söyledi:

"Madem ki AB ile böyle bir sürece girmişsiniz, kimse de sizi zorlamamış. Bir derneğe, bir vakfa üye olduğunuzda bir takım belgeler isterler sizden. Örneğin nüfus cüzdanı sureti istenir. Bunu muhtardan değil noterden onaylat dendiğinde bu dayatma mı olur? Bu sürece girmişseniz diğer ülkelerin da tabi olduğu şartları yerine getirme çabası içinde olacaksınız. İç dinamikler ve AB boyutu biraraya gelince 301. maddede değişiklik yapma ihtiyacı doğdu." Teklifte 'Türklük' yerine 'Türk milleti' ifadesi konulmasına yönelik eleştirilere de cevap veren Şahin, Doç. Dr. Türkan Sancar'ın yazdığı kitaptan örnekler vererek, kitapta Türklük yerine Türk milleti ifadesi kullanılması gerektiğine yer verildiğini belirtti. Şahin, "Türklüğü çıkararak Türk milleti değil başka birşey deseydik eleştiriler haklı olurdu. Başka bir milleti koymuyoruz, Alman milleti demiyoruz, Türk milleti diyoruz. Cumhuriyet yerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti diyoruz" dedi. 301. maddenin kaldırılmasını doğru bulmadığını ifade eden Şahin, 301. konusundaki çalışmaların, AK Parti hakkında kapatma davası açıldıktan sonra başladığı iddialarının da yanlış olduğunu vurguladı. Şahin, AK Parti hakkındaki kapatma davasının Mart ayında açıldığını, kendisinin ise Aralık, Ocak'ta 301'in Meclis'e getirileceğini söylediğini hatırlattı.

Türklük ve Cumhuriyet kavramlarının ortak değerleri olduğunu kaydeden Şahin, bu değişikliğin, bu ortak değerleri korumasız bırakmayacağını ifade etti. Şahin, "Böyle bir ihtimal görsek bu değişikliği gündeme getirmezdik. Bu konuda siz ne kadar hassassanız biz de o kadar hassasız" diye konuştu.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006'da Hrant Dink davasıyla ilgili verdiği kararda bazı tespitlerde bulunduğunu hatırlatan Şahin, kararda, "Yerel mahkeme konu yazıyı değerlendirirken AİHM içtihatlarını gözetmemiş, vardığı yükümle Türkiye'nin AB'ye uyum programına katkıda bulunmamıştır. Üzüntü vericidir ki karşı fikrin serbestçe ve korkusuzca söylenmesinden demokratik Cumhuriyet Türkiyesinde hala korkulmakta, söylemine izin verildiğinde o görüşlerin kabullenilmiş sayılacağı ve yandaş toplayacağı düşünülmektedir. Bu bir yanılgıdır" denildiğine işaret etti. Şahin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'ndaki saptamaların, artık Türk yargıçların evrensel hukuk standartlarını yakalamaları bakımından son derece sevindirici olduğunu dile getirdi.

Şahin, "Biri ters bir söz etti diye hemen feverana girmeyelim. Çünkü 301. madde ifade özgürlüğüyle, düşünce özgürlüğüyle, basın özgürlüğüyle bir maddedir. Biri bir ters söz ettiğinde onu çürütmeye çalışalım. Onun tezlerini söyleyelim çünkü ceza verdiğiniz takdirde o düşüncelerinden vazgeçmez ama ikna ederseniz vazgeçer. Tabi ki hakarete dönüştüğünde, saygınlığı zedelediğinde, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, devletimizin kurumlarının saygınlığını zedeleyici söz ve ifadeler ceza yaptırımına tabi olmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

(ZÇ-NÇ-Y)