Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde pehlivanlar ayak tabanlarını "kına" ile koruyor

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde pehlivanlar ayak tabanlarını 'kına' ile koruyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde pehlivanlar, ayaklarının yara olmaması ve tırnaklarını güçlendirmek için asırlık bir geleneği sürdürerek ellerine ve ayaklarına kına yakıyor. Bunaltıcı sıcaklarda hem fiziksel hem manevi fayda sağlayan bu yöntem, pehlivanlar tarafından yıllardır uygulanıyor.

665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Er Meydanı'na çıkan bazı pehlivanlar, ayaklarının yara olmaması ve tırnaklarını güçlendirmek amacıyla asırlık bir geleneği sürdürerek ellerine ve ayaklarına kına yakıyor.

Edirne'de son günlerde etkisini artıran bunaltıcı hava sıcaklıkları, Sarayiçi Er Meydanı'ndaki güreşleri de zorlu hale getiriyor.

Yağlandıkları için sıcağı çok daha yoğun hisseden pehlivanlar, rakiplerinin yanı sıra zorlu hava şartlarına karşı da mücadele etmek zorunda kalıyor.

Bu durumdan korunmak isteyen bazı pehlivanlar, çayıra çıkmadan günler önce ellerine ve ayaklarına kına yakarak önlem alıyor.

"Kına bize avantaj oluyor, çimende ayaklarımız yanmıyor"

İstanbul Çatalca Belediyesi adına deste büyük boyda mücadele eden Arda Erken Avcıoğlu, AA muhabirine, yaklaşık 10 yıldır çayırlarda ter döktüğünü söyledi.

Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğunu ve sahada ayak tabanlarının çok yandığını belirten Avcıoğlu, şunları kaydetti:

"Çimde ister istemez sahaya yağ karışıyor ve güneş de doğrudan vuruyor. Gerçekten bunaltıcı bir sıcak var, normalde dışarıda bile oturulmuyor. Ayağının altı yandığında yara oluyor, bunu engellemek için kına yakıyoruz. Kına bize büyük bir avantaj sağlıyor, ayağımız çimende yanmıyor. Ayrıca tırnaklarımız kırılmasın diye ellerimize de kına yakıyoruz. İster istemez kispetin dikişlerini çektiğimizde tırnaklarımız kopabiliyor.

Genelde bir hafta önce kınayı yakarız, hem tırnakları sertleştirir hem de ayağın altına iyice oturur. Gerçekten bir faydası var bizim için. Ustalarımızdan öğrendik, sağ olsun anamız, babamız da yaktı kınamızı. Kınayı yakarken annem, babam dua ediyor. Biz de burada kendimiz ve ailemiz için savaş veriyoruz."

"Manevi olarak da büyük bir anlamı var"

Güreşçi Emirhan Taş da kına yakmanın fiziki faydalarının yanı sıra manevi bir boyutu da olduğuna dikkati çekti.

Kınanın geleneksel önemine vurgu yapan Taş, "Tarihimizde savaşlara ya da askere giderken dedelerimiz, büyüklerimiz ellerine kınalar yakarmış. Bunun bizim için manevi olarak böyle derin bir anlamı var. Fiziki olarak da tırnakları sertleştiriyor. Kispetin içi deri olduğu ve dikişli olduğu için mücadele sırasında tırnaklar kırılabiliyor. Tırnakları sertleştirmek ve korumak için kullanıyoruz." diye konuştu.

Kaynak: AA / Özgün Tiran
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.