Son Dakika | Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2021 yılı bütçesi üzerinde TBMM Genel Kurulu'nda konuştu: (2)

Son Dakika | Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2021 yılı bütçesi üzerinde TBMM Genel Kurulu'nda konuştu: (2)

Son Dakika | Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2021 yılı bütçesi üzerinde TBMM Genel Kurulu'nda konuştu: (2)
Anadolu Ajansı / Alper Atalay - Haberler | Politika

Gelen son dakika haberlerine göre Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bakanlığımızın önemli projelerinden biri de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin, nitelik ve nicelik bakımından çağımızın gereksinimlerine uygun olarak yeniden inşa edilmesidir.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bakanlığımızın önemli projelerinden biri de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin, nitelik ve nicelik bakımından çağımızın gereksinimlerine uygun olarak yeniden inşa edilmesidir. Pandemi koşullarına rağmen çok hızlı yürüttüğümüz projede, inşaatın yüzde 80'ini tamamlamış bulunmaktayız." dedi.

Ersoy, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2021 yılı bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, bakanlık tarafından fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yürütülmesine yönelik 2020 yılı ocak-kasım döneminde projelere ve meslek birliklerine toplam 44 milyon lira destek sağladıklarını belirterek, "Bu projelerde yapılan ödemelerin yaklaşık yüzde 50'sinin sanatçı, yazar, oyuncu, yönetmen gibi yaratıcı katkı sunan kişilere yapılan telif kaşe ödemeleri olduğunu özellikle vurgulamak isterim." diye konuştu.

Bakanlık tarafından meslek birliklerine verilen desteği bu yıl için yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle yüzde 50 artırarak 5,8 milyon liraya çıkardıklarını belirten Ersoy, "Bakanlığımızda yevmiyeli çalışan sanatçılarımıza ilişkin 25 yıllık köklü bir sorunu Ocak 2020 itibarıyla çözdük. Yevmiyeli statüde çalışan yaklaşık 3 bin sanatçımızı sözleşmeli statüye geçirerek özlük haklarında önemli bir iyileştirme sağladık, maaşlarında yaklaşık yüzde 50 oranında artış yaptık, sosyal güvenlik ve yıllık izin hakkına kavuşmalarını sağladık. Pandemi döneminde onları yasal güvence altına alarak sosyal ve ekonomik anlamda yüz yüze kalacakları olası sıkıntıları önlemiş olduk." ifadelerini kullandı.

Ersoy, telif hakkı sahiplerine hak ettikleri korumanın sağlanması ve kültür endüstrisinin güçlendirilmesinin bakanlığın öncelikli hedeflerinden olduğunu belirtti, bu hedef doğrultusunda telif hakları alanında gerekli mevzuat, korsanlıkla mücadele, eğitim, farkındalık ve sektörel destekleme faaliyetlerinin sürdürüldüğünü söyledi. Ersoy, "Bu kapsamda ülkemiz kültür endüstrisini oluşturan sektörlerin yarattıkları ekonominin boyutunu ve potansiyelini ölçmek amacıyla başlattığımız çalışma sonucu bir rapor hazırladık. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün belirlediği metodolojiyle hazırlanan söz konusu rapor, kültür endüstrilerine ilişkin ekonomik göstergelerin ortaya konulması ve bu alana yönelik politikaların belirlenmesi açısından önemlidir." dedi. Ersoy ayrıca, telif hakları alanında bir ihtisas kütüphanesi oluşturulması amacıyla çalışmaların da başlatıldığını söyledi.

Sinema ve müzik eserleri ile kitaplarda zorunlu olan bandrolün, korsanla mücadelede en etkili uygulamalar arasında olduğunu vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:

"2020 yılının ilk 11 ayında yaklaşık 412 milyon bandrol verilerek, geçen seneye göre yaklaşık yüzde 5 artış sağlamıştır. Bununla birlikte il denetim komisyonları tarafından 2020 yılı ocak-kasım döneminde gerçekleştirilen 498 operasyon, korsan faaliyetlerin kaynağında engellenmesini sağlamıştır. Bu arada kamuoyunda yanlış bilinen bir konuya özellikle tekrar değinmek istiyorum. Bandrol içerikle ilgili bir kontrol mekanizması olmadığı gibi dünyanın hiçbir yerinde de içerik denetimi yapılmamaktadır. Yani yayınlanmadan önce içerik kontrolü sansür olarak kabul edildiğinden tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yapılmamaktadır. Özetle, telif hakları sahiplerinin haklarını koruyabilmek ve istatistik toplamak için tamamen ticari amaçla yapılan bandrol işleminin, bakanlığımızın yayın içeriklerini onaylaması veya onaylamaması şeklinde gösterilmesi doğru bir yaklaşım değildir."

1826 yılında Muzika-ı Hümayun adıyla kurulan, 1924'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk müzik kurumu olma sorumluluğunu üstlenen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) iki asırlık tarihiyle dünyada son derece saygın ve özel bir yere sahip olduğunu hatırlatan Ersoy, "Çıtasını daha da yükselterek uluslararası alanda en zengin repertuarı sunmak üzere çalışmalarını sürdüren değerli kurumumuz kadrosunu da 30 genç yeni sanatçı ile güçlendirmiştir." dedi.

CSO'nun başarılarına ve hedeflerine uygun olarak inşasını tamamladıkları yeni binasının aynı zamanda Türkiye'de senfoni orkestrası için tasarlanmış ilk bina olduğuna işaret eden Ersoy, "Bu eser 2 bin 23 koltuk kapasiteli Büyük Salon ve 500 koltuk kapasiteli Mavi Salon ile hizmet verecektir. CSO'nun 60 yıldır kullanmakta olduğu 600 kişilik Tarihi CSO Salonu ise hızla restore edilerek faaliyetine devam edecektir. Sergi mekanı ve açık hava alanlarından oluşan müzik kampüsü, ülkemizin ve dünyanın ünlü müzisyenlerinin katılımıyla 3 Aralık'ta hizmete açılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlık olarak sadece binalara yatırım yapmadıklarını anlatan Ersoy, "Onları yaşatacak konseptleri de yaratarak cazibe merkezleri haline getiriyoruz. 154 bin metrekare alanda bulunan yeni CSO binamızı tarihi CSO salonu ve Cermodern Kültür Merkezimiz ile beraber kültür adasına dönüştürerek Ankara'nın yeni cazibe merkezi yapacağız." diye konuştu.

Milli kültürün tanıtılması ve toplumsal kalkınmaya katkılarıyla büyük öneme sahip olan kültür merkezlerine yönelik yatırımlara da devam ettiklerini belirten Ersoy, "Mevcut 116 kültür merkezimize ilaveten 2020 yılında Erciş Kültür Merkezi tamamlanmış olup, Burdur Kültür Merkezi inşaatı da yıl sonuna kadar tamamlanacaktır. Ayrıca, önümüzdeki dönemde hizmete açılması hedeflenen 4 yeni kültür merkezinin projelendirilmesi ve yapımına ilişkin çalışmalar devam etmektedir." ifadesini kullandı.

Bakanlığın önemli projelerinden birisinin de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin, nitelik ve nicelik bakımından çağımızın gereksinimlerine uygun olarak yeniden inşa edilmesi olduğunu vurgulayan Ersoy, "Pandemi koşullarına rağmen çok hızlı yürüttüğümüz projede, inşaatın yüzde 80'ini tamamlamış bulunmaktayız. İnsanlarımızın hayatını sahne sanatlarının bütün biçimleriyle zenginleştirecek olan Atatürk Kültür Merkezi'nin hedefi, yediden yetmişe herkesi iyi sanatla ve üstün eserlerle buluşturmak, onları bilgilendirmek ve etik değerleri gözeten şeffaf bir yönetim anlayışı sergilemektir." dedi.

Ersoy, 95 bin 600 metrekare kapalı alanla Atatürk Kültür Merkezi bünyesinde 2 bin 38 kişilik opera salonu, 805 kişilik tiyatro salonu, sanat ve müzik kütüphanesi, çocuk sanat merkezi, sanat galerisi, çok amaçlı salon, tasarım dükkanı, otopark ve sinemaların bulunduğunu, sahne sistemleri en son teknoloji ile tasarlanan Atatürk Kültür Merkezi'nin, bakanlığın sanat kurumlarının yanı sıra, özel sanat topluluk ve kurumlarının da mekan ihtiyacına cevap vereceğini, uluslararası yapımlara da kapılarını açacağını söyledi.

"Galata Kulesi açılış tarihinden itibaren yoğun ilgi gördü"

"Beyoğlu Kültür Yolu Projesi"nin güzergahını anlatan Ersoy, "Kültür yolu tiyatrodan sinemaya, opera ve baleden, kısa film ve kitaplara, güzel sanatlardan geleneksel sanatlara pek çok kültür-sanat etkinliğini bir araya getirecektir." diye konuştu.

Galata Kulesi'nin restorasyonunun tamamlandığını ve cazibe merkezi olarak 6 Ekim'de yeniden ziyarete açıldığını dile getiren Ersoy, Galata Kulesi'nin açılış tarihinden itibaren yoğun ilgi gördüğünü ve geçen iki aylık süreçte 120 bin ziyaretçiyi ağırladığını bildirdi. Ersoy, İstanbul Beyoğlu Atlas Sinema Müzesi ve sinemasındaki çalışmaların tamamlandığını ve binanın resmi açılışını sinemaların yeniden faaliyete geçeceği takvime uygun olarak gerçekleştireceklerini söyledi.

Restorasyon ve sergileme çalışmaları son aşamasına gelen Ankara Resim ve Heykel Müzesi'ni, bu sene aralık ayında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin yıl dönümünde ziyarete açmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, ancak hafta sonları uygulanan koronavirüs kısıtlamaları nedeniyle bu açılışı 28 Aralık'ta gerçekleştireceklerini aktardı.

Ersoy, şöyle devam etti:

"2000 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ne alınan Sümela Manastırı'ndaki çalışmaların birinci etabı 25 Mayıs 2019'da, ikinci etabı da 28 Temmuz 2020'de tamamlanmıştır. Bu çalışmaların ardından yoğun ziyaretçi alan manastırın, daha önce hiç ziyarete açılmamış olan bölümleri de üçüncü etap olarak planlanmış olup, çalışmalar 2021 yılında tamamlanacaktır.

Bugüne kadar 156 ülkede yaklaşık 600 milyon kişiye ulaşan dizi filmlerimiz, ülkemizin yurt dışındaki varlığını güçlendiren en etkili kültürel diplomasi araçlarından biri haline gelmiştir. Ayrıca bakanlığımız destekli sinema filmleri, 2020 yılında Rotterdam, Tokyo, Varşova, Moskova, Saraybosna ile Cinemed-Montpellier gibi dünyanın önemli uluslararası film festivallerinde yer almıştır. Türk sinemasının ve ülkemizin tanıtımına önemli katkı sağlanmıştır. Şimdiye kadar yaklaşık 2,5 milyon çocuğumuzu sinema ile buluşturduğumuz ancak bu yıl Kovid-19 salgını nedeniyle ara vermek durumunda kaldığımız 'Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın' projesi kapsamında 2023 yılına kadar 5 milyon çocuğumuzu sinema ile tanıştırmayı hedefliyoruz."

"157 kazı çalışması, ülkemizin çeşitli yerlerinde devam etmektedir"

Türkiye topraklarının dünya kültür ve medeniyet birikiminin hazine odası olduğunu vurgulayan Ersoy, "Bu bilinçle, kültürel varlıklarımızı gün yüzüne çıkaracak 157 kazı çalışması ülkemizin çeşitli yerlerinde devam etmektedir. Mevcut 157 arkeolojik kazı çalışmasının 125'i Türk kazı başkanlıklarınca, 32'si yabancı kazı başkanlıklarınca sürdürülmektedir. 2020 yılında Kovid-19 salgınına yönelik tedbirlere rağmen arkeolojik kazı ve yüzey araştırması sayısı 500'ü aşmıştır." dedi.

Kültür varlıklarıyla ilgili çalışmaların sadece yeni keşfedilen alanlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ersoy, "Bu topraklara ait olan ancak vaktiyle yurt dışına çıkarıldığı tespit edilen kültür varlıklarımızın ülkemize iadesine yönelik çalışmalar bakanlığımız tarafından; çoğunlukla diplomatik girişimler, gerekli olduğu hallerde ise hukuk yoluna başvurulması suretiyle sürdürülmektedir. 2019 yılında İngiltere'den iadesi sağlanan 'Çini Pano'yu, Bulgaristan'dan iadesi sağlanan, içinde sikkelerin de olduğu 101 adet eseri, 2020 yılında İngiltere'den iadesi sağlanan Isparta Kökenli Lahit Parçası ve Tunç Boğa Araba Modeli'ni ve İtalya'dan iadesi sağlanan Lidya Yazıtı'nı getirilen eserlere örnek olarak verebilirim. Ülkemiz kökenli eserlerin iadesine yönelik hukuki ve diplomatik çalışmaları sürdürülmekte olan 65 dosyamız mevcuttur." diye konuştu.

Bakanlığın çalışmaları neticesinde, UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki varlık sayısının 2018 yılında listeye alınan Göbeklitepe ile 18'e yükseldiğini hatırlatan Ersoy, "Dünya Miras Geçici Listemizde yer alan Malatya Arslantepe'ye ilişkin adaylık dosyası 2019 yılında UNESCO Dünya Miras Merkezi'ne iletilmiş olup 44. Dünya Miras Komite Toplantısı'nda karara bağlanacaktır. Ayrıca, Gordion'a ait Dünya Miras Listesi adaylık dosyası ön değerlendirme yapılmak üzere 2020 yılında UNESCO Dünya Miras Merkezi'ne sunulmuştur. Beypazarı Tarihi Kenti, İzmir Tarihi Liman Kenti, Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı, Koramaz Vadisi ile Zerzevan Kalesi'nin UNESCO Dünya Geçici Miras Listemize dahil edilmesi sağlanarak, listedeki varlık sayımız 2020 yılı itibarıyla 83'e ulaşmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Ersoy ayrıca, Türkiye'nin, Somut Olmayan Kültürel Miras alanında UNESCO'ya en çok unsur kaydettiren ilk 5 ülke arasında yer aldığını söyledi.

Ersoy, "14-19 Aralık 2020 tarihleri arasında düzenlenecek olan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras 15. Hükümetlerarası Komite Toplantısında 'Minyatür Sanatı' ve 'Geleneksel Zeka ve Strateji Oyunu: Mangala' unsurlarının kaydedilmesiyle UNESCO'ya kayıtlı unsur sayımızın 20'ye ulaşması beklenmektedir." şeklinde konuştu.

Ersoy, "Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem verdiği ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin temel aldığı esaslardan olan 'bürokrasinin azaltılması ve vatandaşlarımızın hizmete hızlı bir şekilde erişebilmesi' amacının tesisi için Bakanlığımızca Koruma Bölge Kurulları gündemindeki konuların hızlandırılmasına yönelik olarak Performans Yönetim Sistemi Projesi'ni başlattık. Proje ile işlem süreleri ortalama 3 aydan 30 güne indirilmiş ve yüzde 92 performans oranına ulaşılmıştır. Bugün itibarıyla kurulların gündeminde karara bağlanmayı bekleyen dosya bulunmamaktadır." dedi.

Ersoy, Kapadokya'da gittikçe artan kaçak yapılaşmanın önüne geçmek ve bölgenin eşsiz doğal zenginliklerini korumak amacıyla kurdukları Kapadokya Alan Başkanlığı'nın, 2020 yılının ilk 11 aylık döneminde 28 komisyon toplantısı yaptığını ve 795 konuyu karara bağladığını söyledi.

(Sürecek)???????

Kaynak: Anadolu Ajansı / Alper Atalay

Manşet Haberler

title