Tüm Yerel-Sen'den enflasyon tepkisi: 'Fiyat istikrarı söylemi gerçeği açıklamıyor'

Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası (Tüm Yerel-Sen), ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, TÜİK ile ENAG arasındaki enflasyon farkına dikkat çekilerek, 'Fiyatların artış hızının düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Maaşlar hayat pahalılığının çok gerisinde kalıyor' denildi.
(ANKARA) - Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası'ndan (Tüm Yerel-Sen), enflasyon verilerine ilişkin yapılan açıklamada, "Emekçinin yaşadığı hayat pahalılığı ortadayken, 'fiyat istikrarı' söylemi artık gerçeği açıklamıyor. Çünkü fiyatların artış hızının düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Geçmiş yıllarda katlanan fiyatların üzerine her ay yenileri ekleniyor. Maaşlar ise bu hayat pahalılığının çok gerisinde kalıyor" denildi.
Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası'ndan (Tüm Yerel-Sen), ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) verileri arasındaki farka işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"TÜİK ağustos ayı enflasyonunu yüzde 1,84, yıllık enflasyonu yüzde 31,51 olarak açıkladı. ENAG'a göre ise ağustos ayında enflasyon yüzde 2,24, yıllık enflasyon yüzde 49,03. İki kurum arasındaki bu büyük fark bile milyonlarca emekçinin neden her geçen gün daha fazla yoksullaştığını gösteriyor. TÜİK'e göre enflasyon düşüyor olabilir. Ancak market fiyatları, kiralar, faturalar ve mutfak masrafları düşmüyor. Maaşlar daha cebe girmeden eriyor.
"HANGİ MEMURUN KİRASI GERİLEDİ?"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temel mal enflasyonunun yüzde 15,9 ile son yılların en düşük seviyesine gerilediğini, kira enflasyonunun da son 46 ayın en düşük seviyesine indiğini söylüyor. Peki Sayın Bakan'a soralım; hangi memurun kirası yüzde 15,9 geriledi? Hangi kamu emekçisi markete gittiğinde fiyatların ucuzladığını görüyor? Emekçinin yaşadığı hayat pahalılığı ortadayken, 'fiyat istikrarı' söylemi artık gerçeği açıklamıyor. Çünkü fiyatların artış hızının düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Geçmiş yıllarda katlanan fiyatların üzerine her ay yenileri ekleniyor. Maaşlar ise bu hayat pahalılığının çok gerisinde kalıyor.
"MEMURUN DERDİ ENFLASYON RAKAMI DEĞİL, GEÇİNEMEMEK"
Memurun derdi enflasyon rakamı değil, geçinememek. Kamu emekçisi artık TÜİK'in rakamlarına değil, maaşının ayın kaçıncı gününde bittiğine bakıyor. Kira, gıda, ulaşım, eğitim ve faturalar karşısında maaşlar erirken, ekonomik programın başarısından söz edilemez. Emekçi yoksullaşırken ekonominin düzeldiğini söylemeyin. Fiyat istikrarı sağlanacaksa bunun bedeli memurun maaşından, emeklinin sofrasından, işçinin ücretinden kesilmemelidir.
İnsanca yaşamaya yetecek ücret, adil gelir dağılımı ve gerçek ücret güvencesi istiyoruz. Çünkü sizin çıkarttığımız krizin faturasını emekçiler ödemeyecek."











