Mısırlı uzmanlar Babulmendeb geriliminin Süveyş trafiğini azaltabileceğini belirtti

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
+3 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mısırlı uzmanlar, Yemen'deki olaylarla Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde tırmanan gerilimin Süveyş Kanalı trafiğini azaltabileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, Babulmendeb'teki kriz sürerse kanalın büyük ölçüde etkileneceğini ve Mısır'ın arabuluculuk yapabileceğini belirtiyor.

HÜSEYİN EL-KABBANİ - Mısırlı ekonomi uzmanları, Yemen'deki olaylar nedeniyle Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde gerilimin tırmanması akabinde dünyanın en önemli deniz geçiş yollarından biri olan Süveyş Kanalı'ndaki gemi trafiğinin azalabileceğini belirterek, Kahire'nin krizi engellemek için arabuluculuk yapabileceğini belirtiyor.

Yemen'de temmuz ayından bu yana Husiler ile hükümet güçleri arasında yeniden tırmanan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi.

Husilerin, Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve Babulmendeb Boğazı'na erişim sağlayan hatları ve adaları ele geçirmesi, çatışma sahasının denizlere de taşınması küresel deniz geçiş yollarını tehdit altına aldı.

Babulmendeb'te Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilere deniz ablukası uygulayacaklarını açıklayan Husiler, sonrasında Suudi Arabistan gemilerini ve güneydeki topraklarını hedef aldı.

Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan ve Süveyş Kanalı'na geçiş kapısı konumunda olan Babulmendeb Boğazı'ndaki gerilim, boğazdaki seyrüsefer serbestisi konusunda endişeye neden oldu.

Boğazda uzun süren durgunluğun ardından tekrar çatışma sesleri duyulması, Mısır'ın, Babulmendeb'te seyreden gemilerin zorunlu geçiş rotası olan Süveyş Kanalı'nın gelirleri konusundaki endişelerini arttırdı.

Nitekim, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik başlattığı saldırıların ardından Husilerin Kızıldeniz ve Babulmendeb'deki ticari gemileri hedef alması, büyük denizcilik şirketlerinin rotalarını Güney Afrika'daki Ümit Burnu'na çevirmesine neden olmuştu.

O dönemde Mısır, Kızıldeniz'deki gerilimler nedeniyle ülkenin Süveyş Kanalı gelirlerinden yaklaşık 11 milyar dolar kayıp yaşadığını belirtmişti.

Süveyş Kanalı'nın gelirleri için endişe duyuluyor

Mısırlı ekonomi ve lojistik uzmanları, Yemen'deki olaylar nedeniyle Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde gerilimin tırmanması akabinde dünyanın en önemli deniz geçiş yollarından biri olan Süveyş Kanalı'ndaki gemi trafiğinin azalabileceğini belirtti.

Uzmanlar, Husilerin şu an saldırılarını genişletmemesi nedeniyle henüz Süveyş Kanalı üzerinde ciddi bir olumsuz etki bulunmadığını ancak Babulmendeb'teki krizin devam etmesi durumunda kanalın büyük ölçüde etkileneceğini öngörüyor.

Mısır'ın kanalın gelirlerinin düşmesi ve uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün sekteye uğramasından endişe duyduğunu değerlendiren uzmanlar, bunun önüne geçmek için Kahire'nin arabuluculuk yapabileceğini ifade etti.

"Güzergahtaki gerilim küresel tedarik zincirlerini tehdit ediyor"

Mısırlı lojistik ve tedarik zincirleri uzmanı Nasreddin Buğaşiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır'ın Babulmendeb'te sükunet ve istikrar çağrısı yapmasının, boğazın kritik bir konumda bulunmasından kaynaklandığını ve bunun Kahire için ülkenin ulusal güvenliğini ilgilendiren ekonomik ve stratejik gerekçelere dayandığını söyledi.

"Babulmendeb'teki herhangi bir istikrarsızlık, Mısır'ın hayat damarı olan Süveyş Kanalı'na derhal ve doğrudan yansıyacak, gemileri kanaldan uzaklaştıracaktır." diyen Buğaşiş, bunun da "ülkenin döviz gelirlerinin temel unsurlarından birini oluşturan kanal gelirlerine doğrudan darbe anlamına geldiğini" dile getirdi.

Babulmendeb'teki tablonun çeşitli zorluklara sahne olabileceği uyarısında bulunan Buğaşiş, "Geçiş güzergahı üzerindeki artan gerilim, küresel tedarik zincirlerini tehdit ediyor ve Mısır'ın da aralarında bulunduğu bölge ülkelerinin ekonomik kaynakları üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

"Gemi saldırılarının artması küresel ticaret trafiğini etkileyecek"

Deniz taşımacılığı ekonomisti ve lojistik uzmanı Ahmed eş-Şami de Babulmendeb'i tehdit eden risklerin bulunduğunu ancak kanaldaki deniz trafiğinin büyümeye devam etmesi nedeniyle Süveyş Kanalı üzerindeki doğrudan etkinin şu ana kadar hissedilmediğini belirtti.

Buna karşın tehdidin halen sürdüğünü kaydeden Şami, olayların seyrinin, yaşananların deniz taşımacılığı üzerindeki etkisinin boyutunu belirleyeceğini söyledi.

"Gemilerin hedef alınması, deniz taşımacılığı şirketlerinin güzergahlarını değiştirmesine neden olacak." diyen Şami, Husilerin gemilere yönelik saldırılarını artırması, yalnızca kanalı değil küresel ticaret trafiğini de etkileyebilecek kapsamlı bir askeri tırmanışa yol açabileceği uyarısında bulundu.

Kanal gelirlerinin gelecek yılın ortasına kadar 7,5 milyar doları aşmasının beklendiğini söyleyen Şami, bu rakamın 2024'te 4 milyar doların altında kaldığını ifade etti.

Şami, Mısır'ın bu nedenle kanal gelirlerinin düşmesi endişesine karşı mevcut krizin kontrol altına alınması amacıyla arabuluculuk yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

"Süveyş, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sini karşılıyor"

Kahire Ekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı Halid eş-Şafii ise 2023'teki krizin ardından Babulmendeb'te yaşanan krizin oluşturduğu mali baskıların kanalın operasyonel yapısının çökmesine yol açmadığını, yalnızca mali kayba neden olduğunu söyledi.

Şafii, kanalın coğrafi ve ekonomik esnekliğe sahip olduğu için ayakta kaldığını, yaşanan kayıpların güvenlik durumlarında istikrar sağlanana kadar geçici mali kayıplarla sınırlandığını aktardı.

Süveyş Kanalı'nın 2023'teki krizle mücadele kapsamında geçiş ücretlerinde teşvik ve indirimler sunduğuna, denizcilik hizmetlerini çeşitlendirdiğine dikkati çeken Şafii, kanalın bugün de coğrafi ve ekonomik faktörler sayesinde "yeniden ayakta kalacağını" öngördü.

Şafii, "Süveyş Kanalı, normal koşullarda küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sini, dünya genelindeki konteyner taşımacılığının ise yaklaşık yüzde 30'unu karşılıyor." dedi.

Mısır'ın Süveyş'in gelirlerini korumak için deniz ulaşımındaki gerilimi sona erdirmek amacıyla arabuluculuk yapabileceğini öngören Şafii, bunun Mısır, Suudi Arabistan ve Kızıldeniz'e kıyısı bulunan diğer ülkeleri etkileyebilecek olası ekonomik sonuçlardan kaçınmak için değerlendirilebilecek bir seçenek olduğunu vurguladı.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma ve Babulmendeb'in önemi

ABD-İran çatışmasında Hürmüz Boğazı'nın tıkanması, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının durma noktasına gelmesi, Kızıldeniz güzergahını daha yaşamsal hale getirdi.

Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Babulmendeb Boğazı, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin ana güzergahını oluşturuyor.

Süveyş Kanalı'nı kullanan gemilerin Babulmendeb Boğazı'ndan geçmek zorunda olması sebebiyle milyonlarca varil petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz, bu güzergah üzerinden taşınıyor.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.