Kumar borcunu ailenin karşılıksız ödemesi bağımlılığı besliyor

Kumar borcunu ailenin karşılıksız ödemesi bağımlılığı besliyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kocaeli Üniversitesi'nden Doç. Dr. Bahadır Geniş, kumar bağımlılığında ailelerin borcu karşılıksız ödemesinin tedavi sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. Özellikle Kovid-19 döneminde sanal kumarın yaygınlaştığına dikkat çeken Geniş, gençlerin bağımlılık riski altında olduğunu vurguladı.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Geniş, kumar bağımlılığıyla mücadelede ailelerin borcu karşılıksız ödemesinin tedaviye katkı sağlamaktan çok bağımlılık sürecini beslediğini söyledi.

Doç. Dr. Bahadır Geniş, AA muhabirine, sanal kumarın insanların evde kaldığı Kovid-19 döneminde artmaya başladığını belirtti.

Bu dönemde insanların can sıkıntısını gidermek ya da kolay yoldan para kazanma heyecanıyla sanal kumara başvurduğunu dile getiren Geniş, bu kumar türünde de haz ve heyecan dürtüsünün baskın olduğunu anlattı.

Geniş, insanların olumsuz duygulardan kaçabilmek için de kumar oynayabildiğine değinerek, "Sanal kumarla ilgili olan süreçte kişilerin geçmişte herhangi bir kumar oynama öyküsü olmasa bile 'son bir yılda başladım ve bu problemi yaşıyorum' diyen erkek yoğunluğu giderek azaldı. Kadınlarda özellikle kumarın yaygınlaştığını görüyoruz. Eskiden biraz daha bahis, basketbol, futbol gibi alanlardayken şimdi sanal kumar seçenekleri kadınları da yoğun şekilde etkiliyor." diye konuştu.

Bağımlılıklarda hedef kitlenin her zaman gençler olduğunu vurgulayan Geniş, "Çünkü bağımlılık dediğimiz hastalık aslında bir diyabet ve tansiyon gibi oluştuktan sonra ömür boyu devam eden hastalık süreci. Bir kişi eğer gençlik döneminde bağımlı oluyorsa ömür boyunca bununla mücadele etmek zorunda. Bundan dolayı aslında hedef kitlenin genç popülasyon olduğunu söyleyebiliriz." dedi.

Ailelerin bağımlılıkta çok önemli bir rolünün bulunduğunu ifade eden Geniş, tedavide üçlü sacayağının hasta, tedavi ekibi ve aileden oluştuğunu kaydetti.

Geniş, ailenin süreci iyi yönetebilmesinin tedavinin olumlu etkisinde önem arz ettiğini dile getirerek, ailenin bağımlıyla iletişimini kesmesinin kumarın yanına depresyon, kaygı bozuklukları, tükenmişlik, umutsuzluk gibi rahatsızlıkları eklediğinin altını çizdi.

Bağımlılığın yasaklarla ya da kendi halinde çözülemeyeceğine dikkati çeken Geniş, mutlaka uzman desteği gerektiğini söyledi.

"Tedavide geç kalınırsa ek hastalıklar çıkıyor"

Doç. Dr. Bahadır Geniş, bu süreç ailelerin iyi niyetli olarak istemeden bazı hatalı ve bağımlılığı besleyen davranışlar sergilediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Kumar oynanmasıyla ilgili süreçte ailelerde 'bunu çevredekiler duymadan kapatalım ya da içimizde çözelim' hali oluyor ve borç ödeniyor. Kumar oynayan kişi pişman oluyor ama bu pişmanlık ya da o ceza sistemi çok işe yaramıyor. Kişiyi 1 ya da 2 ay kumardan uzak tutabiliyor. Sonrasında kişi can sıkıntısı, yerine iyi hissedebileceği bir aktiviteyi koymaması nedeniyle bir dönem sonra tekrar kumara başlıyor. (Aileler) Borç ödeyerek süreci yöneteceklerini düşünüyor. Bu, bağımlılık döngüsünü devam ettiriyor. Tedaviye genellikle bağ, bahçe, ev, araba gitmiş ve ellerinde bir evleri kaldığında tedaviye geliyorlar. Bu da tedaviyle ilgili olan süreci biraz zorlaştırıyor çünkü ilk aşamada müdahale etsek aileye deriz ki bu parayı borç olarak verelim, hibe etmeyelim. Aile bu borcu ödeyecekse kişi peyderpey bu borcu ödesin. Ailenin borcu hibe olarak vermesi, bağımlılık sürecinde iyi etki etmekten ziyade tam tersine hastalığı besleyen bir süreç oluyor."

Ana bilim dalında 15, bağımlılıkla mücadele için de 2 poliklinik bulunduğunu ifade eden Geniş, tedaviyi sadece ilaç olarak düşünmemek gerektiğini, süreçte ailenin önemli etkisi bulunduğunu yineledi.

Kişilerin, yapılan grup psikoterapisiyle bağımlılıkla başa çıkma yöntemlerini profesyonel ortamda öğrendiğini anlatan Geniş, ilaç tedavisinin yanında Transkraniyal Manyetik Stimülasyon cihazını da kullanabildiklerini ifade etti.

Geniş, Yeşilay Danışmanlık Merkezi ile işbirliği içinde çalıştıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu an bağımlılık polikliniğimize başvuran hastalarımızın yüzde 28'i tamamen kumarla ilgili olan problemlerinden bahsediyor. 4 hastadan birini geçtik. Bu önemli bir oran. Bu bizim tedaviyle, noktasında müdahale etmemiz gereken bir aşamada olduğumuzu gösteriyor çünkü tedavide ne kadar geç kalınırsa o kadar da problemli oluyor. Bu kumara depresyon, kaygı bozukluğu, uyku bozuklukları ya da oyun oynama bozukluğu eşlik ediyor. Tek başına kumar gibi de değil, birçok ek hastalıkla geliyor. Onun için birisini tedavi ettiğiniz zaman iyi haber de şu, diğerleri de toparlanma aşamasında oluyor."

Kaynak: AA / Kadir Yıldız - Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.