Dha yurt bülteni - 3 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha yurt bülteni - 3

Demirören Haber Ajansı - Güncel
Dha yurt bülteni - 3

Her yıl onlarca sahipli köpek yazlıkçılar tarafından sokağa bırakılıyor"Sokağa terk edilen hayvanlar için para cezası" önerisiTürkiye'de her yıl 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olarak kutlanırken, bazı yazlıkçıların tatil bitiminde, besledikleri köpekleri sokağa bırakmaları tepki çekiyor.

Her yıl onlarca sahipli köpek yazlıkçılar tarafından sokağa bırakılıyor
"Sokağa terk edilen hayvanlar için para cezası" önerisi

Türkiye'de her yıl 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olarak kutlanırken, bazı yazlıkçıların tatil bitiminde, besledikleri köpekleri sokağa bırakmaları tepki çekiyor. Yaz aylarını İzmir'in Çeşme ilçesinde geçiren bazı tatilciler de, tatil sonrası buradan ayrılırken evcil hayvanlarını bırakıp gidiyor. Çeşme Belediyesi'nin Ovacık'taki Köpek Barınağı'nda görevli Veteriner Hekim Çağdaş Koç, ilçedeki sokak hayvanlarında her yıl yüzde 10 ve üzerinde artış görüldüğünü, bunun büyük çoğunluğunun tatilciler tarafından getirilip, geri götürülmeyenler olduğunu söyledi. Öte yandan TBMM Hayvan Hakları Komisyonu, evcil hayvanları terk edenlere 10 bin lira para cezası verilmesi ve bir daha hayvan sahiplenememeleri önerisi yer alan bir taslak raporu hazırladı.
Türkiye'de 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olarak kutlanıyor. Ancak ülkede özellikle sokak hayvanları, insanlar tarafından zaman zaman şiddete maruz kalıyor, bazen de öldürülüyor. Tatil beldelerinde ise farklı bir sorun yaşanıyor. O sorunların başında pet shoplardan alınan, bir süre bakıldıktan sonra sokaklara bırakılan hayvanların yaşadıkları dram geliyor. Diğer tatil beldelerinde olduğu gibi İzmir'in Çeşme ilçesinde de benzer sorunlar, her yıl artıyor. Çeşme Belediyesi'nin Ovacık'taki Köpek Barınağı, yaz aylarında sokaklara terk edilen sahipsiz köpeklere ev sahipliği yapıyor. Veteriner Hekim Çağdaş Koç, ilçedeki durumu anlattı. Çağdaş Koç, "Turistik bir bölgeyiz, insanlar yazın tatile geliyor ve yanlarında sahipli hayvanları ile birlikte geliyorlar. Ama giderken geri götürmek yerine onları burada bırakıp, terk edip geri gidiyorlar. Bunu yapmak kanunen yasak. Hayvanları Koruma Kanunu'na göre bunu yaptıkları zaman cezai işlem uygulanıyor. Ama artık insanlar cezayı umursamıyor. Bilinçsiz bir şekilde bunları bırakıyor. Sonuçta popülasyonun artmasına, önlenemeyen ölümlere, hastalıklara hatta halk sağlığını olumsuz şekilde etkileyecek durumlar yaşanmaya başladı. Madem sahiplendiniz, sahip çıkın" dedi.
'HER YIL YÜZDE 10 VE ÜZERİNDE SOKAK HAYVANLARINDA ARTIŞ GÖRÜLÜYOR'
Vatandaşların satın almak yerine barınaklardan, bakım evlerinden, rehabilitasyon merkezlerinden veya küçük kliniklerden sokak hayvanlarını sahiplenmesinin daha önemli olduğunu aktaran Koç, "Sokaktaki canların popülasyonu çok fazla ve bakıma ihtiyaçları var. Belediye olarak yetişmeye çalışıyoruz, fakat yetişemediğimiz yerler de oluyor. Burada topluma büyük sorumluluk düşüyor. Vatandaşlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Satın aldıktan sonra sokağa terk etmesinler, sahipleniyorlarsa geri bırakmasınlar" diye konuştu. Çeşme'de her yıl sokak hayvanlarında yüzde 10 ve üzerinde artış görüldüğünü anlatan Koç, bunun büyük çoğunluğunun tatilciler tarafından getirilen ve geri götürülmeyenler olduğunu söyledi. Çağdaş Koç, "Bu hayvanların büyük çoğunluğu kayıtsız olarak Çeşme'ye bırakılıyor. ve bırakılan hayvanlar kışın büyük zorluk yaşıyor, çünkü sokakta yaşamaya alışık değiller. Evcil hayvanlar sokakta mağdur oluyor" dedi.
Barınaktan hayvan sahiplenmek isteyenlerin olduğunu, ancak bunun oranının umut verici düzeyde olmadığını anlatan Çağdaş Koç, "Vatandaşlar barınaklardan almak yerine pet shoplarda cins hayvan almayı tercih ediyor. Biraz görsel açıdan sanırım hoşlarına gidiyor. Ama barınaklardaki hayvanların da canı var. Onları da sahiplenelim" diye konuştu. Koç, Çeşme'de en çok kırma, golden retriever, labrador cinsi köpeklerin sokağa bırakıldığını da sözlerine ekledi.
ÇEŞME'DE YAŞAYANLAR DA DURUMDAN ŞİKAYETÇİ
Çeşme'de yaşayan Ömer Geçer (33) de, tatilcilerin evcil hayvanlarını sokaklara bırakıp gitmesinden rahatsız olduklarını belirterek, "Tatil bölgelerinde yazlıkçı misafirlerimiz geliyor. 3 ay tatillerini yapıyor. Yanlarında evcil hayvanlarını da getiriyor. Sonra yaz bitince evlerine döndüklerinde, hayvanlarını sokağa bırakıyorlar. O güzelim hayvanlar bu kez sıkıntı yaşamaya başlıyor. Yazın yiyor, içiyor, sahipleri ile birlikte güzel vakit geçiriyor. Sokağa bırakınca ne yiyor, ne içiyor, neyle besleniyor? O hayvanların da canı var, duyguları var. Yazık. Toplum olarak hayvana saygı bilincini oluşturabilsek güzel olur" dedi. Bahri Yavuz da, "Onlar da can. Can taşıyan cana sahip çıkmak lazım. Kendimizi düşündüğümüz kadar onları da düşünmeliyiz. Ağızları var ama konuşamıyorlar. Dertlerini anlatamıyorlar. Sahip çıkmalıyız, sahipsiz bırakmamalıyız" diye konuştu. Ayşen Doğa da, sokaklardaki hayvanlara sahip çıkılmasını ve bakımlarının yapılmasını istedi.
10 BİN LİRA PARA CEZASI ÖNERİSİ
Öte yandan TBMM Hayvan Hakları Komisyonu, TBMM Başkanlığı'na sunulmak üzere bu konuda bir taslak rapor hazırladı. Meclis Başkanlığı'na sunulacak olan ve 34 öneride bulunulan raporda, hayvanlarını sokağa bırakanlara 10 bin TL idari para cezası verilmesi ve bir daha hayvan sahiplenmemesi tavsiyesinde bulunuldu. Ayrıca hayvanları öldüren, işkence yapan ve cinsel ilişkiye girenlere 2 yıl 1 ay olarak öngörülen hapis cezasının ertelenmemesi istendi.

Görüntü Dökümü
----------------
-Çeşme köpek barınağındaki hayvanlardan görüntü
-Köpeklerin beslenmesinden görüntü
-Köpeklerin tedavisi yapılırken görüntü
-Veteriner Çağdaş Koç ve vatandaşlarla röp.
-Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

================

Keçilerin araç üzerinde beslenme keyfi

İzmir'in Bayraklı ilçesinde, başıboş bırakılan keçiler, Avrupa'nın 5'inci, Türkiye'nin de 2'nci ikiz kulesi olan Folkart Towers'ın çevresindeki araçların üzerine çıkarak zarar verdi.
Adalet Mahallesi'nde Manas Bulvarı üzerinde bulunan ve 200 metrelik yüksekliğiyle Avrupa'nın 5'inci, Türkiye'nin de 2'inci ikiz kulesi olan Folkart Towers'ın çevresindeki araçların üzerinde keçileri görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Sahibinin belli olmadığı ve ahırdan kaçtığı tahmin edilen keçiler, araçların üzerine çıkıp ağaç dallarını yiyerek karınlarını doyurdu. Keçiler bunu yaparken de üzerine çıktıkları araçlara zarar verdi. Caddeden geçen bazı vatandaşlar keçilerin ziyafetini telefonlarıyla görüntüleyip kayıt altına alırken, bazı vatandaşlar ise keçilerin araçlara zarar vermesine tepki gösterdi.
Keçilerin uzun zamandır araçların üzerine çıkarak bölgedeki ağaç dallarını yediğini belirten Muharrem Yılmaz, "Bu keçiler her zaman burada. İnsanların araçlarının üstünde. Yazık mı desek, yoksa keyif mi desek bilemedik. 150-200 kiloluk tekeler araçların üzerinde. Bunlar sahipsizse biz alıp gidelim. Sahibi varsa buradan alsınlar bunları. Araçlara yazık" dedi.

Görüntü Dökümü
----------
Keçilerden görüntü
Vatandaş röp.
Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet CANDAN / İZMİR,

==============

Aşçı yardımcısı iken öğrencilerin şoför ablası oldu

AYDIN'ın Efeler ilçesinde, 3 yıl önce bir restoranda aşçı yardımcısı olarak çalışan 32 yaşındaki Sevgi Maraş, aynı zamanda okul servisi işleten patronunun eşi Şadiye Kıran'ın şaka ile karışık yaptığı "Sen servis şoförü ol birlikte çalışalım" teklifini kabul etti. Kısa bir süre sonra gerekli belgeleri alıp, öğrenci servisi şoförü olan Maraş'ın hostesi ise ona şaka yapan patronunun eşi oldu. Maraş, hafta sonları ise restorandaki işine devam ediyor.
Evli ve 2 çocuk annesi Sevgi Maraş, 3 yıl önce aynı zamanda okul servisi de işleten Bilal Kıran'a ait restoranda aşçı yardımcısı olarak işe başladı. Burada çalışırken, bir gün kendisine ait otomobille patronun eşi Şadiye Kıran'ı da yanına alırak alışverişe gitti. Yolda patronunun eşi şakayla karışık, "Otomobili güzel kullanıyorsun. Sen servis şoförü ol, birlikte çalışalım" teklifinde bulundu. Maraş, şakayla karışık yapılan bu teklifi kabul etti. Bir süre patronu Bilal Kıran'ın kullandığı öğrenci servisinde yolculuklara katılıp, güzergahları ve işin nasıl yapıldığını öğrenene Maraş, ardından bu işi yapabilmesi için gereken belgeleri aldı. Ardından da direksiyon başına geçti. 3 yıldan bu yana da öğrencilerin şoför ablası olarak direksiyon sallıyor. Şoförlüğe başlayan Sevgi Maraş'ın hostesi ise ona teklifi yapan patronunun eşi Şadiye Kıran oldu. İkili birlikte çalışmaya başladı.
'HERŞEY BİR ŞAKAYLA BAŞLADI'
Eşi Harun Maraş'ın aynı zamanda TIR şoförü olması nedeniyle bu mesleğe aşina olduğunu ve çok sevdiğini belirten Sevgi Maraş, "Her şey bir şakayla başladı. Restoranın mutfağında çalışırken bir anda kendimi öğrenci servisi şoförü olarak buldum. 3 yıldan beri de okullardan öğrenci götürüp getirerek devam ediyorum. İşimi de severek yaptığım için zorluk çekmiyorum. Erken kalkıyoruz, eve dönmemiz akşam geç saatleri buluyor. Yoğun bir trafikle ve çocuklarla iç içeyiz. Aynı zamanda bir anne de olduğum için mesleğimi de çok severek yapıyorum. Restorandaki işime de hafta sonları devam ediyorum. Kalan zamanda da kendi ailem ve çocuklarımla ilgileniyorum. Kendi çocuklarımı da patronumun servis araçları ile bir şekilde okullarına gidip, gelmelerini sağlıyoruz. Yaptığım işle hem evime katkı sağlıyorum hem de çocuklarıma destek oluyorum. Kızım da benimle gurur duyuyor. Öğrenciler beni ilk gördüğünde 'Şoför, kadın mı' diyerek şaşkınlıklarını belirtiyor. Ancak kısa sürede öğrencilerin 'şoför ablası' oldum. Kadın şoför olduğum için öğrenci velilerinden de çok destek geliyor. Aynı zamanda bir anne olduğum için bana güveniyorlar" dedi.
'ERKEKLERE TAŞ ÇIKARTIYOR'
Servis aracında hosteslik yapan Şadiye Kıran ile çok ahenkli çalıştıklarını belirtip, "Ben de araç kullanmayı biliyorum ama daha ticari olarak, şoförlük yapacak kadar kullanamıyorum. Sevgi, bana da zaman zaman daha pratik olmam açısından birçok şey öğretiyor. Birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz. İşimiz şakayla başladı ve gerçeğe dönüştü. Ama sonradan aklıma yattı. Konuyu eşime söyledim. O da 'Neden olmasın' dedi. Serüven böyle başladı. Sevgi'nin şoförlüğü erkeklere taş çıkartıyor dersem yeridir. Daha önce erkek şoförlerle de çalıştım. Onlar da güzel kullanıyorlar ama arkadaşım bu işte onlardan daha iyi" diye konuştu.
'ŞOFÖR ABLAMIZI ÇOK SEVİYORUZ'
Bir kolejin 9'uncu sınıf öğrencisi olan ve okulana servisle giden Mehmet Kavak ise, "Şoförümüzün kadın olması bence gayet normal. Kadın olması, servis şoförlüğü yapmasına engel değil. Hepimiz onu çok seviyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
----------
-Öğrenci servisinden görüntü
-Öğrencilerin şoför ablası Sevgi Maraş ile röp.
-Öğrenci servisinde hosteslik yapan Şadiye Kıran ile röp.
-Servisteki öğrencilerden Mehmet Kavak ile röp.
-Öğrencilerin okul çıkışında 'Şoför abla' diye, bağırarak yanına koştukları Sevgi Maraş'a sarılmaları
-Diğer servis minibüslerinin kadın hosteslerinden görüntü
-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN,

======================

Birçok ülkeye ihraç ettiği klarnetin üzerinden otomobille geçti

İzmirli klarnet üreticisi Aydan Akıneri, Finlandiya'dan Türkiye'ye kesin dönüş yaptıktan sonra kurduğu atölyede imal ettiği klarnetleri, Japonya, İsrail, Ortadoğu ve Balkan ülkeleriyle bazı Avrupa ülkelerine ihraç ediyor. Kendisine has, özel bir teknikle ürettiği klarnetlerin ekstra dayanıklı olduğunu ifade eden Akıneri, iddiasını ispat etmek için otomobiliyle, bu entrümanın gövdesinin üzerinden geçti.
İzmir'de yaşayan Aydan Akıneri'nin başarılarla dolu hayatı, kendisi gibi tutkulu insanlara da örnek oluyor. Bando Mızıka Astsubay Okulu'dan mezun olan Aydan Akıneri, 4 yıllık askerlik hayatının ardından, Finlandiya'ya taşındı. Bu ülkedeki filarmoni orkestralarında fagot çalmaya başlayan Akıneri, bir gün bozulan entrümanını tamir ettirecek yer bulamayınca, bu işi yapmaya karar verdi. Amerika'ya gidip, nefesli sazlar tamiri hakkında eğitim alan Akıneri, Finlandiya'ya döndüğünde nefesli sazlar tamir atölyesi açtı. Atölyesi kısa süre içinde ünlenen Akıneri, Finlandiya, İsveç ve Norveç'teki ünlü orkestraların enstrümanlarının bakımlarını ve tamirlerini yapmaya başladı. Yaklaşık 25 yıl Finlandiya'da bu işi yapan Akıneri, 18 yıl önce Türkiye'ye kesin dönüş yapma kararı verdi. Bir süre, Bilkent Üniversitesi Senfoni Orkestrası'nda çalışan Akıneri, kısa süre sonra İzmir'e yerleşti ve klarnet üretim atölyesi açtı.
KLARNET GÖVDESİNİN ÜZERİNDEN OTOMOBİLLE GEÇTİ
Alsancak semtindeki atölyesinde, geleneksel üretim tekniklerini terk edip, kendisine has ve meslek sırrı dediği bir teknikle ürettiği klarnetleri Japonya, İsrail, Ortadoğu ve Balkan ülkeleriyle bazı Avrupa ülkelerine ihraç eden Akıneri, "Ben hep hayallerimin peşinden gittim ve yapmak istediğim şeyleri yaptım. Klarnetlerim, diğer üretilenlere göre daha dayanıklı ve sağlamdır. Bunda, benim meslek sırrı dediğim bazı tekniklerin yanı sıra, kullanılabilecek en iyi ağaçları kullanmamın da payı var. Çünkü ağaçlar, yaşlandıkça pahalılaşır, tıpkı şarap gibi. Ben de, tüm bunların en iyisini kullanıyorum" dedi.
Klarnetlerinin dayanıklılığını ispat etmek için otomobilini, ürettiği bir enstrümanın üzerinden geçiren Akıneri, "İsterseniz kamyon da geçirebiliriz, benim için sorun değil" diyerek, espiri yaptı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------
Klarnetin üretim aşamalarından görüntü
Klarnet yapılan ham odunlardan görüntü
Akıneri'nin, otomobille klarnetin üzerinden geçmesinden görüntü
Aydan Akıneri ile röp.
Genel ve detay görüntü

Haber: Davut CAN - Kamera: Kadir ÖZEN / İZMİR,

===========================

Muhtara sorunlarını WhatsApp ihbar hattından iletiyorlar

Manisa'nın Şehzadeler ilçesi Adnan Menderes Mahallesi Muhtarı Halil Özkan, vatandaşların öneri, şikayet ve taleplerini daha hızlı iletebilmeleri amacıyla 'Çek Gönder Birlikte Çözelim' adı altında WhatsApp ihbar hattı kurdu. Muhtar Özkan, mahalle sakinleri tarafından kullanılmaya başlanılan ihbar hattından, fotoğraflı ve video olarak gelen istek ve önerilere hızlı bir şekilde cevap veriyor.
650 hane, 4 bin 700 nüfüslu Adnan Menderes Mahallesi Muhtarı Halil Özkan, farklı bir çalışmaya imza atarak, talep ile şikayetlerin hızlı iletilebilmesi ve çözüme hızlı kavuşturulması amacıyla geçen 22 Eylül'de WhatsApp ihbar hattı kurdu. Özkan, mahalledeki tüm vatandaşların bu uygulamadan haberdar olabilmesi amacıyla kurduğu WhatsApp ihbar hattını anlatan afişi tüm işyerlerine astı. 'Çek Gönder Birlikte Çözelim' adı altında kurulan ihbar hattı kısa sürede mahalle sakinleri tarafından kullanılmaya başlandı. Uygulamayı kullanan vatandaşlar isteklerini fotoğraf, video ya da konum olarak iletiyor. Mahalle muhtarı Halil Özkan, uygulama sayesinde vatandaşlar ile hızlı ve daha kolay iletişim kuruyor. İsteklere günün her vaktinde cevap veren Özkan, sorunların çözüme kavuşma sürecini de ihbar hattı üzerinden bildiriyor.
'KÖPRÜ VAZİFESİ GÖRÜYORUZ'
Adnan Menderes Mahallesi Muhtarı Halil Özkan, "Sosyal medya günümüzde hemen hemen her evde olan bir şey. Mahalle muhtarı olarak sosyal medya üzerinden vatandaşlarımızla aramızdaki kopukluğu giderme yönünde bir adım atmayı düşündüm. Daha önceden facebook üzerinden sorunlarını iletenler oluyordu. Başka diğer yollarla iletenler vardı. Mahalle muhtarlığımıza ait olan bir hat kurmaya karar verdik. Bunun için özel bir numara çalışması yaptık. 'Çek Gönder Birlikte Çözelim' adı altında Adnan Menderes Mahallesi İhbar Hattı'nı kurduk. İlk kurarken tereddütümüz hiç olmadı. Vatandaşlar, beni arayıp, sorunun iletmek yerine bize sorunları fotoğraf ve videolu olarak gönderiyor. Biz de bu görselleri ilgili daire müdürlüklerine yönlendirip, çözüm bulunmasını sağlayarak köprü vazifesi görüyoruz. İhbar hattını kurduğumuz ilk 6 günde, 13 ihbar aldık, 6 sorunu çözdük. Bu mahallenin sorunlarını hep birlikte çözmek istiyoruz" dedi.
Uygulama ile 'Muhtarı yerinde bulamadım' gibi sıkıntıları da ortadan kaldırmış olduklarını belirten Özkan, "İsteyen herkes WhatsApp'tan anında bizimle irtibata geçebiliyor' diye konuştu.
Gelen ihbarlardan örnekler de veren Muhtar Özkan, "Bir öğrenci okul arkadaşının kırtasiye malzemelerinin olmadığı ihbarında bulundu. Bunun üzerine biz de bu öğrenciyi ziyaret edip, onunla birlikte 38 öğrenciye daha çeşitli kırtasiye malzemeleri yardımı yaptık, eksiklerini tamamladık. Bir diğer kişi komşusunun kömüre ihtiyacı olduğunu iletti. Bir başkası, dul bir kadının çocuklarıyla birlikte mahalleye taşındığı ve yardımcı olmamamız için bizimle iletişime geçti. Bizde bu sorunlarda aracı olarak çözüm ürettik. İhbar hattının güzelliklerini hep beraber yaşayacağız. İnşallah yaşatmaya da devam edeceğiz" dedi.
MAHALLE SAKİNLERİNDEN TAM NOT
Projeyi başarılı bulduğunu belirten mahalle sakinlerinden iki çocuk babası Celal Özcan, geçenlerde elektriklerin kesildiğini WhatsApp ihbar hattı üzerinden bildirdiğini ve muhtarın da kısa sürede çözüm bulduğunu söyledi. 21 yaşındaki Berber Recep Açıkgöz de bir sorun olduğunda pratik olarak muhtara ulaşabilecek bir proje olduğunu belirtip, "İhbar hattını ben de kullandım. Sokağımızdaki bir durumu muhtarımıza fotoğraf olarak ilettim. Sağolsun hemen ilgilendi" diye konuştu. 22 yaşındaki Kuaför Muhammed Alparslan Aslan da "Başarılı bir proje. Hizmetlerin hızlı gerçekleşmesi için çok önemli" dedi.
Mahalle sakinlerinden 33 yaşındaki Fırat Akar ise, "Muhtarımız ile hızlı iletişimin farkına vardık. İletişim araçlarının bu zamanda kullanılması gerekiyor. WhatsApp ihbar hattı ile muhtarımıza daha kolay ve günün her saati ulaşabiliyoruz. Aynı zamanda sorunumuzu görsel olarak iletebilmek gibi de bir kolaylığı oluyor. Bu da çöztüm için zaman kazanılmasını sağlıyor. Mahallemizde değişim oldu ve gelişimde hızla sürüyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
----------
-İşyerlerine asılı olan WhatsApp ihbar hattı tanıtımı afişlerinden görüntü
-Adnan Menderes Mahallesi Muhtarı Halil Özkan'ın mahalleli ile sohbetinden görüntü
-Muhtar Halil Özkan'ın muhtarlık binasında çalışmasından görüntü
-Muhtar Halil Özkan'dan röp
-Mahalle sakinlerinden Celal Özcan, Recep Açıkgöz, Muhammed Alparslan Aslan ve Fırat Akar ile röp.
-Muhtarlık binasından görüntü
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Cemil SEVAL / MANİSA,


Demirören Haber Ajansı / Güncel

Para Cezası, Köpek, Ekim, Güncel, Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title