AK Parti Genel Başkanvekili Ala'dan CHP Genel Başkanı Özel'e tepki Açıklaması
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, deprem sonrası inşa sürecinde 455 bin yapının teslim edildiğini belirtirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bu başarıları inkar ettiğini ifade etti. Ala, devletin sürecini eleştirmenin ötesine geçen bir inkara dönüşmediğini vurguladı.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı, hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkar pratiğine dönüşmüştür." ifadesini kullandı.
Ala, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Özel'e tepki gösterdi.
Milletin ferasetinin, hakikat ile nümayişi, fedakarlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt ettiğini belirten Ala, "Deprem bölgesinde alın teri dökeni de yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır." ifadesine yer verdi.
Devletin tüm kurumlarının, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttüğünü vurgulayan Ala, şunları kaydetti:
"Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkar pratiğine dönüşmüştür. Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır. Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil, bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil, verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır."






