Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

Ulusal elektrik şebekesinin temelleri 1952'de atıldı, TEK 1970'te kuruldu

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

1952'de Çatalağzı Termik Santrali ile Silahtarağa Santrali 154 kilovoltluk hatla bağlanarak ulusal şebekenin temeli atıldı. 1970'te TEK'in kurulmasıyla elektrikte üretimden satışa bütünleşik yapıya geçildi.

Türkiye'de ulusal elektrik şebekesinin temelleri, 1952'de Çatalağzı Termik Santrali ile Silahtarağa Santrali'nin 154 kilovoltluk iletim hattıyla birbirine bağlanmasıyla atılırken 1970'te Türkiye Elektrik Kurumunun (TEK) kurulmasıyla elektrik sektöründe bütünleşik yapıya geçiş hız kazandı.

Anadolu Ajansının (AA) Cumhuriyet'in 103. yıl dönümüne özel hazırladığı, Türkiye'nin elektrik serüveninin aktarıldığı "Karanlıktan Şebekeye" dosyasının bu bölümünde, Cumhuriyet'in ilanından 1970'lere uzanan süreçte elektrik üretiminin yerel santrallerden ulusal sisteme dönüşümü ele alındı.

1930'lu yıllara kadar elektrik, yabancı işletmelerin elindeki yerel santraller ve birbirinden bağımsız dağıtım şebekeleriyle sağlanıyordu. Bu yapıyı dönüştürmek amacıyla 1935'te Etibank büyük santraller kurup işletmek, Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) ise elektrik kaynaklarını araştırmak ve projelendirmek üzere kuruldu.

Yatırımların etkisiyle 1950'lerin başında Türkiye'nin kurulu gücü 407,8 megavata, elektrik üretimi ise 789,5 milyon kilovatsaate ulaştı.

Ulusal şebekeye geçişte önemli adımlardan biri, 1952'de Zonguldak'taki Çatalağzı Termik Santrali ile İstanbul'daki Silahtarağa Santrali'nin 154 kilovoltluk iletim hattıyla birbirine bağlanması oldu. Böylece birbirinden bağımsız şebekelerin ülke çapında bütünleşmesi yönünde önemli bir adım atıldı.

1956'da Seyhan ve Sarıyar barajları ile hidroelektrik santralleri ve Tunçbilek Termik Santrali de sisteme bağlandı. Elektrik üretim kapasitesini artıran bu yatırımlar, ulusal şebekenin genişlemesine katkı sağladı.

1970'te TEK'in kurulmasıyla üretimden iletime, dağıtımdan satışa kadar elektrik faaliyetlerinin daha bütünleşik bir yapıda yönetilmesinin önü açıldı. Kurumsal yapı, teknik ve bürokratik kadroların yetişmesine ve sektörde uzmanlaşmanın gelişmesine de zemin hazırladı.

Ulusal elektrik şebekesinin temeli atıldı

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) Elektrik Tarihi Kitap Komisyonu Üyesi Selçuk Şengül, devletin elektrik işletmelerini satın alma sürecinin 1938-1944 döneminde hızlandığını belirtti.

İstanbul'da Ganz firmasının işlettiği elektrik şirketinin 1938'de kamulaştırıldığını aktaran Şengül, Nafia Vekaletinin hazırlattığı teftiş raporlarında altyapı yatırımlarındaki eksikliklerin ve İstanbul'un Anadolu yakasının elektriklendirilmesindeki gecikmelerin tespit edildiğini kaydetti.

Şengül, Etibank ve EİE'nin ortak çalışmasıyla kurulan Çatalağzı Termik Santrali'nin 1948'de devreye girdiğini ve İstanbul'un elektrik arzını desteklemek amacıyla 1952'de 154 kilovoltluk hatla Silahtarağa Santrali'ne bağlandığını anlatarak, İstanbul'da herhangi bir arıza olduğunda santrali besleyecek yedek bir ağın, şebekenin ve kaynağın bulunmadığını söyledi.

Bu durumun üretim maliyetlerini artırabildiğini ve elektrik kesintilerinin sanayi üretimini aksatabildiğini belirten Şengül, 1952'deki bağlantının önemine ilişkin, "Artık Türkiye'de ulusal enterkonnekte hattın temellerinin atıldığını söyleyebiliriz." dedi.

1970'te elektrik sistemi bütünleşik yapıya kavuştu

Şengül, hidroelektrik yatırımlarının önemine değinerek, "Türkiye'nin hidrolik potansiyelinin farkına varılması, buna ilişkin projelerin hızlandırılmasıyla beraber daha düşük maliyetli hidrolik kaynakların ulusal şebekeye sunulması bu iki büyük projeyle hayata geçirildi." ifadesini kullandı.

1953'te düzenlenen Birinci İstişari Enerji Kongresi'nde elektrik faaliyetlerinin tek çatı altında yürütülmesi ve köy elektrifikasyonunun yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini aktaran Şengül, Türkiye'nin elektrik tarihindeki temel sorunlardan birinin kurumsal yapının parçalı olması olduğunu ifade etti.

Şengül, 1970'te TEK'in kurulmasıyla elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve satışında daha bütünleşik bir yapıya geçildiğini ifade ederek, "1970 hem TEİAŞ açısından hem de Türkiye'nin elektrik tarihi açısından ciddi bir kırılma noktası." diye konuştu.

Kurumsallaşmanın teknik ve bürokratik kadroların Türkiye'de yetişmesine, uzmanlaşmanın ve kurum içi eğitimin gelişmesine de katkı sağladığını belirten Şengül, bu sürecin elektrik sektöründe kurumsal kapasitenin güçlenmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.