IEA: Elektrik Çağı Başlıyor, Rekabette Öne Çıkan Ülkeler
IEA Başkanı Fatih Birol, dünyanın 'elektrik çağına' girdiğini, yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli araçların talebi artırdığını, ucuz ve bol elektrik üreten ülkelerin rekabette öne çıkacağını söyledi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, küresel enerji sisteminin "elektrik çağına" girdiğini belirterek, yapay zeka ve veri merkezleri, elektrikli araçlar ve klima kullanımındaki artışın elektrik talebini yükselttiğini, elektriği fazla ve düşük maliyetle üreten ülkelerin küresel rekabette öne çıkacağını söyledi.
Birol, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi'nin (Istanbul Global E-Export Summit-IGEXX 2026) açılışında yaptığı konuşmada, dünya enerji haritasının önemli bir değişimden geçtiğini ifade etti.
Rusya'dan Avrupa'ya uzanan doğal gaz boru hatları ile Hürmüz Boğazı'nı dünya enerji sisteminin iki önemli "şah damarı" olarak nitelendiren Birol, her iki güzergahın da ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
Birol, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ülkeleri enerji politikalarını, ticaret ortaklarını ve teknoloji tercihlerini yeniden gözden geçirmeye yönelttiğini dile getirerek, bu dönüşümün jeopolitik açıdan önemli konumdaki Türkiye açısından da önem taşıdığını söyledi.
Enerji tarihinde farklı dönemlerde farklı kaynakların öne çıktığını belirten Birol, Sanayi Devrimi'ne kömürün, son 50 yıla ise petrol ve doğal gazın damga vurduğunu ifade etti.
Birol, petrol ve doğal gazın uzun yıllar kullanılmaya devam edeceğine dikkati çekerek, "Şu anda en hızlı gelişen enerji türü elektrik. 2,5 yıl kadar önce 'Dünya elektrik çağına giriyor.' demiştim. Her şeyin elektriklendiği bir döneme giriyoruz. Elektriği fazla üreten, ucuz maliyetle üreten ülkeler diğerlerinden birkaç adım önde olacak." diye konuştu.
Elektrik talebinde 3 büyük itici güç
Küresel elektrik tüketiminin toplam enerji tüketiminden yaklaşık 3 kat hızlı büyüdüğünü belirten Birol, bu artışın arkasında yapay zeka ve veri merkezleri, elektrikli araçlar ile klima kullanımındaki yükselişin bulunduğunu ifade etti.
Dünyada 5 yıl önce satılan her 100 otomobilin 5'inin elektrikli olduğunu dile getiren Birol, bu yıl bu oranın yüzde 30'a ulaştığını ve çok yakında satılan her iki otomobilden birinin elektrikli olacağını söyledi.
Birol, Türkiye'nin elektrik talebinin de son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 5 arttığına dikkati çekti.
"Elektrik yoksa yapay zeka yok"
Yapay zekanın teknolojik boyutunun yanı sıra ekonomi, jeopolitika, savunma ve sanayi açısından da önem taşıdığını belirten Birol, özellikle ABD ile Çin arasında bu alanda yoğun ekabet yaşandığına işaret etti.
Yapay zeka rekabetinde yazılımın yanı sıra veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektrik arzının da belirleyici olacağını söyleyen Birol, "Veri merkezlerinin 7 gün 24 saat elektriğe ihtiyacı var. Elektrik yoksa yapay zeka yok. Bir orta ölçekli veri merkezinin elektrik tüketimi 100 bin haneli bir şehre bedel." dedi.
Birol, ABD'deki 5 büyük teknoloji şirketinin yalnızca bu yıl veri merkezlerine yönelik yatırımlarının 700 milyar dolara ulaştığını belirterek, bu tutarın petrol ve doğal gaz sektöründeki yatırımların üzerinde olduğunu ifade etti.
Yapay zekanın artan elektrik ihtiyacının yanı sıra enerji sistemine katkı da sağlayabileceğini dile getiren Birol, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve elektrik tüketim noktalarının çoğaldığı sistemlerde yapay zekanın şebekelerin daha verimli yönetilmesine yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.









