Güney Afrika'nın enerjide kömüre bağımlılığı hava kirliliği ve sağlık riskiyle sınanıyor
Yıllık yaklaşık 235 milyon tonluk üretimiyle dünyanın 7'nci büyük kömür üreticisi Güney Afrika, elektrik arzının yüzde 80'inden fazlasını kömürden karşılıyor - Ülkenin en büyük şehri Johannesburg, kömürden kaynaklı hidrojen sülfür emisyonlarıyla dünyanın hava kirliliği en yüksek 10 şehri arasında bulunuyor
Dünyanın önde gelen kömür üreticilerinden Güney Afrika Cumhuriyeti, elektrik üretiminde kömüre bağımlılığını sürdürürken, hava kirliliği ve halk sağlığı riskleriyle karşı karşıya kalıyor.
Yaklaşık 235 milyon tonluk yıllık üretimiyle dünyanın 7'nci büyük kömür üreticisi konumundaki Güney Afrika'da, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 80'i kömür yakıtlı termik santrallerden sağlanıyor.
Öte yandan enerji arzında merkezi rol oynayan kömürün neden olduğu hava kirliliği, başta ülkenin en büyük şehri Johannesburg ve en kalabalık eyaleti Gauteng çevresi başta olmak üzere solunum yolu hastalıkları, kalp damar rahatsızlıkları ve erken ölüm risklerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Enerji güvenliği ve ekonomik boyut
Güney Afrika Madenler Konseyinin 2025 verilerine göre, yıllık yaklaşık 235 milyon ton kömür üreten Güney Afrika, küresel üretimin yaklaşık yüzde 2,5'lik kısmını tek başına karşılıyor.
Ülkede üretilen kömürün yaklaşık üçte biri ihraç edilirken, kalan kısmın büyük bölümü ise başta ulusal elektrik firması Eskom'un termik santralleri olmak üzere yurt içinde tüketiliyor.
İşsizliğin yüzde 30'un üstünde seyrettiği 63 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlayan kömür madenciliği sektörünün ekonomik hacmi, Kovid-19 salgını sonrasında düşüş yaşasa da yıllık 11-12 milyar dolar bandında seyrediyor.
Güney Afrika Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Konseyinin (CSIR) resmi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, 2024 yılında ülkede toplam elektrik üretimi 221,2 teravatsaat (TWh) olurken, bunun yüzde 80'den fazlasına tekabül eden 177,9 teravatsaati kömürden üretildi.
Eskom'un aynı yıl ortalama kilovatsaat (KWh) elektrik fiyatı 1,65 rand (0,1 dolar) üzerinden hesaplandığında, kömürden üretilen elektriğin satış tarifesi karşılığı yaklaşık 294 milyar rand (17,7 milyar dolar) seviyesine denk geldi.
Bu durum, kömürün Güney Afrika için hem enerji güvenliği ve istihdam hem de sanayi üretimi ve ihracat açısından stratejik öneme sahip ekonomik bir dayanak olduğunu gösteriyor.
Hava kirliliği ve halk sağlığı
Öte yandan, kömürün ekonomik ve enerji güvenliği açısından taşıdığı stratejik önem, çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Ülkenin kömür madenciliği ve kömürle çalışan termik santral faaliyetlerinin yoğunlaştığı kuzey doğu bölgesindeki Mpumalanga eyaletinde yer alan Highveld bölgesi uzun süredir Güney Afrika'nın hava kirliliği açısından en kritik bölgeleri arasında gösteriliyor.
Güney Afrika hükümetinin Mart 2025'te yayımladığı plan, Gauteng'e komşu bu bölgede solunabilir partikül madde, azot oksit ve kükürt dioksit yoğunluğunun yüksek seviyelerde seyrettiğini ortaya koyuyor.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezinin (CREA) nisanda yayımladığı rapora göre, Highveld bölgesinden kaynaklanan yoğun hava kirliliği, Johannesburg ve yürütme başkenti Pretorya üzerinde birikerek, ülke nüfusunun dörtte birine ev sahipliği yapan bu bölgeyi doğrudan etkiliyor.
Johannesburg'da çürük yumurta kokusu
Yerel medyada yayımlanan haberlere göre, halihazırda derin bir su ve çöp kriziyle mücadele eden Johannesburg'un sakinleri son aylarda "çürük yumurta kokusu" olarak tarif edilen ağır kokudan şikayetçi.
Orman, Balıkçılık ve Çevre Bakanı Willie Aucamp geçen ay basına yaptığı açıklamada, kentte hissedilen kokunun, birkaç yüz kilometre ötedeki Highveld bölgesindeki madencilik ve sanayi faaliyetlerinden kaynaklanan hidrojen sülfür emisyonlarıyla ilişkilendirildiğini belirtti.
Küresel hava kalitesi verileri yayımlayan İsviçre merkezli IQAir'e göre, azot dioksit ortalaması 2024'te metreküp başına 24 mikrogram olan Johannesburg, kıtanın hava kirliliği en yüksek ikinci büyükşehri olurken, dünya sıralamasında ise 9'uncu sırada yer alıyor.
Güney Afrika'nın enerji ve hava kirliliği ikilemi
Cape Town Üniversitesi Enerji Sistemleri Araştırma Grubunda Kıdemli Araştırmacı Jesse Burton, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkenin kömüre aşırı bağımlılığının enerji güvenliği, istihdam ve ekonomik büyüme için risk oluşturduğuna dikkati çekti.
Burton, uzun vadede Güney Afrika'da sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın sağlanmasının, büyük ölçüde kömür yoğun enerji sisteminden ve ekonomik yapıdan uzaklaşılmasına bağlı olduğunu ifade etti.
Güneş ve rüzgar enerjisi yoluyla yenilenebilir enerjinin daha ucuz hale gelmesiyle kömür santrallerinin kapanmasının ekonomik olarak mantıklı olabileceğine işaret eden Burton, aksi takdirde yüksek elektrik fiyatları ve iklim hedeflerinden sapmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Bununla birlikte, plansız geçişin yoksulluk ve işsizliği artıracağına dikkati çeken Burton, "kömür lobisi" olarak adlandırdığı bazı sendika ve madencilik firmalarının, kömürden yenilenebilir enerjiye geçişi yavaşlattığını ifade etti.
Ölüm riski yüzde 6 daha yüksek
Güney Afrika Tıbbi Araştırma Konseyi (SAMRC) Kıdemli Araştırmacısı Caradee Wright ise SAMRC tarafından 1997-2018 yıllarında yaklaşık 3 milyon ölüm belgesinin ülke genelindeki hava kalitesi verileriyle karşılaştırıldığı araştırma yapıldığını söyledi.
Wright, araştırmanın, kömürle çalışan termik santrallerin bulunduğu ilçelerde yaşayan kişilerin ölüm riskinin, diğer bölgelere kıyasla yüzde 6 daha yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti.
Raporda kömürle çalışan enerji santrallerinin devre dışı bırakılması ve bunların yerine güneş, rüzgar ve hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının önerildiğine dikkati çeken Wright, bununla birlikte yüksek yoksulluk ve işsizlik oranlarıyla mücadele eden bir ülkede bunun kolay olmayacağını ifade etti.
Güney Afrika hükümetinin 2030'a kadar hava kalitesini iyileştirmek için çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Wright, "İnsanlar alışkanlıklarını bırakamıyor, daha temiz enerji geleceğinin nasıl olabileceğini tahmin edemiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.












