Katılımevim ve Birevim'in satışında yeni gelişme
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleTürkiye Emlak Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası paylarının kendisine devri için 30 Eylül 2026'da Rekabet Kurumuna izin başvurusu yaptı. Banka, diğer izin ve onay süreçlerinin devam ettiğini açıkladı.
Fon vurgununun başrollerinden olan Pusula Holding'in tasarruf şirketlerinden olan ve milyonların haber beklediği Katılımevim ve Birevim ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı.
Türkiye Emlak Katılım Bankası'nın alacağı üç banka olan Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası için Rekabet Kurumu'na başvurular yapıldı. Rekabet Kurumu başvurusu dışında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na da başvuruların yapılması gerekiyor. Bundan sonraki süreçte otoritelerin izin vermesine müteakip pay devir işlemlerinin tamamlanması bekleniyor.
Emlak Katılım'dan yapılan açıklama şöyle:
"Bankamız tarafından daha önce 17.09.2026 ve 25.09.2026 tarihlerinde yapılan Özel Durum Açıklamalarını takiben;
Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş., Birevim Tasarruf Finansman A.Ş. ve İktisat Katılım Bankası A.Ş. paylarının Bankamıza devrine ilişkin işlemler kapsamında, 30.09.2026 tarihinde Rekabet Kurumu nezdinde gerekli izin başvurusu yapılmıştır. Diğer izin ve onay süreçleri devam etmektedir."
NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti. Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından günümüze kadar yurtdışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti. Bu şirketlerin yöneticilerinin yanı sıra birinci derece yakınlarının para ve kripto varlık hareketlerini kapsayan mali incelemeyle, bu kişiler üzerinden yurtdışına para aktarılıp aktarılmadığının veya kripto varlık çıkarılıp çıkarılmadığının belirlenmesinin amaçlandığı öğrenilmişti. Böylece yöneticilerin yalnızca kendi hesap ve varlık hareketleri değil, birinci derece yakınları üzerinden gerçekleştirildiği değerlendirilebilecek olası mali işlemlerin de araştırılması hedeflenmişti.







