Çin'in teknolojideki sertleşen rekabetçiliği "yüksek değerleme" endişelerini artırıyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz: "Batı dünyasının en kritik ve stratejik üstünlüğü yarı iletkenlere dayanıyor. Çok sayıda Batılı ülkenin teknoloji birikimi, ASML'nin elinde teknoloji harikası makinalara dönüşüyor. Çin, Batı'nın bu üstünlüğüne ilk kez meydan okuyor" "Öncelikle Çin belki bu haftaki satışların tetikleyicilerinden biri, fakat Çin'le açıklamak doğru olmaz. Yahut sınırlı şekilde, ekipman üreticileriyle açıklamak lazım"

Küresel piyasalarda yapay zeka ve yarı iletken şirketlerinin büyüme ve karlılıklarının sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretleri güç kazanıyor.

Son dönemlerde yapay zeka yatırımlarının öncülüğünde hızla yükselen teknoloji hisseleri, yatırımcıların bu yatırımların gelir ve karlılığa dönüş hızını yeniden değerlendirmesiyle baskı altında kalıyor. Milyarlarca dolarlık sermaye harcamalarının şirket bilançolarına beklenen ölçüde katkı sağlayamayabileceğine yönelik beklentiler, özellikle çip üreticilerinin ulaştığı yüksek çarpanların yeniden sorgulanmasına neden oluyor.

Bu süreçte Çin'in yarı iletken teknolojilerinde kaydettiği ilerleme de sektöre yönelik risk algısını artırdı. Çin'in ileri çip üretiminde kritik öneme sahip derin ultraviyole (DUV) litografi makinelerinde seri üretim aşamasına yaklaştığına ilişkin haberler, ülkenin teknoloji alanındaki dışa bağımlılığını azaltma sürecinin hızlandığına işaret etti.

Hafta başında Çinli bellek çip üreticisi Changxin Memory Technologies (CXMT), Şanghay STAR Piyasası'ndaki ilk işlem gününde hisse başına 54,65 yuan (yaklaşık 8,05 dolar) ile işlem görmeye başlayarak yüzde 531,06'lık bir artışla sabah seansını tamamladı.

Şirket, yapay zeka sunucularına, akıllı telefonlara ve kişisel bilgisayarlara güç veren bellek yongaları konusunda uzmanlaşmış, dünyanın en büyük dinamik rastgele erişimli bellek (DRAM) üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ülkede art arda atılan söz konusu adımlar, Çin'in rakiplerine göre beklenenden hızlı teknolojik ilerleme kaydettiğine ilişkin sinyaller verdi. Bu işaretlerin ardından yatırımcılar, teknoloji sektöründe rekabetin artabileceğini değerlendirirken, mevcut yüksek değerlemeler ile devasa yapay zeka yatırım dalgasının sürdürülebilirliğini giderek daha fazla sorgulamaya başladı.

Çin'in teknolojide bağımsızlık adımlarıyla, sektörde lider konumdaki şirketlerin pazar payı kaybederek karlılıklarının düşebileceğine ilişkin öngörüler fiyatlamalara yansıdı.

Analistler, şirket değerlemelerine ilişkin endişelerin yanı sıra yatırımcıların portföylerini yarı iletken hisselerinden diğer sektör ve hisselere kaydırmasının da sektördeki satış baskısını artıran başlıca etkenlerden biri olduğunu belirtti.

Çin'den peş peşe gelen bu adımlar, ülkenin yarı iletken teknolojilerinde rakiplerine kıyasla beklenenden daha hızlı ilerleme kaydettiğine yönelik algıyı güçlendirdi. Böylece yatırımcılar yalnızca yapay zeka yatırımlarının geri dönüşünü değil, aynı zamanda sektörde bugüne kadar yüksek karlılık sağlayan rekabet avantajlarının korunup korunamayacağını da sorgulamaya başladı.

Öne çıkan değerlendirmelere göre, Çinli üreticilerin teknolojik yetkinliklerini artırması halinde küresel yarı iletken sektöründe rekabetin belirgin şekilde yoğunlaşması, sektörün lider şirketlerinin fiyatlama gücü, pazar payı ve kar marjları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Bu beklenti, son yıllarda yapay zeka temasıyla tarihi seviyelere ulaşan şirket değerlemelerinin yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor.

Analistler, satış baskısının yalnızca değerleme endişelerinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda yatırımcıların yüksek getiri sağlayan yarı iletken hisselerinde kar realizasyonuna giderek portföylerini daha görece korunaklı hisselere yönlendirmesinin de fiyatlamalarda etkili olduğunu belirtti.

Bu nedenle piyasalarda satışların temelinde tek bir sebepten ziyade, yüksek değerlemelerin normalleşmesi, rekabet dinamiklerinin değişmesi ve portföy rotasyonunun aynı anda devreye girmesinin yattığını ifade eden analistler, özellikle yapay zeka temasının öncüsü konumundaki yarı iletken şirketlerine dair soru işaretlerinin, yatırımcıların olumlu haberlerden çok olası riskleri fiyatlamasına neden olduğunu kaydetti.

Mevcut etkilerle ABD'de yarı iletken sektöründe sert düşüşler gözlendi. Son 5 iş günü periyodunda yarı iletken üreticisi Broadcom'un hisseleri yüzde 20,5 Intel'in hisseleri yüzde 18,3, Micron Technology'nin hisseleri yüzde 25,4, Arm Holdings'in hisseleri yüzde 20,5 değer kaybetti.

Satış dalgasının yansımaları Asya borsasında da hissedildi. Bu durum, Güney Kore'yi de belirgin şekilde etkiledi. Yarı iletkenler ve teknoloji ağırlıklı Kospi Endeksi son 5 işlem gününde yaklaşık yüzde 21 düştü. Bu ülkedeki önde gelen yarı iletken şirketlerinden SK Hynix haftalık bazda yüzde 30,9, Hanmi Semicon hisseleri yüzde 23 değer kaybetti.

"Çin'in 5 makinelik üretimi kısa vadede bu düzeni değiştirmez"

Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, öncelikle Çin'deki gelişmelerin bu haftaki satışların tetikleyicilerinden biri olduğunu belirterek, "Fakat tamamen Çin'le açıklamak doğru olmaz. Yahut sınırlı şekilde, ekipman üreticileriyle açıklamak lazım." dedi.

Bilgisayar çiplerinin üretiminde kullanılan fotolitografi makinelerini geliştiren Hollandalı teknoloji şirketi ASML'nin hisselerinin, Çin'in Derin Ultraviyole (DUV) litografi sistemi geliştirdiğine yönelik haberlerin ardından seans içinde yön değiştirdiğini belirten Kaymaz, söz konusu gelişmelerin özellikle hafıza çipi üreticilerindeki satışlarda sınırlı, hatta marjinal bir etkisi olduğu görüşünü dile getirdi. Kaymaz, son dönemde piyasalardaki asıl baskının ise yapay zeka yatırımlarının finansmanı ve bu yatırımların geri dönüşüne ilişkin artan endişelerden kaynaklandığını ifade etti.

Kaymaz, Çin'in çip üreten makinaları yapabilmesinin stratejik açıdan son derece önemli olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Zira Batı dünyasının en kritik ve stratejik üstünlüğü yarı iletkenlere dayanıyor. Çok sayıda Batılı ülkenin teknoloji birikimi ASML'nin elinde teknoloji harikası makinalara dönüşüyor. Çin, Batı'nın bu üstünlüğüne ilk kez meydan okuyor. Tabii meydan okuma tabirini özellikle kullanıyorum, zira çip ekipmanları konusu sıfır toplamlı oyun gibi kurgulandı son 10 senede. Çin'in alacağı her makina Batı'nın kaybı sayıldı."

Sadi Kaymaz, diğer taraftan Derin Ultraviolet olarak adlandırabilecek bu makinaların halihazırda Tayvan'da veya Güney Kore'de kullanılan en gelişmiş makine sınıfında olmadığı bilgisini verdi.

Bu makinelerin kalın ışınlara sahip olduğunu ve vaferler (mikroçip yapımında kullanılan ince silikon disk) üzerinde tek seferde ince veya kısa desenler oluşturamadığını vurgulayan Kaymaz, dolayısıyla Çin'in bu makinelerle başarılı üretim yapsa dahi doğrudan 3 veya 2 nanometre ölçülerinde gelişmiş çipler yapmasını son derece zor olarak değerlendirdi.

Kaymaz, sözlerine şöyle devam etti:

"İmkansız diyemiyorum, çünkü son yıllarda Hollanda üretimi DUV cihazlarını farklı şekillerde kullanarak 7 nanometre çipler üretebildiklerini biliyoruz. Bu bakımdan DUV gelişmesi de en ileri çip yapımını ilgilendiriyor. Ayrıca çip dediğimiz akıllı nesnelerin çoğu türü söz konusu makinalarca basılabiliyor. Ayrıca şuna da dikkat göstermek lazım, makine üretmek ile fabrikada sürekli çalıştırmak aynı şey değil. Verim sorunu halihazırda Çin yapımı ileri çiplerde aşılması güç bir zorluk olarak devam ediyor. Ayrıca ASML geçen yıl 131 DUV sistemi sattı. Çin'in 5 makinelik üretimi kısa vadede bu düzeni değiştirmez."

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.